Beni Bu Sancakla Beraber Yakın

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 47
    Shares

“Yıl 1952, ilkokul beşinci sınıftaydım. Öğretmenim hafta sonunda okunmak üzere tarih dersinden Çanakkale Savaşları ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Conkbayırı, Anafartalar Savaşları konusunu ödev olarak vermişti.

Hafta tatili için gittiğimiz köydeki evimizde bu derse çalışmak üzere hazırlık yapmıştım. Babamın Çanakkale Savaşları Gazisi olduğunu bildiğim için, bir fiil savaşa katılan, savaşın canlı bir şahidi olarak karşımda oturan babamdan, derse başlamadan önce Çanakkale Savaşları hakkında bilgi istedim. Benim Çanakkale Savaşları ile ilgilendiğimi görünce, hafifçe oturduğu yerden toparlandı ve anlatmaya başladı;

  • “Çanakkale Savaşları sırasında ben 27.Alay’ın 2. Taburu 5. Bölüğü’nde bulundum. Düşmanı Arıburnu’nda ilk bizim bölük karşıladı. Çarpışmalar çok çetin geçti. İngilizlerin onbinlercesi karşımıza dikildi. Onların cephaneleri, topu, tüfeği her şeyleri boldu. Biz onlara göre sayıca azdık. Cephanemiz de sınırlıydı. O şekilde karşılarına dikildik. Arkamızdan taze kuvvetler yetişti. Günlerce çarpıştık. Arkadaşlarımın büyük bölümü şehit oldu.

Bir gün hiç unutmam. Akşama kadar düşmanla savaştık. Gece oldu. Zifiri bir karanlık, göz gözü görmüyor. Ara sıra ateş açılıyor. Düşmanla mesafemiz 100- 150 metre… asker görünmüyor. Sadece tüfeklerden açılan ateşlerin namludan çıkan alevleri görülüyor. İnce ince de bir yağmur yağıyor. Sırılsıklam ıslandık.

Bir ara Bölük Komutanımın beni çağırdığını duydum. Sese doğru gittim. Komutanımızı buldum. Konuşulan seslerden, Tokat’lı Osman Çavuş’la, Bursa’lı Süleyman Çavuş’unda yanında olduğunu farkettim. Bölük Komutanımız üçümüzü de topladı;

  • “Bakın evlatlarım!… durumumuz kritik… Arkadaşlarımızın çoğu şehit oldu. Her an sıra bize de gelebilir…
    Sancak Osman Çavuş’ta… Biliyorsunuz; Sancak, birliğimizin şerefi olduğu gibi, Milletimizin de şerefidir… Osman Çavuş, Süleyman Çavuş ve Veli!… Sizler bu sancağın muhafızısınız… Biz ölebiliriz, fakat bu sancağın teslim olmaması gerekir. Size bir şişe benzinle bir de çakmak veriyorum… Bunları alıp geriye çekileceksiniz… Düşman sizi yakalayıp esir alacak olursa, bu benzini sancağın üzerine döküp yakın. Sakın bu sancağı düşmana teslim etmeyin… Hepiniz ALLAH’a emanet olun!…” dedi.

Biz bir süre, sürüklenerek geriye çekildik. Bir müddet sonra ayağa kalkıp yürüyerek oradan uzaklaştık. Bir dereden geçmemiz gerekiyordu. Derede çok su vardı. Bir türlü dereden geçmemiz mümkün olmadı. Kenarından akan çamurlar, bizi derenin içine itiyordu. Su epeyce yükselmişti. Belimize kadar çıktı. Elele tutuştuk. Bir müddet akıntıya doğru gittik. Düz bir yere rastlayınca dereden çıktık. Bir ağacın altında toplanarak ayaklarımızdaki suları boşalttık.

Tokat’lı Osman Çavuş, bir ara; Sancağı sopasından çıkardı beline doladı. Ellerini, Süleyman Çavuş’la benim omzuma koydu: “Arkadaşlar! düşman bizi yakalayıp esir alacak olursa, bu benzini sancakla beraber benim üzerime döküp ikimizi beraber yakın. Yani beni bu sancakla beraber yakın!…” dedi.

Babam bunları söylerken, kelimeler boğazına düğümlendi. Hafifçe içini çekti, yutkundu. Sonra başını öne eğdi. Ağlıyordu. Gözlerinden akan yaşlar, mübarek sakalının üzerinden inci taneleri gibi dizlerinin üzerine damlıyordu.”

Kaynak: Maltepe, H. Hüseyin/Çanakkale Kalbe Gömülü Değerler/Kişisel Yayın.

Bunları da Sevebilirsiniz

  • Bedeli Çanakkale’de Ödenecektir24/06/2018 Bedeli Çanakkale’de Ödenecektir Askerlik vazifesi yaparken vatan uğrunda şehadet mertebesine ermek veya gazi olmak her Türk için tabii bir şeydir. Ancak bu 45 şehit ve […]
  • İki Şehidin Destanı23/06/2018 İki Şehidin Destanı 1914 yılında Avustralya’nın “Silver City” şehrine yerleşmiş iki Osmanlı orada çalışarak hayatlarını kazanmaktadırlar. Çanakkale Savaşı […]
  • Bir Ömür Vefa23/06/2018 Bir Ömür Vefa Balıkesir’de hiç evlenmemiş ve «Yedi Bekârlar» ismiyle anılmakta olan hanımlardan birisi berber Hayri Bey’in halası, bir gün vefât eder. […]
  • İltifat Kuyruğu…06/07/2018 İltifat Kuyruğu… Savaştan Sonra Düşman Komutanları İltifat Kuyruğu'na girdiler. "Ordunun yardımı olmaksızın Filo'nun başarı sağlayabileceği ümidine […]
  • Baban Gelirse Beni Hemen Çağır Ha!..23/06/2018 Baban Gelirse Beni Hemen Çağır Ha!.. Balıkesir’de Ali Şuûrî İlkokulu karşısındaki boşlukta beş altı yıl öncesine kadar eski bir ayakkabı tamircisi vardı. İkinci aralıktaki […]
  • Kibir, Küçümsenmeye Dönüşür…21/07/2018 Kibir, Küçümsenmeye Dönüşür… Kibir, Küçümsenmeye Dönüşür... Savaş başlamadan düşman Türkleri adam yerine koymayan, devleşmiş bir kibrin sahibidir. Oysa savaşın […]
  • Esirlere Teselli26/08/2018 Esirlere Teselli "Büyük Fransız edibi Pierre Loti "Le Question Armenienne" isimli eserinde Çanakkale Savaşı'nda sahile yüzerek çıkan Fransız […]
  • Allah Yolunu Açık Etsin28/06/2018 Allah Yolunu Açık Etsin Sene 1915. Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biri. Birinci dünya Harbi bütün cephelerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve […]
  • Dayanamadım Komutanım31/05/2018 Dayanamadım Komutanım İbrahim oğlu Ramazan 127. Alay erlerindendir. Eğitim sırasında, düşmana zayiat verdirirken kendisini koruması gerektiği öğretilir. Fakat […]
  • Bouvet Batıyor… Suda Kayan Bir Tabak Gibi…11/07/2018 Bouvet Batıyor… Suda Kayan Bir Tabak Gibi… Saat 13:30 olmuştur... Fransız bandıralı Bouvet zırhlısı ileri yanaşır ve Rumeli Mecidiyesi bataryasının ateşi bir çelik tufanı halinde […]
  • Bu Hesap Ahmet Rıfkı’nın Kanıyla Ödenmiştir.28/08/2018 Bu Hesap Ahmet Rıfkı’nın Kanıyla Ödenmiştir. İstanbul Vefa Lisesi’nde, Fransızca Öğretmeni olan Ahmet Rıfkı 30 yaşlarındaydı ve aynı semtte annesiyle beraber oturuyordu. 1915 […]
  • İsmet İnönü26/05/2018 İsmet İnönü 24 Eylül 1884’de dünyaya gelen İsmet İnönü’nün babası Reşit Efendi ve annesi de Cevriye Hanım’dır. Reşit Efendi aslen Bitlis’in tanınmış […]
  • Kınalı Koçlar27/07/2018 Kınalı Koçlar "Günlerden bir gün yine taptaze Mehmetçikler kim bilir nerelerden gelerek Çanakkale bölgesine sevk olunmuşlardı. Yüzbaşı Sırrı Bey bu […]
  • Seyit Onbaşının Sırtında 275 Kg.29/10/2018 Seyit Onbaşının Sırtında 275 Kg. 18 Mart Günü akşam üstüne doğru Mesudiye bataryasının tam ortasına düşen bir düşman mermisi bataryanın altını üstüne getirmiştir. Şokun […]
  • Yakılan Esirler06/08/2018 Yakılan Esirler "Çanakkale mahşeri" adlı romanı için Çanakale Savaşı'nı yıllarca araştıran Mehmed Niyazi, esirlerimize uygulanan vahşeti başka bir […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir