Gözünü Hırs Bürüyen Derviş

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 14
    Shares

Bir derviş, kendi inziva köşesinde, kalan ömrünü Allah’a ibadet ederek geçirmekte imiş. O kadar çok ilim irfan sahibi olmuş ki, çevre halkı hakkında müspet kanaatler edinmiş, halk bu yüzden duasını almaya gelir olmuş.

O memleketin, derviş kılıklı, saf ruhlu padişahı varmış. Zahidin yeri göğü tutan ünü ve kerametleri kulağına erişince, bu zatın ziyaretine gitmiş. Hakikaten, kelamı ilham eseri olduğundan, buluşmaları bir defaya mahsus kalmamış. Aralarında tam bir muhabbet hasıl olmuş.

Zahit de padişahı sarayda ziyaret ediyormuş. Yine böyle bir gün padişahı ziyarete geldiğinde, bir hakkın yerini bulması için yüksek divanın kurulmuş olduğunu görmüş. Alim zahit, divanda mazlumun hakkını, zalimden almak babında o kadar güzel kararlar ve hükümler vermiş ki, Padişah, dervişin bu kadar hak hukuk bilmesine şaşıp kalmış. Bundan böyle, her divan kuruldukça, zahidin gelmesini, ısrarla rica etmiş. Gitgide Zahit ile padişah arasındaki yakınlık öyle bir noktaya varmış ki, Bütün işlerde zahit, Padişahın en yakın danışmanı olmuş.

Padişah muhitine girmiş olması; zahidin hayat tarzını tamamen değiştirmiş. Artık, eskisi gibi sıradan bir hırka değil; süslü ve kıymetli elbiseler giyer olmuş. Evvelki post, yerini gayet rahat ve yumuşak döşeklere bırakmış. Bizim zahit, tam bir dünya ehli olup çıkmış.

Padişah hizmetinde olması, Padişahı adeta kendine benzetmesi, onu evvelki manevi derecelerden geri bırakmışsa da keyfine diyecek yokmuş. Dünya yüzüne gülüyormuş…

Bir gün zahidi eski dervişlerinden biri ziyarete gelmiş. Eski yerinde yeller estiğini, şimdiki haliyle bir kasrı andırdığını; Zahidin de, tam bir dünya ehli olduğunu görünce, bu hale çok üzülmüş… Sabredemeyip, gece yarısı, herkes derin bir uykudayken, almış dervişi karşısına vermiş veriştirmiş.

Ahiretini, dünyası için satmış olduğundan, fani dünyanın devletine, baki olan ahiretini feda etmiş bulunduğundan, dostluk gereği gereken sözleri, bir bir sıralamış. Zahit her ne kadar;

“Sen benim görünen halime bakıp da beni dünyaperest olmuş sanma! Ben, hakikatte yine eski zahidim.” diyecek olmuşsa da, dervişin böyle laflara karnı tokmuş. Görünen köy, kılavuz istemezdi. Zahidi azarlamaya devam etmiş:

“Senin gözlerini dünya hırsı bürümüş, hakikatin iç yüzünü göremiyorsun! Gaflet perdesi kalktıktan sonra görürsün! Heyhat, iş işten geçmiş olur. Sen tıpkı yılanı kamcı zanneden köre benzemişsin. O zehirli hayvana kendini sokturarak, ölüm gerçekleşinceye kadar, elindeki şeyin, yılan olduğuna inanmamakta devam ve inat edeceksin!” diye, dervişe laf arasında, bir de Kör Adam hikayesini anlatıvermiş:

Kelile ve Dimne / Beydeba

Bunları da Sevebilirsiniz

  • Öğüt Kabul Etmeyen Kuş11/06/2018 Öğüt Kabul Etmeyen Kuş Bir dağda maymunlardan bir kalabalık yaşıyormuş. Hava soğuk ve kış olduğundan bunlar soğuktan ölüm derecesine gelmişler. Aniden bir […]
  • Kör Adam Öyküsü21/06/2018 Kör Adam Öyküsü İki arkadaş seyahat ediyormuş. Biri âmâ olduğundan, bineğini kör olmayan arkadaşının bineğinin peşinden yürütüyormuş. Serin bir mevsim […]
  • Kibirle Yürüyen Adamın Sonu02/07/2018 Kibirle Yürüyen Adamın Sonu Bir zamanlar bir adam yolda yürüyordu. Üzerinde çok hoşuna giden bir elbise vardı. Saçlarını da özenle yaptırmıştı. Kibirli kibirli […]
  • Bereket27/11/2018 Bereket Bereket Adamın biri yaşadığı devre göre küçümsenmeyecek bir gelire sahip olmasına rağmen, yine de geçim sıkıntısı çekiyormuş. Her zaman […]
  • Tek İyilik Öyküsü28/06/2018 Tek İyilik Öyküsü Tek İyilik Öyküsü Bir zamanlar bir tüccar yaşardı. Kendi halinde birisiydi. Dindar birisi olduğu söylenemezdi. Ama onunla ticaret […]
  • Sorunları Ararken13/07/2018 Sorunları Ararken "Sorunu başkalarında bulmadan önce, onu denemek ve tanımlamak daha iyidir." Orta yaşlarda, uzun yıllar evli bir çift vardı. Bir gün […]
  • Hatıra Pulu20/07/2018 Hatıra Pulu Babamı gerçekten çok severdim. Kendisini ailesine adamış harika bir adamdı. Özellikle Cumartesi günleri beraberce oturur, sohbet eder, bir […]
  • Hangisi Daha Değerli?27/06/2018 Hangisi Daha Değerli? Fas'ta film çeken bir sinema ekibinin rejisörü, Marakeş Beyinden, filmin bir sahnesinin onun güzel sarayının avlusunda çekilmesine izin […]
  • Mutfak Penceresi Öyküsü05/06/2018 Mutfak Penceresi Öyküsü Dağlık bir bölgedeki bir çiftlik evinin yanıp kül olması, çiftlik sahibi ile karısını evsiz barksız bırakmıştı. Adam da, kadın da evi […]
  • Kunduradaki Altınlar Öyküsü28/06/2018 Kunduradaki Altınlar Öyküsü Dalmaçya'da Ermeni bir beyin yanında yamaklık eden on-oniki yaşlarındaki Jozef Maskoviç isimli çocuk, Zemherinin en fırtınalı günlerinde […]
  • Dağlarda06/06/2018 Dağlarda Bir baba ve oğlu dağlarda geziyorlardı. Bir dönemeci geçerken çocuk düştü, yaralandı ve bağırdı: - Aaaahhh! Az sonra tepelerden aynı ses […]
  • Altın Pencereli Ev11/07/2018 Altın Pencereli Ev Çok seneler önce küçük bir çocuk her akşam bir tepeye çıkar, vadinin öbür ucunda yükselen tepenin zirvesindeki evin altın pencerelerine […]
  • İki Şehrin Öyküsü28/05/2018 İki Şehrin Öyküsü İki Şehrin Öyküsü Büyük bir şehre yaklaşmakta olan bir seyyah yolun kenarında oturmakta olan bir kadına sorar: - Bu şehrin insanları […]
  • Texas’ın Malsahibi Öyküsü02/07/2018 Texas’ın Malsahibi Öyküsü Amerikan tarihinin en garip şakası, 1881 sonlarının bir gecesi başlamıştı. O gece, altmış yaşında bir yabanöküzü avcısı olan Hiram […]
  • Ramona’nın Dokunuşu Öyküsü30/06/2018 Ramona’nın Dokunuşu Öyküsü Ameliyatımdan birkaç hafta sonra kontrol için Dr. Belt'in muayenehanesine gittim. Kemoterapi tedavim henüz bitmişti. Ameliyat yaram hala […]

“Gözünü Hırs Bürüyen Derviş” için 1 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir