Susayan Köpeğin Öyküsü

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 28
    Shares

Bir yaz günü, bir adam yolda yürüyordu. Hava o kadar sıcaktı ki, toprak kurumuş, ağaç yaprakları halsiz düşmüştü. Adam susamıştı. Ama ne yanında su vardı, ne de görünürde bir kuyu. Yoluna devam etti. Susuzluğu gittikçe artıyordu, ama o kendi kendine sızlanmak yerine, düşünüyordu…

Ne büyük bir merhamet eseriydi şu su. İlk bakışta, basit ve sıradan gibi geliyordu, ama o olmadan hiçbir canlı hayatını devam ettiremiyordu. Rahmet ve merhamet sahibi yaratıcı, bütün canlıların en büyük ihtiyacı olan suyu onlara gecikmeden, anında gönderiyordu. O yüzden rahattı adam; o Rahmet Sahibi’nin kendisini ve susamışlığını gördüğünden, çok geçmeden bu ihtiyacına karşılık rahmetini imdadına göndereceğinden emindi.

Öyle de oldu. Bir süre sonra, adam bir kuyuya rastladı. İçine inip susuzluğunu giderdi. Suyun yaratıcısına ve onun merhametine şükretti.

Kuyudan çıktığında, kuyunun yanında bir köpek gördü. Köpek öylesine susamıştı ki, kesik kesik soluyor ve dilini birazcık nem hissedebilmek için toprağa sürüp duruyordu.

Adam kendi kendisine düşündü:

“Bu köpek de benim gibi susamış. Belli ki, geri çıkamayacağı için kuyuya inememiş.”

Ve adam tekrar kuyuya indi. Suyu taşıyacak kabı yoktu yanında. O yüzden ayakkabısını çıkardı ve suyla doldurdu. Sonra da kuyuyu tırmanabilmek için ayakkabıyı ağzıyla tuttu ve çıktı. (Susayan köpeğin önüne sunmak için.)

Hayvancağız ikram ettiği suyu iştahla içerken onu merhamet dolu bir kalble seyretti. O sırada onu seyreden başkaları da vardı. Rahman’ın melekleri bu manzarayı tebessüm ve mutlulukla seyrediyorlardı. Ve melekler sevinçle birbirlerine şu haberi verdiler:

Merhamet sahibi yaratıcı, adamın bu merhametli hareketinden o kadar memnun olmuştu ki, sonsuz merhametiyle onun geçmiş günahlarını affetmişti.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir