Mükemmel Seslerin Ritmik Kökenleri

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 1
    Share

Mükemmel Seslerin Ritmik Kökenleri

Yer : Senegal – Batı Afrika
Zaman: 18. yüzyıl başları

Küçük bir köyün yerlileri akşam vakti evlerine dönüyorlardı. Gülüşüyor, şakalaşıyor ve yeryüzünde güvende olduklarını düşünüyorlardı. Ancak yanılıyorlardı! Gece karanlığında, bir grup yabancı yaşadıkları yerlerin etraflarını kuşatmıştı. Birdenbire bu yabancıların saldırısına uğradılar. Yabancılar köylüleri zalimce evlerinden uzaklaştırdılar. Hepsini birbirlerine iple bağlamışlardı. Köylüler daha önce hiç bu kadar korkmamışlardı. Saldırganlara direnmek isteyenlerden bazıları dövüldü, bazıları öldürüldü. Daha sonra yüzlercesi bitkin bir biçimde sahil boyunca yürümeye zorlandı. Aralarında sendeleyen veya düşen biri olursa acımasızca kırbaçlanıyordu.

Köylülerin sonunda ulaştıkları yerde giysileri çıkartıldı, başları tıraş edildi ve kafeslere konuldu. Bir gemi geldi, kaptan ve katil suratlı tayfaları kıyıya yanaştılar ve zavallı köylüleri sanki hayvan seçiyorlarmış gibi incelemeye başladılar. Çetenin lideri ile anlaşma yaptılar ve para verdiler. Köylüler satılmışlardı. Bir sürü gibi başka bir ülkeye götürülmek üzere gemiye yüklenecek ve gemiye konserve içindeki balıklar gibi sıkışık bir biçimde istif edileceklerdi. Sıcaklık dayanılmazdı; mide bulandırıcı iğrenç bir koku vardı. Yüzlerce tutuklu bulunuyordu ve erkeklerle küçük oğlanlar zincire vurulmuşlardı. Her yer karanlıktı; hüzünlü ve sert bir hava vardı. Kürekler çekilmeye başladı, gemi gıcırdadı ve “çapa yukarı!” diye bir ses geldi.

Köylüler geminin ilerlediğini anladıklarında korkunun o acımasız soğukluğu yüreklerine yerleşti. Artık bir daha asla evlerine geri dönemeyeceklerini anlamışlardı, artık hayatlarında hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı!

Bu çok sayıda insan için üzücü ve tüyleri diken diken edici bir hikaye, fakat maalesef doğru. 17. ve 19. yüzyıllar arasında milyonlarca erkek, kadın ve çocuk Afrika’dan aynı bu hikayedeki tutsak edilerek Amerika’ya, çok büyük pamuk ve tütün tarlalarında çalıştırılmak üzere gemilerle getirildi.

“Peki bunun müzikle ne ilgisi var?” diye sorabilirsiniz…

Müzik marketleri dolduran mükemmel seslerin üçte ikisinden bahsediyorsak, işte o zaman çok ilgisi var. İster inanın ister inanmayın ama korkunç köle tacirleri acımasızca Afrika yerlilerini Amerika’nın acı ve zorlu geleceğine doğru götürürlerken, yanlışlıkla bugün dinlediğimiz popüler müziğin temellerini atıyorlardı.

Kısaca, eğer o korkunç köle ticareti olayı olmasaydı, bugün bildiğimiz Pop müzik olmayacaktı! Yani yeni başlayanlar için aşağıdakiler olmayacaktı:
Rock, Rap, Rock’ın Roll, Rhythm&blues, Rockabilly, Regi, Ragga, Asid caz, Geleneksel caz, Modern caz, Cangıl, Kalipso, Zydeko, Blues, dans, Heavy Metal, Punk, Hip hop, tekno, soul

Şu kişiler de olmayacaktı:

Oasis, Blur, Michael Jackson, Madonna, Tina Turner, De La Soul, Beatles, Elvis Presley, Lois Armstrong… ve 80 yılı aşkın süredir yüzlerce, binlerce insanı eğlendiren diğer binlerce yıldız, grup ve müzik türü olmayacaktı.

Havaya Uçuran Müzik / Michael Cox

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir