Sakarya Şiiri

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 33
    Shares

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya; sâf çocuğu, mâsum Anadolu’nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..

Necip Fazıl Kısakürek /Çile

Bunları da Sevebilirsiniz

  • Zindandan Mehmet’e Mektup21/09/2018 Zindandan Mehmet’e Mektup Zindan iki hece Mehmetim lafta! Baba katiliyle baban bir safta! Birde geri adam boynunda yafta... Halimi düşünüp yanma […]
  • Destan24/09/2018 Destan Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak! Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak: Durun, durun, bir dünya iniyor […]
  • Murabba Şiiri01/09/2018 Murabba Şiiri Sıdk ile terk edelim her emeli her hevesi, Kıralım hâil ise azmimize ten kafesi; İnledikçe eleminden vatanın her nefesi, Gelin imdada […]
  • Hayatta Ben En Çok Babamı Sevdim28/09/2018 Hayatta Ben En Çok Babamı Sevdim Hayatta ben en çok babamı sevdim Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek- Nasıl koşarsa […]
  • Ben Bu Şehri Bir Gün Sana Anlatacaktım06/08/2018 Ben Bu Şehri Bir Gün Sana Anlatacaktım Kel kadınlar tanıdım insafsızca Her sokak başında bir ekip otosu vardı Kaç paraya öpüştük durduk asitli homojen Ne çok insandılar öyle […]
  • Bu Hesap Sorulacak14/09/2018 Bu Hesap Sorulacak Yiğit olanın lokması cana azıktır beyler Kimse bana söylemesin buna yazıktır beyler Soyu soysuz olanın sütü bozuktur beyler Bunların […]
  • Han-ı Yağma06/09/2018 Han-ı Yağma Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır Huzurunuzda titriyor - bu milletin hayatıdır; Bu milletin ki mustarip, bu milletin ki […]
  • Er Meydanı Şiiri27/08/2018 Er Meydanı Şiiri Şu yeryüzü er meydanı Gönül sevmez her meydanı Yüreksize yorgan döşek, Koç yiğite ver meydanı. Başbuğlar tuğ kaldıranda, Atlar […]
  • Vur – Mehmet Emin Yurdakul02/08/2018 Vur – Mehmet Emin Yurdakul Ey Türk vur, vatanın bakirlerine Günahkar gömleği biçenleri vur Kemikten taslarla şarap yerine Şehitler kanını içenleri vur Vur güzel […]
  • Hürriyet Kasidesi01/09/2018 Hürriyet Kasidesi Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten Usanmaz kendini insan bilenler halka […]
  • Kör müsün?26/07/2018 Kör müsün? Ey Türkoğlu… Kendine gel kendine! Devletini deliyorlar kör müsün? Düşmeyelim şu Batı'nın fendine Kırk elekten eliyorlar, kör […]
  • Şehit Haremi23/08/2018 Şehit Haremi Uyu yavrum, uyanacak günler var; Yarınları gözetleyen dünler var; Baban şehit, izlerinde ünler var; O izlerde sen de dolaş ninni! Öç […]
  • Herkes Bilmeli02/09/2018 Herkes Bilmeli Ben ülkücü doğdum bu yoldan asla Sapmadım sapmam da mümkün değildir. Makasla kestiler beni makasla Kopmadım kopmam da mümkün […]
  • 12 Eylül12/09/2018 12 Eylül Kaç yıl oldu 12 Eylül oldu olalı İdareyi bu beyler ele aldı alalı Senelerce dinledik tantanayı mavalı Ben 12 Eylül'ün nesini […]
  • Mor Gülüşlü Harami Çıkar Dağlar Başına04/12/2018 Mor Gülüşlü Harami Çıkar Dağlar Başına Bu gelen kainatın en nadide çiçeği Saplanır delikanlı yüreğine ansızın Diken yüzlü atlılar takılır da peşine Mor gülüşlü harami çıkar […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir