Prostat ve Rahim Ağzı

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 37
    Shares

Erkek ve kadın anatomisinin birçok açıdan farklı olduğunu anlamak için National Geographic okumanıza gerek yoktur. Harici anatomilerimiz kadar, içsel anatomilerimiz de farklıdır. Kadınlar açısından, üzerinde durulması gereken en önemli iç yapılardan biri rahim ağzıdır; yani rahmin vajinaya doğru açılan boynu. Rahim ağzı, hamilelikte önemli rol oynar; cenini rahim içinde tutmak için uzar ve doğum sırasında kolaylık sağlamak amacıyla kısalır. Rahim ağzında kanser – rahim ağzındaki anormal hücrelerden kaynaklanır- belki de en kolay fark edilen ve en kolay önleyebileceğiniz kanser türüdür. Başka çeşitli nedenleri olmakla birlikte, bir tanesi cinsel yollarla bulaşan hastalıklardır; en önemlisi human papilloma virüs (HPV) olarak adlandırılır ve cinsel organlarda siğillere yol açarak rahim ağzının yüzeyinde başlangıç gösterir.

HPV’nin nadiren görünür semptomları olduğundan (bazı kadınlar hafif yanmalar, kaşınmalar ve gıdıklanmalar hissedebilir), bir kadının cinsel organlarına saldırabilecek en sinsi hastalıklardan biridir. HPV ve rahim ağzı kanseri, Pap smear testi sayesinde erken teşhis edilebilir. (Pap Smear ve leğen kemiği incelemeleri, bir kadının cinsel yaşamı başladıktan sonra düzenli olarak yapılmalıdır. HPV semptomu bulunmayan kadınlarda yılda bir kez, HPV tedavisi görenlerde ise altı ayda bir olmalıdır. ) HPV’nin bazı biçimleri hiç nedensiz ortaya çıkar gibi görünse de, kadınların %50 ‘sinden fazlası ilk cinsel deneyimlerinde HPV kapma riski taşımaktadır.

Erkeklerde, prostat – su kestanesi yoğunluğundaki ceviz biçimli organ işeme ve boşalma hızını, gücünü ve sıklığını kontrol eder. Erkekler prostat sorunu yaşadıklarında sık veya acı verici işeme ya da boşalma zorluğu gibi durumlarla karşılaşırlar. Elbette ki erkeklerin prostatlarıyla ilgili en önemli endişesi kanserdir.

Gerçek şu ki prostat kanseri yeterince uzun yaşayan erkeklerin neredeyse hepsinde görülebilir. ileri yaşlardaki erkeklerde son derece yaygın bir rahatsızlıktır ama asıl önemli nokta, kanserin ne kadar saldırgan olduğudur. İleri yaşlardaki erkeklerde daha sık görülen yavaş ilerleyen kanser durumlarında birçok erkek yirmi yıl daha yaşayabilmektedir; diğer yandan genç yaştaki erkeklerde daha sık görülen saldırgan biçimi genellikle öldürücüdür. Ama dikkatli olunması gereken başka bir yaygın prostat rahatsızlığı daha vardır; iyi huylu prostat hiperplazisi (BPH). Temel olarak, BPH rahatsızlığı olan erkeklerde, prostat sidik yolunun etrafında büyür; bu da içsel organlarınızdaki sıvının dışarı atılması için temel yoldur. Bu şişme, prostatın sidik borusunu sıkarak normal sidik akışını engellemesine neden olur. BPH rahatsızlığı olan kişiler, geceleri sık sık tuvalete giderler ama işemekte büyük zorluk çekerler. Hastalık daha ileri boyuta ulaştığında, sorun daha da kötüleşir; ve sidiği sidik torbasından asla çıkaramazsınız. (Asıl tehlike, sidiğin böbreklere geri dönmesidir, çünkü böyle bir durumda sidik zaman içinde böbrekleri yavaş yavaş öldürür; dolayısıyla tuvalete kalkmaya devam edin.)

Erkeklerin prostat sorunlarını tedavi ettirmek konusunda verecekleri karar son derece kişiseldir; bazıları prostatın sidik borusunu saran kısmını aldırmak gibi agresif yöntemlere başvurulurken, bazıları daha sakin bir yaklaşımla ilaç tedavisine ve alternatif tıbba yönelerek, şişkinliği azaltmayı ve sidiği zorlayan kasları gevşetmeyi tercih etmektedirler.

Kaynak : Siz Kullanım Kılavuzunuz / Prof. Dr. Mehmet C. Öz – Prof. Dr. Michael F. Roizen / Koridor Yayınları

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir