Yaşar Kemal

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 32
    Shares

Yazar. Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi’nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü’ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde Kürtçe, köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı’ndan dolayı Adana’nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu.

Bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetti. İlköğrenimini Adana Kadirli’de yaptı. Yazmaya ortaokul sıralarında şiirle başladı. Şiirleri Adana Halkevi’nin yayını olan “Görüşler Dergisi”nde yayınlandı. Ortaokul son sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldı. Irgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu yaptı. Şiirleri, Ülke, Kovan, Millet, Beşpınar gibi dergilerde yayınlandı. 1950’de komünizm propagandası suçlamasıyla tutuklandı. 1951’de cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Cumhuriyet Gazetesi’nde fıkra-röportaj yazarlığı yapmaya başladı. 1962’de Türkiye İşçi Partisi Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.

1955-1984 arasında öykü, roman, röportaj ve makalelerden oluşan 33 kitabı çıktı. Bunlardan sırasıyla, Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır ve Ölmez Otu “Dağın Öte Yüzü” üçlemesidir. Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf ve Hüyükteki Nar Ağacı ise “Akçasaz’ın Ağaları” ismiyle bir dizidir.

Yumurcuk Kuşu ve Kale Kapısı da “Kimsecik” isimli bir dizidir. Bu iki kitapta bir bakıma kendi yaşam öyküsünü anlatır. Yapıtlarında Torosları, Çukurova’yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu çarpıcı bir biçimde ortaya koyar.

Yurt içinde kendi oyunlaştırdığı “Teneke” ile 1966’da İlhan İskender ve Ankara Sanatseverler Derneği ödüllerini aldı; 1984’te TÜYAP Edebiyat Halk Ödülü’nü, 1985’te Sedat Simavi Vakfı Ödülü’nü kazandı. 1992’de Kültür Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü ve TÜYAP Onur Ödülü’nü aldı. 1993’te Paris’te oluşturulan Dünya Kültürleri Akademisi’nin kurucu üyeliğine seçildi.

Yapıtları yabancı dillere en çok çevrilen Türk yazarları arasında yer alan Yaşar Kemal’in Yer Demir Gök Bakır romanı Fransız Eleştirmenler Birliği’nce 1977 yılının en iyi yabancı romanı seçildi. Dağın Öte Yüzü üçlemesi (Orta Direk, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu) Fransa’da yılın en iyi kitabı ödülünü aldı. Yaşar Kemal’e 1982’de gene aynı ülkede Uluslararası Del Duca Ödülü, 1984’te Legion d’honneur nişanı verildi. Çeşitli kuruluşlarca Nobel Edebitat Ödülü’ne aday gösterildi.

2015 yılında vefat etti.

SANAT HAYATI

1978 yılında yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında “yaşlı halk şairleriyle çakıştığını” anımsadığını belirtti.İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı “berbat” çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi:

“Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum.”

Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye’yi yayınladı. Bunu, Kayseri’de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950’lerde yayımlandı.

Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak’ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi.

1947’de İnce Memed’i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi.Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının “en büyük” eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936’lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı’nda Kadirli’yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey’in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde “Çakırdikeni” diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal’le “eşkıyalığın felsefesini” yaptı.

Yaşar Kemal’in dünyada ilk kez yayımlanan eseri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi.

SİYASET

17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir.1961 Anayasası’ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi’ne 1962’de katıldı.Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal,TİP’te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi.

1987’deki bir söyleşisinde Türkiye’de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki “Nasıl bir sol modelden yanasınız?” sorusuna, şu cevabı vermiştir:

“Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık… Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım.”

TİP’ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı.Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993’teki bir söyleşisinde dile getirmiştir.

BÜTÜN ESERLERİ / KİTAPLARI

Hikayeleri:
– Sıra Sıcak (1952)
– Sarı Sıcak- Bütün Hikayeler (1967)

Romanları:
– İnce Memed I (1955)
– Teneke (1955)
– Ortadirek (1960)
– Yer Demir Gök Bakır (1963)
– Üç Anadolu Efsanesi (1967)
– Ölmez Otu (1968)
– İnce Memed II (1969)
– Ağrı Dağı Efsanesi (1970)
– Binboğalar Efsanesi (1971)
– Çakırcalı Efe (1972)
– Demirciler Çarşısı Cinayeti (1973)
– Yılanı öldürseler (1976)
– Al Gözün Seyreyle Salih (1976)
– Filler Sultanı Kırmızı Sakallı Topal Karınca (1977)
– Kuşlar da Gitti (1978)
– Deniz Küstü (1978)
– Yağmurcuk Kuşu (1980)
– Hüyükteki Nar Ağacı (1982)
– İnce Memed III (1984)
– Kale Kapısı (1985)
– İnce Memed IV (1987)
– Kanın Sesi (1991)

Röportajları

– Yanan Ormanlarda Elli Gün (1955)
– Çukurova Yana Yana (1955)
– Peri Bacaları (1971)
– Bu Diyar Baştan Başa (1971)
– Bir Bulut Kanıyor (1974)
– Allah’ın Askerleri (1978)
– Bu Diyar Baştan Başa 1, 2, 3, 4.

Yazıları
– Taş Çatlasa (1961)
– Baldaki Tuz (1974)
– Ağacın Çürüğü (1980)

Derlemeleri
– Ağıtlar (1943)
– Gökyüzü Mavi Kaldı (1978)

Konuşmaları
– Alain Bosquet ile Konuşmalar (1992)

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir