Serena – Ahmet Selçuk İlkan

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 14
    Shares

“En iyi şairler bilir ayrılığın acısını ve ölümün en güzelini…”

Yine yetişemedim son trene
Yine geç kaldım mutluluğa Serena
Ardından
Boş bir bavul gibi bıraktım kendimi sokaklara
İçim dışım darmadağın
Sanki altında kaldım koskoca bir yanardağın
Hala inanamıyorum olanlara
Oysa
O değil ben olacaktım kollarında
Hani ben olacaktım Serena

Bu sabah
Menekşe satan kızlara bıraktım gözlerini
Simit satan çocuklara o sımsıcak ellerini
Ve yaşlı bir eskiciye senli bütün hayallerimi
Bende hiçbir şeyin kalmadı bilesin
Artık kaderimi örmüyorum saçlarına
Oysa daha dün
Ben vardım çöl ateşi avuçlarında
Ben vardım Serena…

Şimdi bir dağbaşı yanlızlığı içimde
Gittiğin günden beri
Gölgemden bile saklanıyorum
Ve yine de
Gelip gelip seni bana sormuyorlar mı?
Daha adının ilk hecesinde yıkılıyorum
Kaçsam olmuyor
Küssem olmuyor
Sussam olmuyor
Yüreğime taş basıyorum
Ve en acısı ne biliyor musun?
Her sabah seni yeniden
Yüreğimdeki darağacına asıyorum
Ve sonra oturup
İkimiz için çocuklar gibi ağlıyorum
Çocuklar gibi serena

Duydum ki
Yağmurlarını bile bilmediğim bir şehirdesin
Ve aşkımız bir şiirin en yanık mısralarında
Ve bir merdiven boşluğunda paramparça umutlarımız
Hani birlikte yaşlanacaktık Serena?
Hani birlikte ağaracaktı saçlarımız?
Bak nasıl küskün ve mahsun bakıyor bize
Doğmamış çocuklarımız
Hala inanamıyorum yaptıklarına
Hala inanamıyorum Serena

Bir intihar mektubuydu sanki son bakışın
Ve kör bir bıçak gibi oydu yüreğimi
Böylesine kaçışın
Oysa
O değil ben olacaktım kollarında
Hani hep ben olacaktım Serena?
Hani emindin?
Hani yemindin?
Hani hep benimdin Serena?
Hani hep benimdin?…

Ahmet Selçuk İlkan / Erkekler Hep Yalnız Ağlar

Bunları da Sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir