İlmi Siyaset

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 19
    Shares

Hoca medresede talebelerine dini bilgiler veriyor. Bu bilgi alışverişinin süresi oldukça uzun. Dersler aralıksız beş sene sürdükten sonra; Hoca talebelerine

– Artık ilim sahibi oldunuz. Şimdi bir beş sene daha ilminizin siyaseti konularında çalışmalara başlayacağız.

Talebeler kabul eder, başlarlar ikinci bölüm çalışmalarına. Yalnız bir tanesi, aldığım ilim bana yeter, beş sene daha bekleyemem diyerek, ayrılır ve memleketine hareket eder.

Bir cuma günü, yolu üzerindeki köy camisinde namaza girer. Camide cemaat toplanmış, imam vaaz veriyor. Veriyor amma çoğu yanlış şeyler. İlim sahibi yolcu kalkıp itiraz ediyor ve konuların yanlış anlatıldığını izah ediyor. Yıllarca orada imamlık yapan kişi hakkında sen misin böyle söyleyen…

[the_ad id=”5325″]

Cemaat kalkar ayağa. Evire çevire yolcuyu döverler. O acı ile aklı başına gelen ilim sahibi genç geri döner. Hocasından özür dileyerek, işin siyasi yönlerini öğrenme derslerine katılır. Yıllar geçer.

Hoca;
– Artık işin bu yanını da öğrendiniz. Şimdi varın gidin diyerek talebelerini paydos eder.

Artık hem ilim, hem de bunun siyasetini iyi öğrenen genç, yolu icabı aynı köyden geçmektedir. Günlerden yine cuma. Cemaat aynı imamın etrafında toplanmış, imam aynı yanlışlara devam ediyor. Aynı kişi bu defa imamı metheder. Der ki;

– Kim bu imamın saçından ve sakalından bir tel bana getirirse o Cennetliktir. Cemaat yine ayağa kalkar ama bu defa hedef imamdır. Saçını sakalını yolarlar. Zavallı imamı cas cavlak bir duruma sokarlar. Kopardıkları saç ve sakal tellerini de genç ve gerçek ilim sahibine getirirler.

Böylece, ilim ve onun siyaseti icabı imamdan intikamını alan genç, mutluluk içinde yoluna devam eder.

[the_ad id=”5196″]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir