Mehmet Rauf

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 18
    Shares

MEHMET RAUF, Servet-i Fünun romancıları arasında önemli bir yere sahiptir. Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi ve Bahariye Mektebi’ni bitirdikten sonra deniz subayı olarak Girit ve Almanya’ya gönderildi. Yurda dönüşünde elçilik gemilerinin irtibat subayı olarak görev aldı. Ancak 1908’de subaylıktan ayrılarak yaşamını yazarlık ve yayıncılıkla kazanmaya başladı.

Mehmet Rauf henüz on altı yaşındayken ilk hikayesi “Düşkün”ü İzmir’e, Halit Ziya’ya gönderdi. Halit Ziya da bu hikayeyi Hizmet adlı gazetede yayınladı. Mektep ve Servet-i Fünun dergilerinde de yazıları çıkan Mehmet Rauf, edebiyatta batılı anlayışı benimseyen Edebiyat-ı Cedide akımının içinde yer aldı.

Hikayelerinde toplumsal sorunlardan çok bireysel sorunlara yönelen, bu nedenle de psikolojik çözümler yapan yazar, asıl ününü Türk edebiyatında ilk psikolojik roman olarak adlandırılan Eylül’le kazandı. Romantizm akımından ve Halit Ziya Uşaklıgil ile Paul Bourget’ten etkilenen Mehmet Rauf, eserlerinin çoğunda aşk ve kadın konusunu ele almış, dilde son derece yalın ve anlaşılır olmaya dikkat etmiştir. Hikaye ve romanlarının yanı sıra evlilik içi ve dışı kadın-erkek ilişkilerini anlatan oyunları da bulunan yazar, Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadın dergileri de çıkarmıştır. Son yıllarını yoksulluk içinde geçiren Mehmet Rauf, 23 Aralık 1931 yılında, İstanbul’da yaşamını yitirmiştir.

[the_ad id=”2406″]

Eserleri:
Eylül (1901),
Ferda-yı Garam (Aşkın Yarını-1913),
Karanfil ve Yasemin (1924),
Genç Kız Kalbi (1925),
Böğürtlen (1926),
Define (1927),
Son Yıldız (1927),
Ceriha (Yara-1927),
Kan Damlası (1928),
Halas (1929),
İntizar (Cançekişme-1909),
Aşıkane (1909),
Son Emel (1913),
Hanımlar Arasında (1914),
Aşk Kadını (1923),
Eski Aşk Geceleri (1924)
Ferdi ve Şürekası (1909),
Pençe (1909),
Cidal (Kavga-1911),
Sansar (1920)

[the_ad id=”2462″]

Bunları da Sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir