Aynı Sizin Gibi

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 16
    Shares

Liseye başladığımda başımdan iki önemli olay geçmişti. Bunlardan ilki, Charlie adında genç bir adama aşık olmamdı. O, liseyi bitirmek üzereydi, futbolcuydu ve mükemmeldi! Bu adamın evlenmek ve çocuk sahibi olmak istediğim adam olduğunu anlamıştım. Fakat maalesef ortada ciddi bir sorun vardı; Charlie benim varlığımdan bile habersizdi. Üstelik planlarımı da bilmiyordu!

İkinci önemli şey ise ellerimden bir daha ameliyat olmamaya karar vermemdi. Her iki elimde de altı parmakla doğmuştum ve parmaklarımda eklem yoktu. Ameliyat geçirmeye altı aylıkken başlamıştım ve 16 yaşıma gelene kadar toplam 27 kez ameliyat olmuştum. Cerrahlar fazla parmaklarımı almışlar ve bana eklem yapmışlardı. Yaklaşık 500 kadar el cerrahının önünde geçit töreni yapmıştım. Ellerim hala “normal”e dönmemişti ve ben artık yaşadıklarımdan bıkmıştım.

16 yaşıma geldiğimde “Benim bedenimi rahat bırakın!” deme hakkına sahip olduğumu farkettim. Ailem de verdiğim bu kararı destekledi ve istersem yetişkin olduktan sonra da ameliyat olabileceğimi söyledi. Fakat benim kafamdan farklı şeyler geçiyordu: Asla. Asla bir daha ameliyat olmayacağım ve ellerim böyle kalacak. Kararı vermiştim, o kadar.

Don adında bir arkadaşım vardı. Birinci sınıftan beri aynı sınıftaydık ve çok iyi arkadaştık. Bir gün öğleden sonra Don bize geldi ve yaklaşmakta olan yıl sonu balosu hakkında konuşmaya başladık. Bütün bir gece ne yapacağımızı bilmiyorduk, ama gece dışarı çıkmak bizi çok heyecanlandırmıştı.

Durup dururken Don bana baktı ve “Sen Charlie’den çok hoşlanıyorsun, değil mi?” diye sordu.
“Evet, hem de çok” diye yanıtladım onu.
“Ama Carol, biliyor musun ortada bir sorun var. Charlie seni hiç bir zaman istemeyecek.” diye sürdürdü sözlerini.
“Neden?” diye sordum ve kendi kendime düşünmeye başladım: Saçlarımı sarıya boyatacağım. Bu, her zaman işe yarar. Üstelik pon pon kızların lideri olacağım. Bir pon pon kız liderini herkes ister.

Fakat Don, “Carol, anlamıyorsun. Charlie hiçbir zaman seni istemeyecek, çünkü sen sakatsın.” dedi.
Sözlerini işittim. İnandım, hem de yürekten.
Sözleri sanki beynime çakıldı. Birinci sınıf öğretmeni oldum, çünkü herhangi bir sakatlığı olan birine çok yardımım dokunabilirdi.
Öğretmenlikteki ilk yılımda sınıfımda Felicia adında çok güzel bir kız vardı. Yaşamımda gördüğüm en güzel çocuktu. Bir gün öğleden sonra A yazmayı öğreniyorduk. Bütün sınıf sessizce çalışıyordu.

Gözüm Felicia’ya takıldı ve parmaklarını çapraz tutarak yazmaya çalıştığını farkettim. Sessizce yanına gittim ve kulağına fısıldadım: “Felicia, neden yazarken parmaklarını çapraz tutuyorsun?” Küçük kız o kocaman güzel gözlerini kaldırdı ve bana, “Çünkü Bayan Price, aynı sizin gibi olmak istiyorum.”

Felicia daha önce eli sakat birini görmemişti ve bunu bir özellik olarak gördüğü için, kendisi de bu özelliğe sahip olmak istiyordu. Hepimizin hoşlanmadığımız, hatta sakatlık olarak nitelendirebileceğimiz bir özelliğimiz olabilir. Kendimizi sakat ya da çok özel biri olarak görmek kendi elimizdedir. Bu seçimi yapabilmemiz de, yaşam biçimimizi belirler.

Carol Price
Tavuk Suyuna Çorba / Kadınların yüreğini ısıtacak öyküler.

Bunları da Sevebilirsiniz

  • Öteki Kadın01/09/2018 Öteki Kadın 21 yıllık evlilikten sonra, eşimle ilişkimde yakınlık ve aşk kıvılcımını canlı tutmanın bir yolunu buldum; Bir başka kadınla flört etmeye […]
  • Paris’te Bahar11/07/2018 Paris’te Bahar Bir bahar günü bahçemdeki güllerle ilgilenirken, Dan önümde diz çöktü ve bana evlenme teklif etti. Bana üç ay süre tanımasını istedim […]
  • Yürekten Söylenen Sözler08/08/2018 Yürekten Söylenen Sözler "Mezar taşının üzerine dökülen en acı gözyaşlarının nedeni, söylenmemiş sözler ya da tamamlanmamış işlerdir." Harriet Beecher […]
  • Korsan Öyküsü22/06/2018 Korsan Öyküsü "Her şeyi olduğu gibi değil, görmeyi istediğimiz gibi görürüz. " Anais Nin Bayan Smith doktorunun bekleme odasında otururken odaya […]
  • Seni Uyurken Seyrettim25/06/2018 Seni Uyurken Seyrettim Sevgili çocuğum, seni uyurken seyretmek, nefes alışını duymak için sessizce odana girdim. Gözlerin kapalı, huzur içindesin. Sarı […]
  • Ramona’nın Dokunuşu Öyküsü30/06/2018 Ramona’nın Dokunuşu Öyküsü Ameliyatımdan birkaç hafta sonra kontrol için Dr. Belt'in muayenehanesine gittim. Kemoterapi tedavim henüz bitmişti. Ameliyat yaram hala […]
  • İki Şehrin Öyküsü28/05/2018 İki Şehrin Öyküsü İki Şehrin Öyküsü Büyük bir şehre yaklaşmakta olan bir seyyah yolun kenarında oturmakta olan bir kadına sorar: - Bu şehrin insanları […]
  • Hiçbir Şey İçin Geç Değil…05/06/2018 Hiçbir Şey İçin Geç Değil… Yaşadığı şehirden, bulunduğu ortamdan kısacası yaşantısından sıkılan bir adam, cebindeki az miktar para ile yanına hiçbir şey almadan […]
  • Martha’nın Sırrı03/09/2018 Martha’nın Sırrı Ben, mutfağa her girdiğinde huzursuz oluyordu. Buna neden olan, Martha'nın fırının üzerindeki rafa koyduğu kaptı. Martha sürekli olarak el […]
  • Hz. İbrahim ve Sâre’nin Öyküsü02/08/2018 Hz. İbrahim ve Sâre’nin Öyküsü Hz. İbrahim zalim birinin diyarına (Mısır'a) beraberinde Sâre de olduğu halde gelmişti. Sâre güzel bir kadındı. Sâre'ye: "Bu zalim […]
  • Sis11/07/2018 Sis İlk defa Londra'ya gelmiş bir adam, sabah otelinden çıkarak şehri dolaşmaya karar verdi. Henüz yola çıkmıştı ki, etrafı kalın bir sis […]
  • Hatıra Pulu20/07/2018 Hatıra Pulu Babamı gerçekten çok severdim. Kendisini ailesine adamış harika bir adamdı. Özellikle Cumartesi günleri beraberce oturur, sohbet eder, bir […]
  • Bereket27/11/2018 Bereket Bereket Adamın biri yaşadığı devre göre küçümsenmeyecek bir gelire sahip olmasına rağmen, yine de geçim sıkıntısı çekiyormuş. Her zaman […]
  • Beyaz Gardenya25/06/2018 Beyaz Gardenya 12 yaşımdan bu yana, her yıl doğum günümde bana, kimin gönderdiği belli olmayan beyaz bir gardenya gelirdi. Üzerinde ne bir not, ne de bir […]
  • Gece Ateşi ve Pervane Böcekleri06/07/2018 Gece Ateşi ve Pervane Böcekleri Yocu, gecenin koyu karanlığında, hem aydınlanmak hem de ısınmak için bir ateş yaktı. Çöl ıssız ve soğuktu. Adam ateşi yakınca etraf […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir