Şanlıurfa – Halfeti (Dinlence Yerleri)

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 21
    Shares

Şanlıurfa şehir merkezine 112 km. mesafede yer alan Halfeti, Fırat Nehri’nin kenarında tarihi ve doğal güzelliğiyle Şanlıurfa’nın en güzel, en huzurlu noktalarından biri. 2013 yılında Cittaslow’un “sakin şehir” ağına dahil edilen ilçenin büyük kısmı, yakın zamanda Birecik Barajı’nın suları altında kaldı. “Batık Kent”i tekne turlarıyla gezerken, Aziz Nerses Kilisesi, Barsavma Manastırı gibi tarihi yapıları, Savaşan Mahallesi’nin “Batık Cami”sini (minaresi sular altından yükseliyor) ve civardaki terk edilmiş eski yapıları görebilirsiniz.

Bir kısmı sular altında kalan Ulucami’yi gezenler de dünyada sadece burada yetişen karagülü sahildeki seralarda görebiliyor.

Halfeti Efsanesi
Tarih boyunca adı Rumkale’yle birlikte anılan Halfeti’nin adının ölümsüz bir aşktan kaynaklandığı kabul ediliyor. Söylenceye göre birbirlerini delicesine seven Halil ve Fatma adında iki gencin kavuşmasına aileleri engel olmuş. Bunun üzerine Halil ile Fatma el ele tutuşarak kendilerini Fırat’ın azgın sularına bırakmış. Onların anısına o tarihten sonra ilçe Halil ile Fatma’nın kısaltılmış hali olan “Halfeti” adıyla anılmaya başlamış.

[the_ad id=”6546″]

Rumkale
Halfeti yakınlarında Anadolu’nun en ünlü kalelerinden biri de yer alıyor. Nizip’in Kalemeydanı köyü sınırları içindeki Rumkale; Fırat Nehri ile Merzimen Çayının birleştiği noktada sarp ve kalkerli kayalıklarla çevrili yüksek bir tepenin üstünde yer alıyor. Bir yarımadayı andıran kayalığın güneyi 12. yüzyılda 30 metre derinliğinde ve 20 metre genişliğinde oyularak karayla ilişkisi koparılmış. Böylece son derece korunaklı bir kale haline gelmiş.

Halfetide gezilecek yerler

Halfetide Gezilecek yerlerin başında bulunan kalenin doğu, kuzey ve batısındaki yüksek kayalar doğal bir sur oluşturuyor. Bu doğal surun üstüne de kesme taşlarla sur duvarı yapılmış, duvarla kayalık adeta bütünleşmiş, nerede başlayıp bittiği anlaşılmıyor. Kalenin kuzey ve doğu surlarında yedi burç var. Kaleye doğu ve batı yönünden olmak üzere iki ana giriş kapısıyla giriliyor. Batısındaki kapıya Merzimen çayı üzerindeki köprüden ulaşılmaktaydı. Kapıdan girildikten sonra doğal yapıya uygun kademeli olarak yapılan burçlara açılan üç ayrı kapıdan geçilip iç kaleye giriliyor. Böylece kalenin kendine özgü savunma sistemi oluşmuş. Kalenin eteklerinde de Aşağı Kent olarak adlandırılan yerleşim gelişmiş. Yakın döneme kadar köylülerin yaşadığı bu yerleşim (Kale köyü) 1980 yılında boşaltılmış ve hayalet kasabaya dönmüş.

Stratejik bir noktada bulunan Rumkale’nin adına ilk kez Asur kaynaklarında rastlanıyor. Yuhanna’nın İncil’i Rumkale’de kaleme aldığına ve mezarının burada olduğuna inanılıyor. Ortaçağ’da özellikle de Haçlı seferleri sırasında önemli bir merkez durumuna gelen Rumkale 1150 yılında Haçlılar tarafından Ermeni Katoğikosu 3. Krikor Pahlavuni’ye satılmış. Harput yakınlarındaki Dzovk’ta (Gölcük) yaşayan Pahlavuni Katoğikosluk makamını Rumkale’ye taşımış. Yaklaşık 150 yıl boyunca Rumkale’de birçok kilise ve manastır inşa edilmiş.

[the_ad id=”5325″]

[the_ad id=”5196″]

 

 

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir