Şanlıurfa – Harran (Gezilecek Görülecek Dinlence Yerleri)

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 28
    Shares

Şanlıurfa merkezine 48 km. mesafedeki Harran’a “medeniyetlerin doğduğu kent” deniyor, zira bilinen tarihi MÖ 5000’e kadar uzanıyor. Harran: Ay, Güneş ve gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya’da, çok tanrılı inanca dayanan paganizmin önemli merkezlerinden biriydi. Bu nedenle Harran’da astronomi çok ilerlemiş, ilkçağdan beri varlığı bilinen üniversitesinde önemli bilginler yetişmiş. Dünya’nın Ay’a olan uzaklığını doğru hesaplayan Battani, maddenin bölünebilen en küçük parçasının müthiş bir enerji ile parçalanarak Bağdat gibi bir şehri yıkabileceğini söyleyen Cabir Bin Hayyan ve din bilgini İbni Teymiyye, buradaki okullarda yetişmiş alimlerden bazıları.

Harran Kümbet  Evleri
Harran Kümbet Evleri

Harran Kalesi ve Şehir Surları

Eski Harran şehrini kuşatan surlar bugün büyük ölçüde yıkılmış olsa da, ayakta kalmış kısımlarından Halep Kapısı halen görülebilir. Surların ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmiyor. 12. yüzyılda yazar ve şair İbn-i Cübeyr, Harran’ın büyük bir şehir olduğunu, çevresinin de yontma taşlardan sağlam bir surla çevrildiğini yazıyor. Şehrin surlarına bitişik olarak inşa edilen Harran Kalesi’nden ilk kez 10.yüzyıl kaynaklarında söz ediliyor. Emevi halifesi II. Mervan’ın 10 milyon dirhem altın harcayarak yaptırdığı sarayın, kalenin esasını oluşturduğu da düşünülüyor. Kaynaklar, kalenin yerinde bir Sabii mabedinin bulunduğundan da söz ediyor. Üç katlı kalenin dört köseşinde 12 köşeli birer kule bulunuyor (ikisi kısmen ayakta)

Harran Kalesi ve Şehir Surları
Harran Kalesi ve Şehir Surları

Harran Höyüğü

Harran’ın ortasında yer alan 22 metre yüksekliğindeki höyük, geniş bir alana yayılıyor. MÖ 3000’den  MS 13’üncü yüzyıla kadar kesintisiz olarak iskan gören höyükte, farklı devirlere ait kalıntılar ve bölge tarihine ışık tutan belgeler bulunuyor. Kazılardan elde edilen çok sayıdaki İslami döneme tarihlenen sikke, sırlı ve sırsız seramik kaplar, taş aletler, çeşitli süs eşyaları, madeni eserler, idol ve hayvan figürleri, Şanlıurfa Müzesi’nde sergileniyor.

Harran Höyüğü
Harran Höyüğü

Harran Okulu (Üniversite)

İlkçağdan beri varlığı bilinen Harran Okulu’nun (Üniversite) kuruluşu hakkında yeterli kaynak bulunmuyor, ancak en güçlü görüş temellerinin Asur ve Babil dönemlerinde atıldığı yönünde. MÖ 2000’de burada astronomi biliminin ileri bir düzeye ulaştığı görülüyor. Bu bilimin de ancak bir okulda sistematik bir şekilde öğretilmiş olabileceği düşünülüyor. Ömer b. Abdulaziz’in 634-644 yılları arasındaki halifeliği döneminde, Antakya ve Harran okulları araştırmaların merkezi konumundaydı. Emeviler devrinde (660-750) bilhassa Harran Okulu büyük bir gelişme göstermiş. 8. yüzyılda Harran Okulu’nda pagan, Sabii, Hıristiyan ve Müslüman alimler rahat bir ortamda çalışıyorlar ve ilkçağ Yunan aydınlarının çoğu Anadolu’da bulunan eski yazmalarıyla Süryani yazmalarını Arapçaya çeviriyorlardı. Bu çeviriler arasında ilkçağ bilgin ve bilgelerinden Öklid, Thales, Pisagor ve Arşimet’in eserleri yer alıyordu.

Harran Üniversitesi
Harran Üniversitesi kalıntıları

Harran Ulucami

Türkiye’de en eski İslam mimarisine sahip cami: Harran Höyüğü’nün doğu eteğinde bulunan Harran Ulucami, Anadolu’nun ilk anıtsal ve avlulu, şadırvanlı camilerinden olmasının yanı sıra zengin taş işçiliği ile tanınıyor. Türkiye’de İslam mimarisinde yapılmış en eski cami olan Harran Ulucami, MS 744 – 750 tarihleri arasında Emeviler devrinde Halife II. Mervan tarafından yaptırılmış ve daha sonra çeşitli zamanlarda onarımlar görmüş. Caminin şu an bazı bölümleri ayakta ve yakın dönemde restorasyon çalışmalarının başlaması planlanıyor.

Harran Ulucami Kalıntıları
Harran Ulucami Kalıntıları

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir