Cemal Kaşıkçı

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 8
    Shares

Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal Ahmet Kaşıkçı’dan, 2 Ekim’de ülkesinin Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na girdiğinden beri haber alınamıyor. Türk yetkililer Kaşıkçı’nın konsoloslukta öldürüldüğünü söylerken Suudi yetkililer ise iddiaları reddediyor.

CEMAL KAŞIKÇI KİMDİR? ASLEN NERELİ VE KAÇ YAŞINDADIR?

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, 1958 tarihinde Medine’de hayata gözlerini açmıştır. Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğuna girmesinin akabinde ortalıklardan kaybolan Cemal Kaşıkçı, ilk ve orta öğrenimini Suudi Arabistan’da bitirmesinin ardından, üniversite eğitimini 1982 tarihinde Indiana State Üniversitesi’nden İşletme yüksek lisans derecesi ile tamamlayarak mezun olmuştur. Kariyerine muhabir olarak adım atan Cemal Kaşıkçı; OKAZ, Al Sharq Al Awsat, Al Majalla ve Al Muslimoon başta olmak üzere pek çok günlük ve haftalık Arap gazetelerinde muhabirlik görevini icra etmiştir. Cemal Kaşıkçı, 1991 ve 1999 tarihleri arasında Al Madina isimli gazetede, ‘’Yazı İşleri Müdürlüğü’’ ve ‘’Genel Yayın Yönetmenliği Vekilliği’’ görevini üstlenmiştir.

Suudi Arabistan’ın önde gelen Arab News adlı İngiliz gazetesinde Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı olarak faaliyetlerde bulunan Cemal Kaşıkçı, İngiltere ve ABD’de Suudi Arabistan Büyükelçiliği yapan Prens Türki al Faysal’ın Medya Danışmanlığı alanında görevde bulunmuştur.Suudi reformistler açısından mühim bir platform olan Al Watan adlı gazetenin yazı işleri müdürü olan Cemal Kaşıkçı, buradan istifa etmesinin ardından Nisan 2007 tarihinde ikinci defa Al Watan gazetesinden yazı işleri müdürü unvanıyla görevini yürütmüştür. 2015 tarihinde Bahreyn’de açılan ve Suudi Prens El-Velid bin Talal’in finanse ettiği Al-Arab kanalında bulunan Cemal Kaşıkçı, 2017 tarihinden itibaren Washington Post adlı gazetede köşe yazarlığı görevini icra etmektedir.

Suudi gazeteci, radikal İslam’ın önüne geçebilmek için ülkedeki din eğitiminin gözden geçirilmesi gerektiğini, din eğitiminin yalnızca dini okullarda verilmesini, çocuklara bir dinin empoze edilmemesi gerektiğini savunuyordu.

[the_ad id=”6546″]

Suudi Arabistan’da Selefi mezhebinin temelini oluşturan din adamlarından İbn Teymiye’nin görüşlerine bu kadar itibar edilmemesi gerektiğini söylüyordu. Yazı işleri müdürlüğünü yaptığı dönemde Al Watan’da da ülkedeki radikal İslamcılığı eleştiren yazılar ve karikatürler yayınlanması, ülkedeki ulemanın en çok tepkisini çeken konular arasındaydı. Kaşıkçı’nın görevine son verilmeden önce kıdemli bir din adamı, gazetenin alınmasının günah olduğunu söyleyen bir fetva yayınlamıştı.

Der Spiegel: Kaşıkçı’nın söylediklerini başkası söylese hapse atılırdı

O dönemde New York Times gazetesinde yayınlanan bir makalede, Suudi Arabistan’da radikal İslamcıların bombalı saldırılarının ardından Al Watan’ın radikal İslam’ı sorgulamasından rahatsızlık duyan üst düzey yedi din adamının dönemin veliaht prensi Abdullah’a giderek şikayetlerini bizzat ilettikleri aktarılıyordu.

[the_ad id=”5325″]

Alman Der Spiegel dergisine göre Kaşıkçı ülkesinde eleştirilerini en yüksek sesle dile getiren entelektüellerdendi. 2011’de Arap ülkelerini sarsan isyanlar sırasında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da konuştukları Kaşıkçı’nın “Mutlak monarşinin devri bitti. Tek çare demokrasi” sözlerini “Suudi Arabistan’da başka biri bu sözleri söylese sorgulanır ve hapse atılırdı” sözleriyle yorumlamıştı.

Kaşıkçı Der Spiegel’e eskiden bin Ladin’in, Arap ülkelerindeki yolsuz rejimleri devirmenin yalnızca iki yolu olduğuna yönelik görüşlerine katıldığını, bunlardan birinin siyasi sistemin içine sızmak, diğerininse şiddetli ayaklanmalarla rejimleri devirmek olduğunu, o dönemler demokrasiyi bir seçenek olarak görmediklerini söylemişti.

[the_ad id=”5196″]

Bunları da Sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir