Uyku Nedir, Uyku Sırasında Ne Olur?

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 5
    Shares

Uyku bozukluklarına geçmeden önce, uyku hakkında kısa bir açıklama yapmayı uygun buluyoruz. Uyku üzerinde yapılan incelemeler, “İnsan niçin uyur, uyku ne işe yarar?” gibi sorulara henüz tatmin edici cevaplar vermekten uzaktır. Ancak uykusuzluğun fizyolojik bir yorgunluğa ve bazı psikolojik bozukluklara sebep olduğu çok iyi bilinmektedir. Buna göre, uykunun vücudu tamir edici, zindeleştirici, günün yorgunluğunu ve stresini giderici bir rol oynadığı söylenebilir.

Uyku sırasında kalp, göz, beyin, sinir ve kas sistemi üzerinde değişikliklere sebep olduğu; solunum, kan basıncı ve nabız gibi faaliyetlere tesir ettiği bilinmektedir. Uyku, monoton ve sabit bir istirahat hali olmayıp yukarıda saydığımız faaliyetlerde yaptığı değişiklikler itibarıyla 4 devreye ayrılır. Uykunun birinci devresi “hafif uyku” diye tarif edebileceğimiz devre olup yaklaşık on dakika sürer. İnsanın uykuya daldığı yani birinci devreyi geçtiği, kalp

elektrosunda uyanık iken görülen alfa dalgalarının kaybolmasından anlaşılır. Birinci devrenin en tipik belirtisi, gözlerin beraber hızlı bir şekilde hareket etmesidir. Solunum, kan basıncı ve nabız düzensiz ve dalgalanmalar şeklindedir. Bundan sonraki üç devrede göz hareketleri yoktur. Birinci devre uykuya göz hareketlerinden ilhamla “Rem uykusu” veya kısaca “D uykusu” (desenkronize uyku, rüya uykusu) denir. Diğer 3 devre uykuya ise “S uykusu” (Senkronize uyku NREM uyku) adı verilir.

Uyku sırasında 2. 3. ve 4. devrelerden 1. devreye geçişler tespit edilmiştir. Tipik bir gece uykusu boyunca dört veya beş defa “D uykusu” na dönüş yapıldığı bilinmektedir. D uykuları, bütün uykunun %20’sini kapsar ve yaklaşık doksan dakika tutar. İlk D uykusu genellikle on dakika sürer ve en kısa olanıdır. Diğer D uykuları yaşa ve mizaca göre

değişir. D uykusu sırasında uyarılan kimselerin hemen büyük ekseriyeti rüya gördüklerini söylemektedirler. Göz hareketleri de bu ifadeyi doğruladığından insanların sadece D uykusu sırasında rüya gördükleri kabul edilmiştir. Bu arada rüyalardan çok azının hatırlanabildiğini söylemiş olalım.

Gençlerin yetişkinlere oranla daha uzun süre uyudukları bilinen bir gerçektir. Keza yeni doğmuş bir bebek günün yaklaşık 16 saatini uykuda geçirmektedir. Bu uykunun en az yarısı D uykusudur. Orta yaştakiler yaklaşık 8 saat uyurlar ve bunun ancak bir iki saati D uykusudur. Yaş ilerledikçe S hem de D uykusunda azalma görülür.

Sıklıkla her gece sekiz saat uyku uyumamız gerektiğini duyarız. İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi ve ABD Milli Uyku Vakfı bunu tavsiye ediyor. Ancak bu tavsiye nereden geliyor? Dünya çapında farklı gruplar üstünde yapılan araştırmalar benzer bir sonuca ulaşıyor: az uyuyanlar ve çok uyuyanlar pek çok hastalığa yakalanıyor ve ömürleri daha kısa oluyor.

Hastalıklara az uyku mu neden oluyor yoksa bu sağlıksız bir yaşamın belirtisi mi henüz bilinmiyor. Gecede altı saatten az uyuyanlar ve günde dokuz ya da 10 saatten fazla uyuyanlar bu kategoride.

Ergenlik öncesinde çocukların gecede en az 11 saat, yeni doğmuş bebeklerin ise 18 saat uyuması gerekiyor. Ergenlik çağındaki çocuklar ise gecede 10 saat uyumalı.

Bak: Uyku Bozuklukları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir