Anlayana Sivrisinek Saz Fıkrası

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 21
    Shares

Azrail birgün dağda kalmış, ıssız bir dağ başında…
Kimbilir kimin canını almaktan geliyormuş…
Bir fırtına, bir soğuk, bir yağmur uzaktan bir ışık görmüş, başlamış oraya doğru koşmaya…
Bir oduncu kulübesiymiş, kapıyı çalıp, tanrı misafiri diye içeri girmiş. Oduncuyla karısı kendisini buyur etmişler, ocak başına geçirmişler, ısıtıp üstünü başını kurutmuşlar, sıcak çorba vermişler…
Sonra başlamış yarenlik:
– Eee hemşerim, sen kimsin, kimlerdensin?
– Ben Azrailim!
Oduncu fena korkmuş…
Azrail teselli etmiş:
– Korkma korkma, daha senin sıran gelmedi!
Oduncu rahatlamış:
– Ey Azrail, senden bir ricam var. Benim canımı almak zamanı gelince, daha önceden haber verir misin?
– Olur veririm!

[the_ad id=”3041″]
Aradan yıllar geçmiş bir akşam kapı çalınmış yine Azrail; Oduncu buyur etmiş:
– Oooo hoş geldin!
– Hoş bulduk, hazırlan sıran geldi!
Oduncu şaşırmış:
– Hani haber verecektin!
Azrail gülmüş:
– Verdim! Önce romatizma oldu, sonra belin büküldü, nefes darlığı başladı, gözlerin iyi görmedi, birkaç gün komada kaldın, güçlükle iyileştin. Bunların hepsi birer haberdi ama sen anlamadın, hani derler ya “anlayana sivrisinek saz!”

[the_ad id=”5196″]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir