Sitem – Ozan Arif

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 14
    Shares

Eee… Artık eyvallah Alman arkadaş,
Düdüğün öttükçe beni hatırla!
Kesin dönüyorum ben yavaş yavaş,
Is gücün bittikçe bani hatırla!

Ben gelmeden evvel nasıldın, nasıl?
Simdi kovuyorsun, bitti o fasıl.
Ahte vefâ yok mu, bu mudur usûl?
Yüreğin attıkça beni hatırla!

Madem kovdun; gidiyorum bak; hadi;
Hesap et; kim kimin hakkini yedi?
Bu rahatlık size gökten inmedi,
Yan gelip yattıkça beni hatırla!

Su fabrika yapılırken kimdim ben?
Zor tanırdın, toz, topraktım, kumdum ben,
Temeline gençliğimi gömdüm ben,
Bacası tüttükçe beni hatırla!

[the_ad id=”5508″]

Bazen düşün; meyve veren dalları,
Yüksek yüksek binaları, yolları,
Fabrikan da ürettiğin malları,
Dünyaya sattıkça beni hatırla!

Saymama ne gerek, ne de lüzum var.
Neyin varsa onda benim izim var.
Her çorban da biraz olsun tuzum var,
Buyur ye!.. Tattıkça beni hatırla!

En zorlu islerin vardı vardı başım da,
Senelerce kâbus gördüm düşümde,
Biraz da sen çalış aynı işimde,
Canına yettikçe beni hatırla!

İsterim ki; Türk’süz kalsın her yerin,
Evleri baykuşa kiraya verin!
Türk’üm diye vermediğin evlerin,
Örümcek tuttukça beni hatırla!

[the_ad id=”3041″]

Lira gibi kuruyup da oluğu,
Mark’in bir gün kesilirse soluğu,
Büyük olan balık, küçük balığı,
Sömürüp, yuttukça beni hatırla!

Yâni; sen yarın ihtiyaç duyup,
Gurbete çıkarsan ülkeni koyup,
Oradakiler sana yabancı deyip,
Kaşını çattıkça beni hatırla!

Ârif bir teşekkür beklerken…Hani?
‘Elveda kollege’ çok üzdün beni.
Yine de hoşça kal. Vicdanın seni
Rahatsız ettikçe beni hatırla!

Ozan Arif Şirin

[the_ad id=”5899″]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir