Check-up (Çekap) Nedir? Faydalı mı? Çekap Nasıl Yapılır?

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 7
    Shares

Check-up (Çekap) Nedir? Faydalı mı?

Ülkemizde geçerli olan Batı tıbbi (ortodoks tıp metodu), son yıllarda yeni bir sağlık hizmetini neredeyse mecburiyet halinde benimsemiş durumda: Check-up (Çekap), bu tatbikat, belirgin bir hastalığı ve sıhhî şikayeti olmayanlara da tavsiye ediliyor, hatta daha sık tepeden tırnağa sıhhi kontrolden geçmelidirler. İnce ince tıbbi tahliller yapılmalı, sıkı bir muayene edilmelidirler.

Birtakım özel sağlık işletmelerinin reklam katkılarıyla da artık Batı’da milyonlarca kişi sanki yaşamları çekap’a bağlıymış gibi özenle ve düzenli olarak yaptırıyorlar. Bedenlerinde anormal belirtilerin yokluğunu garantileyerek daha uzun ve sağlıklı yaşamanın yollarını arıyorlar.

Çekap Nasıl Yapılır.

Çekap, pek çok tahlil, sorgu ve muayene demektir. Diğer tıbbi tetkikler gibi bir anamnezle (sorgu) veya bir formun doldurulmasıyla başlar. Bu sorguda özellikle 40 yaşından itibaren kalp ve damar anormallikleri aranır. Mesela Kalp anjini, bayılma, baş dönmesi, sıkıntı, çarpıntı, kalp atımında hızlanma, baş ağrıları, yakın aile içindeki kalp hastalıkları veya tansiyon yüksekliği gibi. Bu belirtilerin büyük kısmı sterosklerozdan (damar sertliği) kaynaklanır.

Aranılan belirtiler arasında astımınkiler (veya genel anlamdaki alerjiler) veya müzmin bir bronşitten şüphelendiren, çaba sonucunda soluk soluğa kalmak da var. Sorgu günlük hayattaki alışkanlıkları da içine alır: Uykunun kalitesi, tütün ve alkol tüketimi, beslenme şekli, günlük yolculukların süresi, ailevi veya mesleki meselelerin var olup olmadığı, hareketsizlik gibi.

[the_ad id=”5715″]

Muayene ve Tahliller

Fazla kiloların, özellikle kalp için oluşturduğu tehlike sebebiyle önce kilo ölçülür. Kalp ve damar muayenesi; dinlenme, nabzın sayılması, ayakta ve yatar durumda tansiyon ölçülmesi, varislerin veya hemoroidlerin (basur) tespit edilmesi ile olur.

Bu muayene, dinlenme durumunda ve çoğu zaman “maksimumun altında efor” halinde alınan bir elektrokardiyogramla tamamlanır. Hasta ergometrik bir bisiklet üzerinde giderek artan güçle, nabzı dakikada 130 veya 140 atıncaya kadar pedal çevirir. “Maksimum efor ölçümü” daha zordur, ama tercih edilir. Hastalığın o zaman maksimum kalp frekansına (220 eksi hastanın yaşı) erişmesi gerekir. Elektrokardiyogramın sürekli kontrolü altında ve yalnızca bir uzmanlık ortamında uygulanan bir ölçüm, maksimum efor sırasında kendilerini ele veren kalp ve kroner bozukluklarının yok olduğuna kanaat getirilmesine imkan verir.

Gerekirse başka testler de uygulanabilir: Holter (elektrokardiyogramın 24 saat boyunca sürekli kaydı), ultrasonlar sayesinde kalp boşluklarının görülmesine imkan veren ekokardiyografi veya yine ultrasonlar sayesinde atar damarların geçirgenliğini sınayan doppler.

Akciğer muayenesi, steteskopla dinleme dışında, sistematik bir radyografisi (röntgen filmi) ve akciğer hacimlerinin ölçümü demek olan spirometrik bir muayeneden teşekkül eder. Böbreklerin durumu, elle muayene ile idrarda albümin ve şeker aranması ile araştırılır. Göz için ise göz dibi muayenesi ve göz tansiyonu ölçümü yapılır. Sağırlığın tespiti için odiogram tatbik edilir.

Son olarak, biyolojik seviyede kan tahlili al ve akyuvarların miktarlarının, sedimantasyon hızının, trombositlerin, ürenin, kan şekerinin, kolesterolün, trigliseridlerin ve ürikasitin ölçülmesi ile çekap ilk aşamada tamamlanır.

Anormal çıkan bir netice olursa, önce tahlil tekrarlanır, ardından yan ve ileri tetkiklerle bir hastalığa uydurulmaya çalışılır.

[the_ad id=”5196″]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir