Ey Unutulmuşluğun İnsanı – Sabri Altınel

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 7
    Shares

Ey unutulmuşluğun insanı
Sabah sisinde, Anadolu yazılarında, sabrın sıkıntıyı yendiği yerde;
Elin, üstünde bir onur ışığının, dünyaya vuruyor yeni yeni;
Karga izlerinde, kızgın taşlarda, sessizce çekildiği saatte ufukların,
Bin bir güçlükle, kırış kırış ama mağrur,
Kendini büyüyen bir ağaç gibi insanın eli;
İnsanın eli sömürgenin sabah uykusunda,
Beyaz yalnızlıklarda, parsellenen toprağın bitiminde,
Yüreği sıkan acıda insanın eli,
Yalanın aşağılık süresinde insanın eli.
İnsanın eli ince bir serinlik gibi geçiyor havadan
Sevince kesmiş, önce kesmiş, koflaşmış bir taş değil o güneşlerde
Savunan, toplayan, yaratan, insanın eli.

[the_ad id=”5508″]

Ey unutulmuşluğun insanı,
Sabah sisinde, Anadolu yazılarında, sevincin acıyı yendiği yerde;
Ayağın, üstünde bir diri toprağın, bir düşüncenin derinliğinde,
Tozların üstünde büyük umutlu izler insanın ayağı,
Çekingen, kararsız bir ırgat ayağı değil artık o,
Suya düşen bir çınar yaprağı değil,
Taşlaşmış bir iz değil;
Yaşamımızda, düşümüzde yürüyor insanın ayağı,
Gecenin içindeki sesi yürüyor, karanlıktaki ışıltıyı,
Çoğala çoğala kafamızda,
Anılarımızda çoğala çoğala.

Ey unutulmuşluğun insanı,
Sabah sisinde, Anadolu yazılarında, yaşamın ölümü yendiği yerde;
Gözlerin, bir çiçeğin mavi yarasında,
Soğuk buğusunda bir dağ suyunun;
Bakıyor insanın gözü,
Yıkıntının tuzuna,
Unutulmaz çekiye,
Kahreden yaşama;
Bakıyor insanın gözü
Ekmeğe, öküze, eve;
Bakıyor ıssız yoluna onurunun;
Acıya bakıyor, sevince, umuda;
Bakıyor,
İnsanı aşan
İnsan kavramına.

Sabri Altınel

[the_ad id=”5899″]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir