Hem Okudum Hem de Yazdım Türküsünün Hikayesi

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 17
    Shares

Çorum’un Osmancık İlçesi’nin Hacıhamza Kasabası’nda 1930’lu yıllarda meydana gelen olayın ardından yakılan türkünün öyküsü şöyle: “Kasabanın köklü ailelerinden birinin oğlu Mehmet, geniş omuzlu, kaytan bıyıklı, iri kıyım delikanlıdır. Çevresinde yaptığı iyilikler nedeniyle sevilen Mehmet Bey, yeni evlendiği eşiyle çok mutludur. Bir süre sonra oğlu olan Mehmet Bey’in mutluluğu daha da artmıştır. Çorum’dan gelen telgraf sonrası “Hükümet teli. Bir iş için çağırıyorlar” diyen Mehmet Bey, “Sana, anama da bir şeyler alırım şehirden” diyerek, bir adamıyla yola çıkıyor. Yolları eşkıya tarafından kesilen Mehmet Bey, bakıyor kaçış zor, teslim olup, parasını, silahını, atlarını da vermek de işine gelmiyor, gurur meselesi yapıyor. Bir anda kendini yere atıp, adamıyla birlikte başlıyor vuruşmaya. Kurşunları bitince, “teslim ol” çağrısını yapan eşkıyanın kurşunuyla ölüyor, adamı da ağır yaralanıyor. Haber kasabaya ulaşınca, anası, karısı, hısımları (Hem okudum hem de yazdım) türküsüyle ağıt yakıyorlar.

Hem okudum hem de yazdım
Yalan dünya senden bezdim
Dağlar koyağını* gezdim
Yiten yavru bulunmuyor

Kurşun gelir sine sine
Merhem koyun yaresine
Öldürmüşler Mehemmed’i
Haber verin annesine

Seni vuran dağlı mıydı
Kurşunları yağlı mıydı
Düşman seni vurur iken
Senin kolun bağlı mıydı

El yazıya el yazıya
Duman çökmüş Gölyazı’ya
Kurban olam kurban olam
Beşikte yatan kuzuya

El veriyor el veriyor
Orta direk bel veriyor
Döndüm baktım sol yanıma
Mehemmedim can veriyor

Atalardan aldım söğüt
Derelere diktim söğüt
Hep kırılsın Avşar eli
Mehmet gitti babayiğit

Karalı bayrak kaldırdım
Çifte davullar dövdürdüm
Kınamayın komşular
Kademsiz gelin getirdim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir