Ali Şiir Nevai

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 100
    Shares

Şair. Ali Şir Nevai, 1441 yılında Herat’ta doğdu. Uygur Türklerinden Gıyasettin Kiçkine Bahşi’nin oğludur. Sultan Hüseyin Baykara’nın sütkardeşi ve çocukluk arkadaşıdır. Gençliği Meşhed, Herat ve Semerkant’ta geçti. Hüseyin Baykara Herat’ı aldıktan sonra, otuz iki yıl onun yanında, devlet hizmetinde bulundu. Yaşantısı boyunca, sanat ve siyaset alanlarında en çok sözü geçenlerden oldu. 1501 yılında Herat’ta vefat etti.

Eserlerinde, Türk ruhunu belirtmeye çalıştı. Türkçeye büyük önem verip Türk dilinin gelişmesi için büyük çaba harcadı. Farsçanın resmî dil olarak hüküm sürdüğü, Fars edebiyatına özenilen bir çağda, Türkçenin en az Farsça
kadar güçlü bir dil olduğunu kanıtladı. Horasan’da açtığı sanat çığırıyla, ünü bütün Türk dünyasına yayıldı. Eserleri Anadolu, Rumeli, Kırım, Azerbaycan, İran, Irak ve Hindistan Türkleri arasında, yüzyıllar boyu hayranlıkla okundu.

Eserlerinde, çağının toplumsal yaşamında aksayan yönlerini belirtti; iki yüzlü softaları, bilgiyi küçümseyen, bilgisizleri değerli sayanları yerdi. Büyüklük taslayan, görevini kötüye kullanan devlet görevlilerini eleştirdi; alçak
gönüllülüğü övdü, sözü düşünerek kullanmayı öğütledi. Nazım ve düz yazı alanlarında birçok eser verdi.

Başlıca eserleri:
Muhakemetü’l Lûgateyn: (İki Sözlüğün Yargısı, düz yazı) Türkçenin Farsçadan üstün olduğunu kanıtlamak için yazmıştır.
Mecâlisü’n-Nefâis: (Nefi s Meclisler, düz yazı) Türk edebiyatında yazılmış ilk şairler tezkiresidir.
Mîzânü’l-Evzân: (Ölçülerin Tartısı, düz yazı) Türklerin kullandığı nazım ve müzik biçimlerini anlatır. Garaib’ül-Sıgar, Nevadirü’ş-Şebap, Bedaiü’l-Vasat ve Fevaidü’l-Kiber adlı dört Türkçe divanını, Hazainü’l-Maani adıyla bir arada topladı. 32 harfle yazdığı gazellerini, konularına göre de bölümledi. Dört Türkçe divanında 55.000 beyit vardır. Farsça divanında ise 12.000 beyit bulunmaktadır. Bir şairin ustalığının ve başarısının ölçüsü olan Hamse’si önem taşır. 46.000 beyitlik Hamse’sini, iki yılda yazdı. Bu eserinde, Hayretü’l Ebrar, Ferhad ü Şirin, Leyla vü Mecnun, Seb’a-i Seyyar, Sedd-i İskenderî adlı mesnevîler vardır. Mahbûbü’l-Kulûb ise Herat ve çevresiyle, toplumsal ve kültürel yaşayışla ilgilidir.

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir