Meşe Ağacının Özellikleri ve Faydaları

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 2
    Shares

Meşe Ağacının Özellikleri ve Faydaları

ÖZELLİKLERİ 

  • Latince Adı: Quercus Cerris (Türk Meşesi), Quercus Macrolepis (Palamut Meşesi), Quercus infectoria (mazı meşesi), Quercus Pedunculata (saplı meşe), Quercus pseudocerris (Hatay meşesi), Quercus Sesilliflora (sapsız meşe), Quercus Coccifera (Kermes Meşesi), Quercus İlex (Pırnal Meşesi)
  • Kalın gövdeli, 30 – 35 metre yüksekliğinde orman ağaçlarıdır. Türkiye’de 30 civarında meşe türü bulunmaktadır.
  • Güney ve Orta Avrupa’da, İran, Suriye ve Yunanistan’da yetişmektedir. Türkiye ormanlarının en sık rastlanan ağaçlarından biridir.
  • Meşe kuvvet ve dayanıklılığın sembolüdür. Kelt mitolojisine göre, erkek tanrı meşe ağacında oturuyordu. Vikingler ise, tanrıları Thor’un en sevdiği ağaç olarak meşeyi kabul ediyorlardı. Ayrıca fırtınalı havalarda onları yıldırımdan korumaktaydı. Roma devrinde meşe tanrılar kralı Jupiter’e ithaf edildi. Hristiyanlıktan sonra, uzun zaman yaşayabilen bu heybetli ağaç, kiliselerin yetki alanlarının hudutlarında işaret olarak kullanıldı.
  • Çok eski devirlerde ağaçların kralı olarak kabul edilen meşe,  tüm ürünleriyle her hastalıkta kullanılmıştır. Hatta vücudun neresi hasta ise o bölgeye meşe ağacı parçası konarak, iyileştirebileceğine bile inanılmıştır.
  • Meşeden elde edilen ürünler daha başka birçok alanda da kullanım sahası bulur. Bu kullanım alanlarından birkaçını aşağıda anlatacağız.
  • Mazı, mazi sineğinin mazı meşesi tomurcukları üzerinde açtığı bir kanala bıraktığı yumurta sebebiyle teşekkül eden bir mahsuldür. Mazı içindeki sinek herhangi bir sebeple ölürse mazının gelişmesi durur. Mazılar içlerindeki sinek mazıyı delmeden, azami büyüklüğe ulaştıklarında elle toplanır. Bu tip mahsul birinci kalite kara veya yeşil mazıdır. Sinek mazıyı delerse o zaman akmazı adına alır ve taşıdığı tanen yüzdesi az olduğundan ikinci kalite mazı haline gelir. Bu sebeple sineğin mazıyı delmemesi çok önemlidir. Boyacılık, dericilik ve veterinerlikte kullanılır.
  • Türkiye’de bulunan 30 kadar meşe türünün tamamının meyvelerine palamut veya pelit adı verilir. Ancak ilaç olarak Türk meşesi, saplı meşe ve palamut meşesinin meyveleri tercih edilir. Bunlar suyla kaynatılarak içilir.  Meşe palamutları hayvan yemi olarak da tüketilir. Deri ve boya sanayiinde yeri vardır.
  • Meşe palamutları en büyük hale geldiklerinde, henüz tamamen olgunlaşmadan evvel yani 15 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında toplanmalıdır. Toplama işlemi sırıkla ağaçlara vurulmak suretiyle yapılır. Düşen palamutlar 1 hafta 10 gün süreyle güneşte kurutularak ticarete sevk edilir.
  • Meşe palamutlarından, palamut kahvesi denilen bir toz elde edilir.  Bunun için, soyulup kavrulan palamutlar toz haline getirilir. Daha sonra suyla kaynatıp, süzülerek ve içine tatlandırmak maksadıyla bal, pekmez veya şeker katılarak içilir.
  • Meşe ağacının genç dallarının soyulup alınan kabukarı da ilaç olarak kullanılabilir.
  • Mazı gallik tanen başta olmak üzere gallik asit, ellagik asit, nişasta ve şeker içermektedir.
  • Palamut ve palamut kahvesi de aynı maddeleri içermekte olup, meşe kabuğunda ek olarak bir de acı madde bulunur.

[the_ad id=”2454″]

TIBBI ETKİLERİ VE FAYDALARI : 

  • Meşe ürünlerinin en bariz etkisi ihtiva ettikleri tanen sebebiyle kabız yapıcı olmalarıdır. Dahili kullanım için 1 gram mazı tozu günde 3 kez yutulur.
  • Yine tanen nedeniyle hafif kan dindirici ve mikrop öldürücü etkileri de vardır. Bu şekilde özellikle pamuk mazısı denilen bir tür yaraların üstüne sarılır. Aynı şekilde uygulama enfekte (mikrop kapmış) egzemada ve arpacık, konjoktivit gibi basit gözle ilgili iltihaplarda tedaviye yardımcı olabilir.
  • Palamut kahvesi bilhassa çocuk ishallerinde basit ve zararsız bir ilaçtır.
  • 15 gram palamut kahvesi 1 litre suda kaynatılır  bal veya pekmez ile tadlandırıldıktan sonra günde 2 – 3 bardak içilir.
  • Meşe kabuklarından hazırlanan mayiler boğaz ve ağız hastalıklarında gargara olarak kullanılır. 50 gram kabuk 1 litre suda kaynatılıp soğuyunca bununla gargara yapılır.
  • Bundan başka mayasılda (egzama) da özellikle hemen banyodan sonra uygulama yararlı olacaktır.

[the_ad id=”5899″]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir