Ağzını Çalkalıyor (Fıkra)

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 1
    Share

Ağzını çalkalıyor

Bektaşi, paşalardan birinin iftarına çağrılmış. Yemekten sonra söz, paşanın öteden beri yakındığı basur (hemoroid) konusuna gelmiş. Bektaşi:

– Paşa hazretleri, demiş, buradan dört saat ötede bir köy var. O köyün imamı çok etkili bir merhem yapıyor. Ondan aldırın, bir ayda bir şeyciğiniz kalmaz.

Paşa çok sevinmiş. Uşağına:
– Yarın sabah o köye gidersin, diye buyurmuş, baba erenlerin söylediği merhemi alır getirirsin.

Uşak, Ramazan günü sekiz saat yol yürümesine yol açacak bu işin Bektaşi’nin başı altından çıktığını düşünerek:

– Başüstüne paşa hazretleri, demiş. Ama belki imam beni tanımaz, merhemi vermez. Dede ile birlikte gitsek daha iyi olur.

Ertesi gün Bektaşi ile uşak yola koyulmuşlar. Oruç bir yandan, sıcak bir yandan… Dayanılacak gibi değil. Bektaşi daha fazla dayanamamış, yolu üzerindeki ilk çeşmeye koşup su içmeye başlamış.

Köylüler, bunu görünce alay etmişler:
– Babaya bakın… Ramazanda su içiyor…

Bektaşi içini çekmiş:
– Hayır hayır, su içmiyorum. Akşam bir halt yedim, şimdi ağzımı çalkalıyorum!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir