Gündüz Akıncı

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Akademisyen, araştırmacı-yazar. 1914 yılında Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Yolüstü köyünde dünyaya geldi. 4 Aralık 1980 günü İstanbul’da yaşama veda etti. Tam adı Ali Gündüz Akıncı’dır. Bazı yapıtlarını Aydın Ekinci, Ali Gündüz ve Hasan Acaroğlu imzaları ile kaleme aldı.

Ortaöğrenimini önce İstanbul Erkek Lisesi’nde, ardından Bursa Erkek Lisesi’nde tamamladı. Gündüz Akıncı, İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi olarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde, 1938 yılında bitirdi. Antalya ve Afyon liselerinde edebiyat öğretmeni olarak çalıştı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında yedek subay olarak askerliğini yaptı. Askerlik dönüşü Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nin açtığı asistanlık sınavını kazandı ve asistanlığa başladı. Aynı bölümde 1950’de doktorasını verdi. 1955’de doçentliğe, 1962’de ise profesörlüğe yükseldi. Bir süre Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi dekanlık görevinde bulundu. 1975’de ise yeni kurulan Elazığ Fırat Üniversitesi rektörlüğüne getirildi. Araştırmalarda bulunmak için bir süre Paris’de bulundu.

Gündüz Akıncı’nın şiir, deneme, makale ve eleştiri yazıları Ülkü, Hisar, Varlık, Arayış, Medeniyet, Evrim, İstanbul, Beşparmak (Kıbrıs’ta), Öz Dağarcık, Kitaplar Âlemi, Halkevleri Dergisi, Işın, Türk Dili gibi dergilerinde yer aldı. Bir süre Türk Dili dergisinin yayın kurulunda yer aldı. Arayış dergisinde “Ardanuç Fıkraları” başlığı ile haftalık fıkra yazıları kaleme aldı. Akıncı’nın doktora çalışması olan “Abdülhak Hamid Tarhan” adlı monografisi ile birlikte 1955 yılında Türk Dili Bilim Armağanı’nın sahibi oldu.

Öğrencisi Prof. Dr. İsmail Parlatır, Prof. Dr. Gündüz Akıncı’yı şu sözlerle değerlendirir: “”Bilim hayatındaki başarısı, biraz bilimsel titizliğinden biraz da sanatçı kişiliğinden kaynaklamyordu, diyebilirim. Çünkü o, bilime olan saygısı yanında sanata, edebiyata, özellikle de şiire olan tutkusu ile biliniyor; çevresi ve dostları onu bu gözle değerlendiriyorlardı. Kılı kırk yararcasına düşünce süzgecinden geçirip kaleme aldığı yaadarı, bunun en güzel örneğidir”.

ESERLERİ

Monografi
Abdülhak Hamit – Hayatı Sanatı Eserleri (1954)
Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi (1959).

İnceleme
Türk Romanında Köye Doğru (1961)
Batıya Yönelirken Şinasi (1962, 1966)
Türk-Fransız Kültür İlişkileri (1973).

Bunları da Sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir