Erozyon Nedir? Nedenleri, Sonuçları, Çeşitleri ve Önleme Yolları Nelerdir?

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Erozyon Nedir? Nedenleri, Sonuçları, Çeşitleri ve Önleme Yolları Nelerdir?

İnsan, bitki ve hayvanların doğal yaşamını olumsuz yönde etkileyen erozyon, her şeyden önce toprak ve su dengesi
üzerinde değişiklikler yaratmaktadır. Bu değişiklikler beslenme ve yerleşme sistemine kadar etki etmekte, yaşam
standartlarını maddi ve manevi kayıplarla düşürmektedir.

Toprak ve arazi kaybına sebep olan erozyon, bunun yanında çölleşmeye neden olarak su kaybı doğurur. Toprağın su depolama oranını düşürmesi ise verimin en aza inmesi demektir. Toprak üzerinde bitki örtüsünün kaybolmasına neden olan erozyon, arkasından muhakkak taşkın ve çığ gibi felaketler doğurmaktadır.

Arka arkaya meydana gelen bu felaketler, bitki örtüsünün yok olmasını sağlar. Haliyle insanı en çok etkileyen iklim
değişikliği de bu süreçte ortaya çıkar. Uzun vadede iklim değişikliği, göç ve ekonomik sorunları da beraberinde getirir.

Erozyon Nedir?
Toprağın dış kuvvetler adı verilen; sel suları, akarsular ya da birikintiler ile sürüklenmesi taşınması adını alan erozyon, kısaca toprağın aşınması olarak da tanımlanabilir. Bir nevi yeryüzü yüzeyinin taşınması ve dış kuvvetlerce aşınması durumudur.

En basit izahı ile toprağın bilhassa rüzgar ve su gibi doğal dış etkenlerce hasarlara neden olarak hareket ettirilmesine erozyon adı verilmektedir. Çevrede meydana gelen bu olay, çeşitleri farklılık göstermekle beraber temel olarak doğal erozyon şeklinde ortaya çıkar.

Diğer türüne oranla doğal erozyon daha az zarar verir. Bu nedenle doğal erozyonun ortaya çıkması toprak açısından çok büyük bir sorun değildir. Çölleşme, kuraklık, verimsizlik ve toprak kaybına neden olan erozyon, insan faktörü ile ortaya çıkarsa ciddi sorunlar teşkil etmektedir.

Erozyonun Nedenleri Nelerdir?
Doğal erozyon olarak nitelendirilen erozyon türü, dünyanın hareketlerine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Gece ve gündüzün arasında meydana gelen ısı farklılığı kaya ve topraklarda aşınmalar doğurur. Bu da toprak aşınması olarak tanımlanan erozyonun en masum halidir.

Erozyonun doğal olarak ortaya çıkma sebeplerine göz atıldığında; iklimin kuraklığı, dengesiz yağış tarzı ve
engebeli arazi yapısı dikkat çekmektedir. Erozyonun nedenlerine göz atıldığında en büyük felaketlerin temelinde insan görülmektedir.

Bitki örtüsünün tarım gerekçesi ile tahrip edilmesi, düzensiz şehirleşme ve yerleşme, meralarda aşırı otlatmaya gidilmesi erozyonun sebeplerinin temelidir. Toprağın aşırı sürülmesi, nadas sorunu, hızlı nüfus artışı da yine insan kaynaklı nedenler arasındadır. Erozyonu meydana getiren faktörleri daha ayrıntılı bir şekilde başlıklar altında inceleyelim:

İklim
Bu başlık altında; yağış rejimi, sıcaklık ve rüzgar gibi doğal olaylarda girmektedir. Aralarında toprak kaymasını en fazla etkileyen yağıştır. Yağışın rejimi ve ne kadar sürdüğü kadar çeşidi de erozyona yol açan en temel sebepler arasında yer almaktadır.

Sıcaklığın birden yükselmesi veya düşmesi toprağın gevşemesine yol açar. Bunun ardından gelen şiddetli rüzgar veya yağışlar, üst tabakasının sürüklenmesine yol açmaktadır. Bu nedenle önlem olarak ağaçlandırma yapılmalıdır. Özellikle bitki örtüsü zayıf olan bölgelerde, erozyondan daha az etkilenmek için ağaçlandırma önerilir.

Topografya
Bu terim bir arazinin eğimi, uzunluğu, şekli ve yüzeysel özellikleri hakkında bilgi verir. Dolayısıyla bir bölgenin
topografik yapısı da önemli bir erozyon sebebidir. Eğimli olan yerlerde toprak daha kolay kaymaktadır. Ülkemiz de dağlık bir coğrafi özelliğe sahip olduğundan, erozyon sıklıkla yaşanmaktadır.

Jeolojik Yapı
Bu madde içerisinde toprak yapısı da girmektedir. Zaten jeolojik yapı ile toprak arasında ayrılmayan bir ilişki
bulunmaktadır. Gevşek yapıda olan, ayrışmaya çok müsait olan topraklarda erozyon daha kolay meydana gelmektedir. Türkiye’nin jeolojik ve toprak yapısı da ayrışma ve değişme karşısında çok fazla dirençli olmayan, tortul yapıda zayıf topraklardır.

Bitki Örtüsü
En az yağış kadar önemli bir sebep olan bitki örtüsü de üzerinde durulması gereken bir madde. Bitki örtüsünden yoksun, çıplak arazilerde erozyon daha çok meydana gelmektedir. Ekilen bitkinin türüne göre toprağa kök salma mesafesi değişir. Fakat ne olursa olsun, toprak aşınımını ve kayma oranını azaltır. Toprakları en fazla koruyan bitki çeşitleri ise şunlardır; ormanlar, meralar, çayırlar, baklagiller, buğday, arpa ve yulaf benzeri tahıllar ile mısır ve sıya gibi çapa bitkileridir.

Ormanların Farklı Nedenlerle Tahrip Edilmesi
Özellikle yaz aylarında binlerce metrekare ormanların yanarak yok olduğuna tanık oluyoruz. Her yıl meydana gelen bu üzücü olayların esas kaynadığı da genellikle insanların ihmalleri oluyor.

Bunun yanında ağaçların endüstriyel kullanım için kesilmesi de bir başka olumsuz etken. Doğaya hiç düşünmeden, kendi çıkarları için zarar veren insanoğlu, ağaçları keserek, ihmaller sonucu ormanların yanmasına sebep olarak veya hayvanlarını otlatarak ağaçların yok olmasını sağlıyor.

Tarım Alanlarının Yanlış Kullanımı
Son yıllarda hükümet tarım alanlarının amacının dışında kullanılmasını engellemek için birçok yeni yasa ve kanunu
yürürlüğe koydu. Türkiye tarım açısından çok zengin ve verimli topraklara sahip bir ülke. Fakat bu alanların amacı dışında kullanılması da erozyona sebep olan bir başka etken.

Düzensiz Yerleşme
İnsanların tarımsal ve ekonomik ihtiyaçlarımızı karşılayan toprağı amacı dışında kullanarak, bu alanlara yerleşim yerleri kurması da bir başka sebep. Toprağın bitki örtüsü kaldırılarak evler inşa etmek erozyonun daha kolay bir şekilde oluşmasına sebep olmaktadır.

Erozyon Çeşitleri Nelerdir?
Erozyona göz atıldığında dört çeşidinin bulunduğu görülmektedir.

Su erozyonu; en yaygın görülen erozyon tarzıdır. Bilhassa eğimli arazilerde bitki örtüsünün zayıfladığı noktalarda su etkisi ile ortaya çıkan bu erozyon çeşidi, akış halindeki sulara bağlıdır. Su erozyonu hem maddi hem de manevi olarak en ağır kayıplar verilen erozyon türüdür.

Rüzgar erozyonu; su erozyonundan sonra en sık karşılaşılan erozyondur. Rüzgarın hareketlerine bağlı olarak toprak hareketlerinin görülmesine rüzgar erozyonu adı verilir. Daha çok kurak iklimin hakim olduğu bölgelerde görülen rüzgar erozyonu verimsiz bir toprak düzeni sağlamaktadır. Çığ erozyonu; buz ve buzul etkisi ile kendini gösteren erozyondur. Tehlikeli olduğu kadar olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.

Yer çekimi erozyonu; bu tip erozyon ise kitle hareketlerine bağlı olarak ortaya çıkan erozyon çeşididir. Erozyonu Önlemenin Yolları Nelerdir (Erozyon Nasıl Önlenir)?

Doğal bitki örtüsünün yok edilmesi, aşırı otlatma, yangınlar, yağmur, rüzgar ve toprağı eğimle aynı yönde sürmek erozyonun sebepleri arasında sıralanmaktadır. Bunlardan insan faktörlü olanları ortadan kaldırılırsa, erozyon önlenebilir veya azaltılabilir.

Erozyonu önlemenin ilk kuralı, çıplak arazilerin ağaçlandırılmasıdır. Bilhassa tarla açma gibi bahaneler ile
ormanlar katledilmemelidir. Nadas alanları dengede tutulmalı, ekim işleri düzene sokulmalıdır. Mera otlatılması belli bir düzen içinde gerçekleştirilmeli, asla aşırıya kaçılmamalıdır. Şiddetli rüzgar olan bölgelerde, rüzgarın hızını kesecek önlemler alınmalıdır. Eğimli olan araziler fazla işlenmemeli, taraçalanmalıdır. Araziler, eğime dik bir şekilde sürülmelidir. Su erozyonuna temel olan akarsular, ıslah edilmelidir.

Erozyonun Sonuçları (Tehlikeleri) Nelerdir?
Doğa muazzam bir denge halindedir. Bu dengeyi bozan şey her ne olursa olsun, sonuçları büyük veya küçük tüm ekosistemi etkileyecek niteliktedir. Erozyon için de aynı durum geçerli. Eğer toprağın verimli olan üst tabakası, yukarıda saydığımız sebeplerden dolayı aşınırsa;

Çölleşme başlar. Tarımda yetiştirilen ürünlerin kalitesi düşer. Toprağın su depolama gücü azalır. Sular kirlenir.
Bitki örtüsü yok olduğundan heyelan, çığ gibi felaketler daha kolay gerçekleşir. Tarım alanları verimsizleştiğinden kırsaldan kente göç başlar. Bu da beraberinde çarpık kentleşmeyi ve toplumsal sorunları getirir. Göç ve sebepleri hakkında detaylı bir yazıyı daha önce sizlerle paylaşmıştık. Yine toprağın verimli üst tabakası yok olduğundan kuraklık gibi ciddi sorunlar ortaya çıkar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir