Ah Bir Ataş Ver Cigaramı Yakayım Türküsünün Hikayesi

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Dumlupınar isimli denizaltısı uzun bir seferden dönmektedir. Mürettebatın yorgunluğunun da etkisiyle bir anlık dalgınlık sonucu; Dumlupınar denizaltısı, Nağra Burnu açıklarında İsveç bandıralı Nabuland Şilebi ile Çarpıştı. Ay ışığı olmadığından gece kapkaranlıktı.

Çarpışmanın etkisiyle Dumlupınar birkaç saniye sonra sulara gönüldü. Gemide bulunan toplam 81 mürettebattan 21’i geminin arka tarafına kaçarak torpido bölmesine sığındı. Mahsur kalan 21 mürettebat ile iletişime geçenler, mahsur kalanları kurtarmak için seferber oldular. Mahsur kalanlar oksijenin yetersiz olduğunu biliyorlardı. Yardıma gelenler ise içerideki oksijeni idareli kullanmaları için konuşmamaları, sigara içmemeleri ve türkü söylememeleri için uyarı yaptılar.

Ancak saatler süren kurtarma çalışmaları yanıtsız kaldı. Tüm umutlar tükenmişti. İkinci bir uyarı geldi; “İçeride konuşabilirsiniz, türkü söyleyebilirsiniz ve hatta sigara da içebilirsiniz…” Tüm yurt torpidodan yükselen türküyü dinledi…

Ah, Bir Ateş Ver, Cıgaramı Yakayım… İşte Bu türkü o yiğitlerden hatıra kaldı.

Ah bir ataş ver cigaramı yakayım
Sen salın (sallan) gel ben boyuna bakayım

Uzun olur gemilerin direği
Ah çatal olur efelerin yüreği

Ah vur ataşı gavur sinem ko yansın
Arkadaşlar uykulardan uyansın

Uzun olur gemilerin direği
Ah çatal olur efelerin yüreği

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir