Ah Su Yolu Su Yolu Türküsünün Hikayesi

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Ah Su Yolu Su Yolu Türküsünün Hikayesi 

Bir zamanlar Kilis’te şehir suyu şebekesi olmadığından, meşhur Kilis eşekleriyle evlere su satan insanlar varmış. (Kilis’in üç meşhuru şunlardır. Kilis Keçisi, Kilis Eşeği ve Kilis pekmezi.) Bu insanlara mesleklerinden dolayı saka denirmiş.

Eşeklerin üzerine tahtadan yapılmış biri sağda, biri solda sandık bağlanır bunların içine de tenekelerle veya kilden yapılmış, (yörede kenne denir) testilerle su doldurulur evlere servis yapılırmış.

Genellikle de Ulu Camii’nin suyunu tercih ederlermiş. Kesin tarihi bilinmemekle beraber, tahminen 1890’lı yıllarmış. Habip isminde yakışıklı, boylu boslu, güçlü, kuvvetli, bir o kadar da efendi bir saka varmış. Habip Kilisli hanımların
sevdiği, güvendiği biriymiş. Herkese su taşıdığından, bütün Kilis eşrafını tanır evlerine girer çıkarmış. Çapar Abdo ismindeki ağanın evine köylerden çok misafir gelip gittiği için onların su ihtiyacı daha çok olur, Habip de onlara daha çok girer çıkarmış.

Çapar Abdo ağanın evinde hanımın ev işlerine yardım eden Oylum köyünden İclal de Habib’in sevdalısıymış. Bir gün Habib aceleyle su getirirken testi kapıya çarpınca kırılmış ve Habib’in eli kesilmiş. Bilekten kesilen elin kanı durmak bilmiyormuş.

Abdo Ağanın hanımı Habib’i almış misafir odasına elini sarmış sarmalamış. Habib ah ah keşke acele etmeseydim, birçok yerden su beklerler insanlara mahcup olacam deyip inliyorken başında bekleyen İclal bu türküyü okumuş.

Ah su yolu su yolu
Gider boş gelir dolu
Desti kulpun kırılsın
İncinmesin yar kolu

Seherdir seçemedim
Deryadır geçemedim
Gönül bir tel ibrişim
Dolaşmış açamadım

Seherde uyananlar
Gelsin derde yananlar
Yaralı bülbül gibi
Daldan dala konanlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir