Bey Mayıl Türküsünün Hikayesi

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Bey Mayıl Türküsünün Hikayesi

Kilis in Tilhabeş (Yavuzlu) köyün de oturan Azıklı aşiret reisi İnal Bey’in çocuğu olmuyordu. Yedi yıl sonra dualarla kurbanlarla bir erkek evladı dünyaya geldi. Köyün ileri gelen dedeleri, beye oğlunun adını Mayıl koymasını istediler. Bey buna itiraz etmedi ve bebeğin adı Mayıl kondu.

Mayıl çok akıllı, terbiyeli, inançlı, büyüklerine ve töresine bağlı genç olarak yetişti. Azıklı aşireti genç beylerini çok severlerdi. Aşiretten birçoğu kızını, bu yiğit delikanlıya vermek için adeta yarışırlardı. Mayıl bu
konuda hiç kimseye bir şey demez ve nasip deyip geçiştirirdi. Bir gece rüyasında aksakallı bir dede, senin kısmetin Karaistan elindedir adı da Abu Güneş’tir dedi. Sabah uyandığında sanki Abu Güneş’i de görmüş gibi tir tir titriyordu. Hemen babasına çıkıp rüyasını anlattı ve gitmek için izin istedi. Babası etme oğlum gitme oğlum. Aşiretten kimin kızını istersen alalım, Karaistan uzaktır başına bir hal gelir dedi.

Dedi de Mayıl gördüğü rüyanın ve aksakallı dedenin etkisinden kurtulamadı. Atını, kılıcını ve sazını alıp aşiretiyle helâlaştı ve yola çıktı. Üç gün üç gece gittikten sonra Karaistan eline ulaştı. Karaistan eli beyinin evine misafir oldu. Yemek ikram ettiler, hal hatır sordular ve bey Mayıl’a sarayı gezdirmek için onunla odadan çıktılar.

Aman Yarabbi! Mayıl sofada bir güneş gibi parlayan sarı saçlarıyla, aya benzer bembeyaz yüzüyle bey kızı Abu Güneş’i görür. Dizlerinin bağı çözülür, işte der dedelerin dediği güzel bu olmalı. Abu Güneş de Mayıl’ı rüyasında görmüştür. Akşam olur Mayıl’a yatak sererler izzet ikramdan sonra yatmaya çekilir. Abu Güneş el ayak çekildikten sonra Mayıl’ın yanına gelip onu rüyasında gördüğünü anlatır. Bey Mayıl da rüyasını anlatır ve bizi birbirimize Huda yazdı diyerek evlenmek için gereğini konuşurlar. Abu Güneş ama ben amcam oğluna nişanlıyım der. Amcam oğlu duyarsa bizi yaşatmaz bu bizim sırrımız olsun, sen iki gün daha kal der ve Mayıl’ın yanından ayrılır.

Ertesi gün de daha ertesi günde misafir kalan Mayıl’dan şüphelenen Abu Güneş’in amcaoğlu iki arkadaşını da alarak köy çıkışında pusu kurar. Abu Güneş’le Mayıl üçüncü günün sonunda gece olunca kaçmayı planlarlar. Gece olur ve iki hak âşığı atlarını alıp yola koyulurlar. Köyün çıkışında pusu kuran amcaoğlu durumu görünce iki arkadaşıyla
Mayıl’a saldırır ve onu öldürürler. Sevdiği adamın cesedinin yanına oturan Abu Güneş, sabah olup gün doğuncaya kadar ağıt yakar. Sabah olayı gören aşiret çok üzülür ve cenaze telaşına düşerler. Bu arada sevdiğini kaybeden Abu Güneş, Mayıl’sız dünya bana zindandır diyerek kendini Başdaş Dağındaki yardan aşağı atar. İşte bu ağıt o tarihten beri Kilis elinde çalınır, söylenir.

Aman bir ay doğmuş ilk akşamdan geceden
Şavkı vurmuş pencereden bacadan
Aman uykusuz mu kaldın bey mâyılım amman
Dünkü geceden, geceden

Uyan bey mayılım uyan
Gadan ben alim, kölen ben olim

Aman mayıl ne yatarsın korku dağında
Bülbülller ötüşür seher çağında
Aman gel bir sefa sürek bey mayılım amman
Baban bağında, bağında

Uyan bey mayılım uyan
Gadan ben alim kölen ben olim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir