Anneler Günü

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 1
    Share

Anneler Günü

30’lu yaşlarımın başında bir gün, bir Midwestern kilisesinde oturmuş, ağlıyordum. Anneler Günüydü ve her yaştan, her kesimden bütün kadınları, aileleri ve kilisedeki herkes alkışlıyordu. Bu kadınların her biri kendisine verilen gülü aldıktan sonra yerine oturuyordu, benimse ellerim boştu. Kendim için üzülüyordum, “annelik” adı verilen kadınlar grubunun yaşadığı büyük macerayı yaşama şansımı yitirdiğimden emindim artık.

Her şey 40 yaşıma merdiven dayadığım günlerde bir şubat günü değişti. Gabriel Zacharias’ı dünyaya getirdim. Iki kilo iki yüz gramlık minicik bebeği dünyaya getirmem tam 24 saat sürdü. O kadınların o çiçekleri almalarına hiç şaşmamak gerek!

Aralarına katıldığım kadınlar grubunun geçirdiği çok zor bir dönem var: Diğer zamanlarda yüzüne bile bakmadığınız yiyeceklere karşı dokuz ay boyunca duyulan inanılmaz iştah; hiçbir şekilde açıklayamadığınız bir kilo; biraz bufaloya, biraz ördeğe benzer bir yürüyüş; karnınıza destek olacak, ama mesaneye basınca engel olacak şekilde yerleştirilen yastıklarla yataktaki kısıtlamalar; acılar içindeki doğum sancılarına kadar giderek artan çatlak izleri.

Doğumla birlikte bütün bu istiraplar biter. Fakat aslında, bebeğin doğumuyla birlikte, bu kadınlar grubunun ortak sıkıntıları henüz başlamıştır. Oğullarım uykularında öksürdükleri zaman hemen uyanırım. Oyuncak ayılarının yataklarından yere düştüklerini bile işitirim. Süpermarkette alışveriş yaparken, “Anne!” diye bağıran çocuklara, kendi çocuklarım yanımda olmasalar bile, yanıt veririm. Sonra da çok özel “büyükanneler” adlı kadınlar grubunun içinde buluvereceğim kendimi.

Şimdilik, yüreğimdeki parola “Anne” sözcüğü ve bunun için oğullarıma teşekkür ediyorum. Özellikle de, mayıs ayının çok özel bir pazar günündeki doğumlarına. Minik oğullarım henüz benim bu kadınlar grubuna üyeliğimin benim için ne denli önemli olduğunu anlayamıyorlar ve birileri onlara yol göstermedikçe, beni güllerle ödüllendiremeyecekler. Fakat nezaman birlikte yürüyüşe çıksak, “hiç nedensiz” yere bana minicik kır çiçekleri veriyorlar.

Bu yıl, ben de Anneler Günümün kutlanmasını dört gözle bekliyorum – Tanrı’nın bana bahşettiği fiziksel başarımı, kadınlar grubuna kabulümü, oğullarımın büyümeleri karşısında duyduğum şükran duygumu. Gabriel ve Jordan sayesinde, ben de kulübün kart sahibi ve aidat ödeyen bir üyesiyim artık. Anneler Günüm Kutlu Olsun!

Sharon Nicola Cramer
Tavuk Suyuna Çorba Kadınların Yüreğini Isıtacak Öyküler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir