Yapılan Hiçbir İyilik Küçük Değildir

Beğendi iseniz lütfen paylaşın
  • 1
    Share

Yapılan Hiçbir İyilik Küçük Değildir

Kalp kırmazsam,
Hayat boşuna değildir;
Zor bir hayatı kolaylaştırabilirsem,
Ya da birinin istırabını hafifletebilirsem,
Ya da yaralı bir ardıçkuşunu
Yuvasına bırakabilirsem,
Hayat boşuna değildir.
Emily Dickinson

O gün günlerden Şükran Perşembe siydi, yani görev günümüzdü. Bu haftalık geleneği iki küçük kızımla birlikte geçen
yıl başlattık. Perşembe günleri bizim dışarıya çıkıp, dünyaya olumlu bir katkıda bulunma günümüz oldu. O çok özel perşembe günü tam olarak ne yapacağımıza karar vermemiştik, ama kendiliğinden bir şey nasılsa çıkardı.

Houston’ın işlek caddelerinden birinde arabamızla yol alır ve o hafta ne tür bir iyilik yapacağımıza Tanrı’dan bize yol göstermesi için dua ederken, öğle vakti oldu ve iki küçük kızımın karınları acıktı. “McDonald’s, McDonald’s, McDonald’s” diye tempo tutmaya başlamışlardı bile. Hemen yumuşadım ve en yakın McDonald’s’ı aramaya basladım. O sırada geçtiğimiz her kavşakta bir dilencinin durduğunu farkettim ve aklıma harika bir fikir geldi. Eğer iki kızımın karınlar acıktıysa, bu dilencilerin de karınları acıkmış olmalıydı. Mükemmel! Yapacağımız iyilik işte
kendiliğinden ortaya çıkmıştı. Bütün o dilencilere öğle yemeği ısmarlayacaktık.

Bir McDonald’s bulup kızlarıma iki tane Happy Meal aldıktan sonra, 15 tane daha menü yemek ısmarladım ve yemekleri dağıtmak üzere harekete geçtik. Çok yorucu oldu elbette. Dilenciyi kenara çekiyor, bir miktar para verdikten
sonra, ona, “Ah… Bu da öğle yemeğiniz.” diyorduk. Sonra da arabamızı gazlayıp, bir sonraki kavşakta duran dilenciye yaklaşıyorduk.

Çok iyi bir yöntem bulmuştuk. Kendimizi tanıtmak, ne yaptığımızı açıklamak için yeterince zaman bırakmıyorduk. Üstelik, onların da bize karşılık olarak bir şey söyleyebilmesine olanak yoktu. Kendilerine iyilik yapan kişiyi tanımıyorlardı ve dikiz aynasından arkamızda olanları izlemek çok keyifliydi: Elinde öğle yemeğini şaşkınlık ve mutlulukla tutan ve arkamızdan bize bakan biri. Çok keyifliydi!

Yolun sonuna gelmiştik ve son kavşakta dilenen ufak tefek bir kadın vardı. Önce biraz para verdikten sonra yemeğini
verdik ve eve dönmek üzere orada bir U dönüşü yaptık. Fakat, maalesef aynı kavşaktaki kırmızı ışığa yakalandık.
Kadın oradaydı ve ben çok utanmıştım. Ne yapacağımı bilemiyordum. Onun bize birşeyler söylemek zorunda kalmasını
istemiyordum.

Arabamıza doğru ilerledi, bu nedenle arabanın camını açmak zorunda kaldım. “Bana daha önce hiç kimse böyle bir
şey yapmadı.” dedi, yüzünde mutlu bir ifadeyle. Ben de yanıt olarak, “ilk olduğumuza çok sevindim.” dedim. Kendimi rahatsız hissettiğim için, birşeyler daha söylemek gereğini duydum, “Yemeğinizi ne zaman yiyeceksiniz?”
Kocaman açılmış, yorgun gözleriyle bana baktı ve “Ah canım, bu yemeği yemeyeceğim.” dedi. Şaşırmıştım, ama ben
birşeyler söylemeye vakit bulamadan o sözlerini sürdürdü. “Biliyor musun, evde küçük bir kızım var. McDonald’s’a bayılıyor, ama hiç param olmadığı için ona oradan hiç yemek alamıyorum. Ama… bu gece McDonald’s yiyecek!”

Çocuklarımın gözlerimde biriken yaşları farkedip etmediklerini bilmiyorum. Pek çok kez yaptığımız iyiliklerin çok
küçük olup olmadığını, birilerinin yaşamlarında birşeyleri değiştirip değiştirmediklerini sorgulamıştım. Ama o anda Rahibe Teresa’nın şu sözlerini anımsadım: “Büyük şeyler yapamayabiliriz – ama küçük de olsa büyük bir sevgiyle pek çok şey yapabiliriz.”

Donna Wick
Tavuk Suyuna Çorba Kadınların Yüreğini ısıtacak öyküler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir