Akşam Erken İner Mahpushaneye – Ahmed Arif

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Akşam Erken İner Mahpushaneye

Akşam erken iner mahpusaneye.
Ejderha olsa kar etmez.
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan oluşun,
Kar etmez, inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete.

Akşam erken iner mahpusaneye.
İner, yedi kol demiri,
Yedi kapıya.
Birden, ağlamaklı olur bahçe
Karşıda duvar dibinde.
Üç dal gece sefası,
Üç kök hercai menekşe . . .

Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalda kaysı.
Başlar koymaya hapislik.
Karanlık can sıkıntısı. . .
Kürdün Gelini’ni söyler maltada biri
Bense volta’dayım ranza dibinde
Ve hep olmayacak şeyler kurarım,
Gülünç, acemi, çocuksu…

Vurulsam kaybolsam derim,
Çırılçıplak, bir kavgada.
Erkekçe olsun isterim,
Dostluk da , düşmanlık da.
Hiçbiri olmaz, halbuki,
Geçer süngüler namluya.
Başlar gece devriyesi jandarmaların…

Hırsla çakarım kibriti…
İlk nefeste yarılanır cıgaram,
Bir duman alırım, dolu,
Bir duman, kendimi öldüresiye.
Biliyorum, “Sen de mi?” diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpusaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni
Çıldırasıya…

Ahmed Arif

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir