Beklenti – Sait Maden

Beklenti

Seviyoruz burayı. Çökük omuzlu,
sarkık bıyıklı
balıkçılar köyü burası. Alınlarına
kasketlerini indirip
sabahtan akşama dek, put gibi
ufku gözetleyen adamlar
arasında geçiyor günlerimiz. Köy
titiz testeresi altında
ağustos böceklerinin. Sıska kediler,
midye kabuklarıyla örtülü dar sokaklar, ve
kıyı boyunca
sarkan ağlar taş direklerden . . .
Deniz
kahvenin duvarına yaslanıp
yorgunluk çıkarıyor bütün gün
bizimle birlikte, asma altında.
Ne gelen var
ne giden… Yarım
bir kürekle bir kırık tahta parçası
vurdu sabahleyin kıyıya. Eve dönerken
ufak bir yıldız bulduk
iskelenin az ötesinde. Kim bilir
göğün neresinden düşmüş
kimin yıldızıydı; sarısabırlar
arasında kara, kirpiksiz
bir göz gibi
bize bakıp duruyordu. Ve
akşama doğru
gölgemsi bir şey geçti sokaktan,
aşıp çitleri
gözden yitiverdi çitlembiğin orada.
Oğlum! kapatsana kapıyı,
gök girmesin içeriye, deniz çekilsin,
yeter, hışırdamasın ağaç.
Ört pencereleri, duymuyor musun,
bir şey debeleniyor yerde
aşağıda
umut gibi mi desem,
ağıt gibi mi desem
ne idüğü belirsiz bir şey. Ne mi bu sesler?
Ne olsun oğlum,
kanatsız kırlangıçlar düşüyor
sessizliğin sığ çamuruna.

Peki ama ne bekliyoruz?
Kim gelecek oltadan, paraketeden,
ığnptan,
gece, deniz, gök,
cehennemin dibinden ya da?

Sait Maden

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir