Bir Günün Sonunda Arzu – Ahmet Haşim

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Bir Günün Sonunda Arzu

Yorgun gözümün halkalarında
Güller gibi fecr oldu nümâyân,
Güller gibi… Sonsuz, iri güller,
Güller ki kamıştan daha nâlân,
Gün doğdu yazık arkalarında!

Altın kulelerden yine kuşlar,
Tekrârını ömrün eder i’lân,
Kuşlar mıdır onlar ki her akşam,
Âlemlerimizden sefer eyler?

Akşam, yine akşam, yine akşam,
Bir sırma kemerdir suya baksam;
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam!..

Ahmet HAŞİM
Piyale, 1926

Vezin: Mef’ûlü / meâilü / feûlün

Garden Bar’da Konuşan İki Adam

– Şu ışıklar içinde görünüp kaybolan kadınlara bak! Ne derilerindeki beyazlık insan derisi beyazlığı, ne gözlerindeki siyahlık, insan gözü siyahlığı, ne dudaklarındaki kızıllık, insan dudağı kızıllığıdır. Doğanın eserleri hiç de bu sahne yaratıkları kadar güzel değil! Kırmızı, sarı, yeşil, siyah boyalar, renksiz etleri, çipil gözleri, soluk dudakları değişikliğe uğratarak, harap organlardan birer gençlik mucizesi oluşturmuş. Kim diyor ki kadın şimdi, eskisi gibi yüzünü sıkı örtüler altında saklamıyor? Ya boya örtüleri? Bunların altındaki gerçek yüzü görmek hiç mümkün mü? Boyalar olmasa bilmem kadın ne yapardı?

– Kadın ne yapardı bilmem… Ama boyalar olmasa bilmem ki göz nasıl boyanırdı?

Ahmet Haşim

(Bize Göre)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir