Merdiven – Ahmet Haşim

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Merdiven

Ağır ağır çıkacaksın hu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve hir zaman hakacaksın semaya ağlayarak…

Sular sarardı… yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…

Ahmet Haşim

Ahmet Haşim sanat anlayışını açıklarken Fransız sembolistlerinin düşüncelerinden yararlandı. Ama savunduğu ilkeleri kılı kılına izlemedi. Şiirleri kapalı, anlaşılmaz, çağrışımlara açık değildi. Genellikle Türk şiirinin mecaz. eğretileme sanatlarına yaslanıyordu.

Bütün şiirlerinde aruz ölçüsünü kullandı. Heceyi ·’köylü vezni” diye küçümsediği söylenir. Oysa yaşadığı yıllarda genç sanatçılar heceyle yazıyorlardı. Ama o da, Yahya Kemal gibi. aruzdan vazgeçmedi.

Koşuk biçimi bakımından şiirimize getirdiği önemli yenilik Serbest Müstezat’tır. Biri “Mef’ulü mefailü mefailü feulün” ölçüsüyle uzun, öbürü “Mef’ulü Feulün” ölçüsüyle kısa iki dizeden oluşan bu divan şiiri kalıbını Servet-i Fünun şairleri değişik biçimlerde denemiş, anlamı da beyitlerden kurtarıp şiirin bütününe yaymışlardı. Haşim daha da ileri gitti, her dizede başka bir ölçü kalıbı kullandı. Böylece, sembolist şairlerin “vers libre” denilen serbest nazım anlayışına yönelmeyi denedi.

Sonraki kuşaklar Haşim’in Serbest Müstezat’ını önce heceye uyguladılar. Arkasından da ölçü ayak yönünden büsbütün bağımsız davranarak günümüzün şiirine ulaştılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir