Dönüyor Mevsim – Ahmet Oktay

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Dönüyor Mevsim

Sadece bir rüya arar insan
gecenin ve alkolün göğsünde. Mazi
ürkütür çünkü ve bir uçurumdur
her otel odası. Yatıyor
binlerce cesedim
diplerinde. Belki son dubleye
bakarken düştüm, belki fasıl
dinlerken radyoda. Ey sesin muamması!
İnliyordu yaylı tambur: Yatalak
bir hasta ya da
dövülmüş bir çocuk. Zaman ve Hayal!
tükettiler beni. Her hatıra
korkunç: Ayak seslerim
yankılanıyor koridorlarında
Işıklar Askeri Lisesi’nin,
peşimde ablamın hayaleti : Bir yaz
günü öldü benden uzakta. Mor
elbisesiyleymiş. O şanlı üniforman
nasıl da almıştır gözleri
hafifleyip uçarken damdan.
Kışlalar
talimler, abaza kar günleri.
Buzlar
çözülürken de terkedildim. -Nabekar
kadın- diye haykırdım ve binlerce
parçaya böldüm nikah resmimi.
Yaşam
dökülüp gitti üstümden.
Bir kadeh daha. Camları açın, camları açın!
Yağmur: Ağıt ve Övgü, Teselli
ve Tövbe. Kim kime ne anlatabilir.
Masana oturdum, çünkü yalnızlık
çürüttü ciğerlerimi. Artık insanda
yürek yok. Mansur’un boynunda
akrep görüp öldürmek istemişler,
“Çekin elinizi” demiş, “on iki yıldır
ahbabımızdır.” Ruh
karanlıktır, gerçek de Söz: Matrud
Rıza diye değil Albay Rıza
diye geçtim üçüncü sınıf
otellerin ve meyhanelerin
kanlı tarihine.

Dönüyor mevsim. Ah! eski bahçeler,
geçerdik
bir yaprak mahşerinden. Bir gül
aldım dün kendime otele dönerken,
bardağa koydum ve kokladım toprağı;
aksın, aksın istedim içimdeki ufunet.
Çünkü aklımda ve kalbimde
işledim bütün cinayetlerimi.

Mevsim dönüyor
Artık yaşamak bir külfet.

Ahmet Oktay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir