Yağar Yağmur Yer Yaş Olur Türküsünün Hikayesi

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Yağar Yağmur Yer Yaş Olur Türküsünün Hikayesi

Bugünkü adıyla Sarıabat olan Sarıova Köyü Tavas’ın kuzey doğusunda 15 kilometre uzaklıktadır. Köy ve ovası Kazıkbeli geçidini de içine alacak biçimde denizden yüksekliği 1300 metre olan bir konumdadır.

Öykünün kahramanı Hayışoğlu 17’inci yüzyılın ikinci yarısında bu yalçın yörelerin merkezi olan Tavas’ta yaşamıştır. Gençliği çok hareketli geçmiştir. Çevresindekilerin büyük sevgisini kazanmıştır. Köy güreşlerinde bileğini büken çıkmazdı. Avcılıkta da attığını vuran bir delikanlıydı. Bu hızlı yaşamı içerisinde her gencin başına gelen aşk gerçeği ona bir başka türlü musallat olmuştur. Osmanlı halkı içerisinde Rum azınlıkların olduğunu biliyoruz. Bu yörede de oldukça büyük bir toprağa sahip Rum asıllı bir aile vardı.

Hayışoğlu, bu ailenin kızına vurulur. Rum kızı da Hayışoğlu’na cilve yapar. Bu arada, yörede güzelliği dillere destan, fakir bir ailenin kızı olan Halime, Hayışoğlu’na gizliden gizliye vurgundur. Hayışoğlu, Celali isyanlarının bastırılmasında Menteşe Beyliği’nde görev almıştır. Konya’ya kadar giderek cesaretiyle birçok Celalinin kellesini Menteşe Beyi’ne getirmiştir. Bir ara sevdalandığı Rum kızını görmek için Tavas’a gelir. Ani bir kararla kızı zorla kaçırır. Kızın babası da durumu zaptiyelere bildirir.

Kazıkbeli mevkiinde Hayışoğlu ve ona yardım eden iki kardeşiyle zaptiyeler arasında ölümüne bir çatışma olur. Havanın kararmasından yararlanıp zaptiye çemberini yaran Hayısoğlu ve kardeşleri
Sarabat’ın doğusundaki Asar Dağı’na doğru kaçar. Diğer taraftan Hayısoglu’na âşık olan Halime kız bu çatışmanın ertesi günü, üzüntüyle erkenden köyden ayrılır. İzini bir daha ne gören ne de duyan olur.

Hayısoğlu ile zaptiyeler arasındaki çatışma çok soğuk, karla karışık yağmurlu bir kış günü olmuştur. Bu çatışmada atıcılığıyla ünlü Hayısoğlu, zaptiyelerden birkaçını alnından vurur. Sonra da zeybek olarak ünlenir. Günümüzde yörenin en güzel zeybek oyunlarından biri olan “Yağar Yağmur” türküsü, Tavas yöresi halkının gönlünden kopup, ufak tefek değişikliklere uğrayarak günümüze kadar gelmiştir.

Yağar yağmur yer yaş olur…
Uçan da kuşlar bidanem sarhoş olur.
Bade içen bir hoş olur,

Ah gidi baygın baygın ben olaydım
Kokulacak gülün ben olaydım.

Halime de kızının uçkuru
Çözmem diye hıçkırı.

Yağar yağmur kirsesine
Avrupa da çökmüş fidanım ensesine
Ben bilirim aman aman yar sesine.

Halime de kızının uçkuru
Çözmem diye hıçkırı.

Yağar yağmur burgam burgam
Kadifeli yastık telli yorgan
Saracaksan işte gerdan aman aman.

Ah gidi baygın ben olaydım
Kokulacak gülün ben olaydım.

(Yöresi: Denizli; kaynak kişiler: Süleyman PAŞAOĞLU; derleyen: Sami Uğur GÜLMEZ, Mehmet SUBAŞI)
Kaynak: Merdan GÜVEN / TÜRKİYE SAHASINDAKİ HİKÂYELİ TÜRKÜLER ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA DOKTORA TEZİ/ TEZ YÖNETİCİSİ Yrd. Doç. Dr. Dilaver DÜZGÜN / ERZURUM – 2005

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir