Barış Terkoğlu

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Barış Terkoğlu

Gazeteci, yazar. Barış Terkoğlu, 10 Temmuz 1983 tarihinde İstanbul’da doğdu. Barış Terkoğlu, İstanbul üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra yüksek lisans eğitimine Marmara Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü Ortadoğu Siyasi Tarihi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde devam etmiştir.

Aynı üniversite doktora eğitimini sürdürmektedir. 2008 – 2010 yılları arasında CNN Türk’te yayınlanan Oradaydım adlı belgeselde araştırmacı olarak çalışmıştır. Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapmış olan ünlü gazeteci, 2008 yılından itibaren Oda TV haber müdürlüğü görevini yürütmektedir.

04 Mart 2020 tarihinde Barış Terkoğlu’nun “Libya şehidi MİT mensubunun cenaze görüntülerine Odatv ulaştı” haberi nedeniyle gözaltına alındı ve tutuklanarak cezaevine konuldu.

BARIŞ TERKOĞLU KİTAPLARI
Sızıntı Wikileaks’te Ünlü Türkler 2012
Mahrem Gizli Belgelerle Türkiye’nin Sırları 2015
Metastaz 2019

Son Yazısı – Cumhuriyet Gazetesi – 09 Mart 2020
“Bir Su Şişesiyle Ne Yapılır?

Akşamdan avukatıma haber verdim. Sabah gözaltına alınacağımı, ardından tutuklanacağımı söyledim. Kapı çaldı, açtım. “Bekleyin, giyinip geliyorum” dedim. Kuşkusuz beni şaşırtan, İstanbul Emniyeti’nde girdiğim hücrede altı çizilerek okunup bırakılmış Fahrenheit 451 ile karşılaşmak oldu. Okumayı zor eden bir karanlıktı. Bitirmeye çalıştım. Zorbalığın, sansürün, kitap yakılan bir dünyanın değerlerini ne güzel anlatıyordu.

Hani “bu anı sanki yaşamıştım” deriz ya… İşte onlardan biri buydu. Dünyaya aklınızla bakıyorsanız saatin zembereğinin kurulduğunu görürsünüz. Artık zilin çalacağı anı beklemek kalmıştır. Bu da öyle bir zamandı.

FETÖ’NÜN MİRASINI TAŞIYANLAR
9 yıl önce Fethullahçıların bizi hapse atmak istediğini biliyorduk. Bugün de iktidar içinde yargıyı etkileyebilecek gücü olan çeteler aynı şeyi istiyordu. 9 yıl önce ilk olarak harekete geçen Fethullahçıların elindeki gazeteler, televizyonlardı. Bugün ise iktidar içindeki çetelerin medyası, sosyal medyadaki beslemeleri aynı işi yapıyordu. Artık sadece, FETÖ’nün bıraktığı mirası, adını değiştirerek bir madalya gibi taşıyan yeni yargı mensuplarının harekete geçmesi kalmıştı. İşte bahsettikleri haber, kurulan tezgâhın bahanesiydi sadece.

Nasıl olabilir? Kendi memleketinden uzakta şehit olan bir MİT mensubunun cenazesi devletin gizli bilgisi sayılabilir? Günlerdir Türkiye’nin konuştuğu, Cumhurbaşkanı’nın kürsüden ilan ettiği, Meclis’te bir vekilin adını soyadını açıkladığı, köy muhtarının bile sosyal medya hesabında şehidin fotoğrafıyla paylaştığı bir bilgi mahrem ilan edilir?

MİT Başkanı’nın oğlunu evlendirmesi haber olurken, düğünün fotoğrafları, katılanlar paylaşırken, nasıl olur da şehit olan personelin cenazesi yasak kabul edilir? Görev başındaki MİT mensuplarının güvenliği için çıkarılmış bir kanunun, artık vatan toprağının altında olan bir istihbaratçı ile ne ilgisi var?

Niyet, suçu bulmak değil, yaratmaksa bu soruların bir anlamı yok. Sizi hapsetmek için sebep aranıyorsa kanun kitabı uzatılıp genişletilebilir. Sizi susturmak, kaleminizi kırmak için mahkemeler bahane kılınabilir. ”
Devamını www.cumhuriyet.com.tr’den okuyabilirsiniz…

Bunları da Sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir