Deniz Sarhoşları – Ömer Bedrettin Uşaklı

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Deniz Sarhoşları

Köpükten omuzları birbirine dayanmış,
Yüksek, mağrur başları akşam rengiyle yanmış,
Sahile koşuyorlar hak deniz sarhoşları!..

Bazen yırtık yelkenli bir sandala çarparak,
Bazen ufkun kıpkızıl şarabına taparak
Gitgide coşuyorlar hak deniz sarhoşları!..

Rüzgarların ıslığı en yakın yoldaşları…
Yıllarca dövünerek içi yenmiş taşları
Bir anda parçalayıp doyacak hu sarhoşlar!..

Çılgın gönüllerinde aşkın en büyük kini,
Yosunlu kayaların o yeşil güzlerini
Deli aşıklar gibi oyacak bu sarhoşlar!..

Ömer Bedrettin Uşaklı

“Denizsiz bir yörede doğmuş ve örünün çoğunu denizsiz yörelerde geçirmiş bu şairde deniz, bir simge olarak değil yaygın bir tematik düzlem olarak geniş yer tutuyor ve Uşaklı bu yönüyle bir bakıma romantizme yakın düşüyor. Oysa, o da kuşağının öteki şairleri gibi, romantizm sonrası akımlardan el almış iki kurucu şairi, Yahya Kemal’i ve Ahmet Haşim’i belirgin bir biçimde izliyor. Kuşkusuz dönemin eğilimi doğrultusunda vezinde ‘hece’yi yeğleyerek ve onların tematik eksenini Anadolu’ya uyarlayarak. Dili ve üslûbu bazen koşma diline, bazen mani diline kaçıyor ama bunu ‘Hececiler’ gibi taklitçi bir tarzda yapmıyor. Ona Anadolulu bir Ahmet Haşim bile denebilir. Ancak Ahmet Haşim gibi fantastik tablolar değil, pastoral tablolar çiziyor. Kırlar, yaylalar, dağlar, uçurumlar hep bir camın gerisinden ve insansız olarak yansıyor şiirine. Gözüne çarpan insanlar, sadece ‘Tahtacı Güzelleri’.” (Tahir Abacı) 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir