Sual – Celal Sılay

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Sual

Zincirlerle çekiyor işçiler
Güneşi, yatağımın başına,
Ben nasıl çıkarım bu kirli yüzle
Güneşin karşısına?

Kuşlar başucuma toplanmış,
Perdeleri açılıyor sabahın;
Ben nasıl sokarım bu tembel vücudu
Bahçesine Allah’ın?

Kim gönderir satıcıları,
Kapımın eşiğine salar?
Ben nasıl alırım mallarını,
Ancak kendilerine yetecek kadar!

Gece örtülüyor üstüme,
Uyutmak için zannederim,
Kim yaşatıyor beni hata,
Cevap isterim?

Celal Sılay

Celal Sılay Hakkında:
Haldun Taner, onun hakkında yazdığı bir yazıda onun karakteri ve edebi kişiliği hakkında bilgi verirken sevecen bir ifadeyle “ Kulaktan dolma bilgilerle konuşan, içki masalarında sık sık görülen biraz düzensiz ve deli dolu yaşayan bir şair” olarak tasvir etmiştir. Bazı Fransız şairlerinin isimlerini sık sık kullanan bohem bir yaşam süren, düzgün bir hayat kuramayan, otel odalarında veya bekar evlerinde yaşayan şair hakkında bir başka betimleme de şu şekildedir.”

Gürül gürül yaşam dolu, sesi, gülüşü, kahkahası dünyayı tutan, şiir yazıp şiir yaşayan, doğru yanlış düşüncelerini hiç çekinmeden, hatır gönül saymadan pattadak söyleyen, kendi deyimiyle, daha o toyluk dönemindeki “büyük lâf eden, gürültü yapan, muhataplarını ezen” hoyrat insandan, daha bir yerine oturmuş, daha bir durulmuş, daha kaygılı, duygulu, iyiye güzele doğruya daha saygılı bir insan çıkarmayı başaran şair Celâl Sılay’ı ölüm elli yaşında yakaladı.

Yapayalnız oturduğu, gelgeç duygusal ilişkileri dışında, eşe dosta, ahbaba, arkadaşa kapısı kapalı evinde ölü olarak bulunmuş. Tek başına yakalamış ölüm onu, o hoyrat dış görünüşü, zaman zaman insanı kendinden uzaklaştıran kırıcılığı altında, incenin incesi, duygulu bir yürek taşıyan adamı”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir