Devrim Özkan

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Devrim Özkan

Sinema ve tiyatro oyuncusu. Devrim Özkan, 1998 yılında Muğla’da dünyaya gelmiştir. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Oyunculuk Ana Sanat Dalı’nda eğitimini sürdüren Devrim Özkan, oyunculuk kariyerine Rüya adlı dizide canlandırdığı İpek karakteri ile adım atmıştır.

Show Tv ekranlarında yayınlanan Rüya dizisinde canlandırdığı İpek karakteriyle oyunculuk kariyerine başlayan Devrim Özkan kısa sürede çok beğenilmişti. Fakat Rüya dizisinin ne yazık ki ömrü pek uzun olmadı.

Rüya dizisinden sonra bir projede yer almayan Devrim Özkan, bundan sonra TRT1 ekranlarında yayın hayatına başlayan Vuslat dizisinde Feride karakterine hayat vermiştir.

Vuslat Dizisinde Feride Rolünde
Vuslat Dizisinde Feride Rolünde

Şimdilerde TRT 1 ekranlarında yayınlanmakta olan Vuslat dizisinde Feride karakterine hayat veren Devrim Özkan, 1.73 metre boyunda ve 52 kilodur.

Devrim Özkan’ın rol aldığı diziler ve filmler:

2019 – Vuslat (Feride) (TV Dizisi)

2017 – Vatanım Sensin (Havva) (TV Dizisi)

2017 – Rüya (İpek) (TV Dizisi)

Milliyet Gazetesi magazin eki Cadde’de yapılan bir röportajdan alıntı:

Devrim Özkan, 18 yaşında hayallerinin peşinden gidip, İstanbul’a geldi. Oyuncu, “Biraz cesaretli bir insanım. Baş edebileceğimi düşündüm. Geldiğimde tek arkadaşım yoktu” diyor. Özkan’la Muğla’dan İstanbul’a uzanan hikayesini, projeyi ve şöhrete bakışını konuştuk.

Hikayeniz Muğla’dan İstanbul’a uzanıyor. Biraz oyunculuk serüveninizden bahseder misiniz?
Küçük yaşlardan beri sporla ilgiliyim. Hep antrenör ve yarışmacı sporcu olmak gibi planlarım vardı. Lisede tiyatro yapmaya başlayınca, sahneye ait olduğumu hissettim ve güzel sanatlar okumaya karar verdim. Sınava girdim, kazandım. Sonra şu anki menajerim Nuray’la (Saygınöz) tanıştık. Sektöre eğitimimi tamamlayıp, sonra başlamak istiyordum. Ama şartlar öyle gelişmedi. Ailemden gizli sayısız deneme çekimine girdim. En sonunda ilk işim oldu (Rüya) ama ailem daha 18 yaşındayken okulu bırakıp, İstanbul’a gelmemi desteklemedi. Fakat ben hayallerimden vazgeçmedim ve bir sırt çantasıyla tek başıma İstanbul’a yerleştim.

Tek başına büyük bir şehirde yaşamak başlarda korkutmadı mı?
Bu konuda mütevazi olamıyorum, biraz cesaretli bir insanımdır. Baş edebileceğimi düşündüm. İstanbul’a geldiğimde tek arkadaşım yoktu, kimseyi tanımıyordum. Zaten ilk 1-2 ayım vapurlarda geçti. İstanbul’u tanımak için sokaklarda kayboldum, insanlarla tanıştım. Ama yine yalnızdım. Zaten yalnız olmayı çok severim. Sonra bir kedi sahiplendim. Burada onunla birlikte büyüdüm diyebilirim.

‘Vuslat’ üçüncü projeniz. Kısa sürede bir dizide başrol üstlendiniz. Kendinizi şanslı buluyor musunuz?
Tabii ki çok şanslıyım. Ama ben şansın bir anda geldiğine inanan biri değilim. İnsan kendi şansını kendi yaratır. Ben de şansımı kendim yarattım. Bu yolda elimden geleni yaptım, yapıyorum da.

Güzellik sizce rakipleriniz arasından sıyrılmanızda etkili oldu mu?
Yaptığımız işte elbette dış görünüş ve aura çok önemli. Ama sonuçta bir tane güzel insan yok. Güzeli güzel yapan ve projeye dahil olmasını hak ettirecek başka şeyler olmalı.

Başrol sorumluluğu üzerinizde bir baskı hissettiriyor mu?
Hem de nasıl! Daha çok küçükken ve yolun başındayken böyle bir sorumluluk almak, büyük bir inanç ve azim istiyor. Tabii ki yükümü, elimden ne gelirse onu yaparak hafifletmeye çalışıyorum. Çünkü çalıştığım insanlar nerdeyse benim yaşım kadar iş yapmışlar… Onların altında kalmamalısın. Tecrübeli insanların bir adımı, benim 10 adımım. O yüzden bu sorumluluğu en iyi şekilde üstlenmeye çalışıyorum.

Dizide canlandırdığınız Feride üvey ailesiyle ve zor şartlar altında yaşamını sürdürüyor. Siz nasıl bir aile de büyüdünüz?
Ben mis gibi bir ailede büyüdüm. Babam emekli kepçe operatörü, annem ev hanımı, ablam bankacı. Dört kişilik çekirdek bir aileyiz. Çocukluğum sokaklarda geçti. Ablam sporcuydu, ben de aynı şekilde… Babam ve annemin hem oğulları hem kızlarıydık. Güzel bir mahalle kültürü, komşuluk ilişkileri, samimiyet, zor-iyi şartlar… Bunların hepsi şu anki karakterimi oluşturan şeyler. Sokaklarda istop oynadığım günlere bir dakikalığına bile dönmek güzel olurdu.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi‘nde tiyatro bölümü öğrencisisiniz. Okulu tamamlamayı düşünüyor musunuz?
İki yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Burada belirli bir düzenim var. Ama eğitimime mutlaka devam etmek istiyorum.

Dizide Aziz’le imkansız bir aşkın kahramanlarısınız. Aşk sizin için ne ifade ediyor?
Aşkı insanlar sadece iki insan arasındaki duygu olarak algılıyorlar. Bence aşk, her şey… Ulaşmak istediğin şeyler, annen, inancın, bakarken huzur bulduğun tablo, köpeğin, olmak istediğin yer, sevgilin… Ama kadın-erkek ilişkisi olarak bakarsak, daha önce aşık olmadım. O yüzden benim için yaşamadan bilemeyeceğim bir şey.

‘Tek korkum yersiz şöhretlerin arasına girmek’

Tanınmaya başladıktan sonra hayatınızdan neler değişti?
Yemek sepetinden hediyeler alıyorum (gülüyor). Şaka bir yana birinin gelip samimiyetle elini sıkıp, güzel cümleler kurması çok güzel. Tabii zor yanları da bir o kadar çok… Bir gün Feride, Aziz’e biraz sert davrandığı için biri suratımı tırnaklamaya kadar çalışmıştı. Siber zorbalıktan bahsetmiyorum bile, her gün yeni bir örneğini görüyoruz. İnsanların farkındalıkları çok önemli. Gerçek hayatla dizi hikayesini karıştırmamak zor olabiliyor bazı seyirciler için. Ama dediğim gibi samimiyetle gelen her şey çok güzel.

Bunları da Sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir