Sedimantasyon Nedir, Yüksekliği Ve Düşüklüğü Nedenleri, Ne Olmalı?

Beğendi iseniz lütfen paylaşın

Sedimantasyon Nedir, Yüksekliği Ve Düşüklüğü Nedenleri, Ne Olmalı?

Sedimantasyon, vücuttaki iltihabı algılayan ve bağışıklık sistemi hastalıklarının tespitinde yaygın kullanılan bir kan değeridir. Genellikle; SED oranı, Sedim ya da ESR olarak da kısaltılmaktadır.

Sedimantasyon Değerleri Niçin Önemlidir?

Sedimantasyon, bir test tüpünde bulunan kırmızı kan hücrelerinin tüpün en dibine düştüğü süreçtir. Kısacası, iltihaplanma arttıkça; SED oranı da artar. Yani, yüksek çökelme oranları, daha fazla hastalık aktiviteleri ile ilişkilendirilirken; sedimantasyon düşüklüğü ise, hastalığın daha az düzeyde aktif olduğunu düşündürür.

Vücutta iltihaplanma olduğunda, kandaki anormal proteinler; kırmızı kan hücrelerinin kümelenmesi ve ağırlaşmasına, dolayısıyla tüpün dibine hızla düşmesine neden olur. Bu durum da, sedimantasyon oranlarının daha yüksek olacağı anlamına gelmektedir. Bu testler, kanser teşhislerinde de kullanılabilmektedir.

İdeal Sedimantasyon Değerleri

Normal SED oranı için, belirli üst eşik değerleri; bir tıbbi uygulamadan diğerine, çok az miktarda değişebilir. Fakat çoğunlukla normal sedimantasyon değerleri; kadınlarda 8, erkeklerde ise 5’tir. Sedimantasyon hızı, yaygın olarak; yaşlılarda biraz daha yüksek olabilmektedir. Şu değerler, sedimantasyon için normal değer aralıkları olarak kabul edilmektedir:

– 50 yaşın altındaki kadınlarda, 0 – 20 mm/saat.
– 50 yaşın altındaki erkeklerde, 0 – 15 mm/saat.
– 50 yaş üstündeki kadınlarda, 0 – 30 mm/saat.
– 50 yaş üstündeki erkeklerde, 0 – 20 mm/saat.
– Çocuklarda, 0 – 10 mm/saat.
– Yeni doğan bebeklerde ise, 0 – 2 mm/saat.

Sedimantasyon Yüksekliği ve Düşüklüğünün Nedenleri

Sedimantasyon yüksekliği, tipik olarak; vücudunuzda bir iltihabın varlığına yahut iltihaplanmaya neden olan bir hastalığınızın olduğuna işarettir. Enflamasyon kısa vadede, akut ya da uzun bir sürede, kronik olarak oluşabilir ve de çeşitli durumlardan kaynaklanabilir.

Sedimantasyon düşüklüğü ise, genellikle vücutta herhangi bir iltihap olmadığının işaretidir. Fakat her hastalık, iltihapla gelişen hastalıklar sınıfında yer almaz. Örneğin, karaciğerle alakalı olan hastalıklar, kan şekerinin yüksekliği veya böbrek hastalıkları; sedimantasyon yükselmesine sebep olmaz.

Eritrosit sedimantasyon hızı, özellikle yeni doğan bebeklerde çok düşük olabilir. Bunun yanı sıra; viral hastalıklarda ve kan yapımının arttığı polistemi durumlarında, sedimantasyon hızı azalmaktadır. Ayrıca eritrositlerde kusurun olduğu, talasemi minör vb. gibi hastalıklarda da; yine ESR değeri azalmaktadır. Bilinmesi gereken bir diğer konu ise; ilaçların da, SED değerlerinde değişikliklere yol açabiliyor olmasıdır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir