Kurşunotu (Dövenotu, Kuduzotu, Sıtmaotu) Özellikleri ve Faydaları

Kurşunotu (Dövenotu, Kuduzotu, Sıtmaotu) Özellikleri ve Faydaları ÖZELLİKLERİ  Latince adı: Plumbago Europea. 70 – 80 cm. boyunda, Temmuz – Ekim ayları arasında kırmızı mor renkli çiçekleri açan, ekilmemiş tarla ve yol kenarlarında rastlanan bir bitkidir. Orta Avrupa’dan, Balkanlar, Anadolu hatta İran’a kadar olan geniş arazilerde yetişmektedir. Bitki çiğnendiğinde diş ağrılarını geçirdiği için dişotu, kağıda sürüldüğü […]

Kroton Ağacı Özellikleri ve Faydaları

Kroton Ağacı Özellikleri ve Faydaları ÖZELLİKLERİ Latince Adı: Croton Tiglium. Küçük bir ağaçtır. Hindistan’da yetişir. Ağacın hintyağı tohumlarına benzeyen tohumları, yağ elde etmek üzere kullanılır. Hintyağı tohumu gibi silindir şeklinde olmayıp, üç köşeli olması ile ayırt edilir. Tohumların soğukta sıkılması ile elde edilen kroton yağı esmerimsi sarı renkli, koyu kıvamlı, nahoş kokulu, yakıcı lezzetli bir […]

Kokar Ağaç (Aylandız, Osuruk Ağacı) Özellikleri, Faydaları

Kokar Ağaç (Aylandız, Osuruk Ağacı) Özellikleri, Faydaları ÖZELLİKLERİ  Latince adı: Ailantus Glandulosa 5 – 10 metre boyunda yaz başında yeşilimsi renkli çiçekler açan, nahoş kokulu bir ağaçtır. Gövde ve dalların kabukları soyularak kurutulur, suyla kaynatılarak içilir. Bahçelerde haşereyi kaçırmak için bu ağaçtan hazırlanan solüsyonlar püskürtülerek kullanılır. 500 gram taze yaprak 20 litre su içinde 2 […]

Kızılcık Bitkisi Özellikleri ve Faydaları

Kızılcık Bitkisi Özellikleri ve Faydaları ÖZELLİKLERİ  Latince adı: Cornus mas. 4 – 5 metre boyunda, bahar aylarında sarı renkli çiçekleri, yaz sonunda kırmızı oval meyveleri olan bir ağaçtır. Orta Avrupa, Balkanlar ve ülkemizde de Karadeniz bölgesinde yetişmektedir. Ayrıca Anadolu’nun diğer bölgelerinde bahçelerde de yetiştirilmektedir. Kızılcık meyveleri yemiş olarak, şerbet ve reçel yapımında tüketilir. İlaç yapılacaksa […]

Kısa Mahmut Otu Özellikleri ve Faydaları

Kısa Mahmut Otu Özellikleri ve Faydaları ÖZELLİKLERİ  Diğer adları: Dalak Otu, yer meşesi, yer palamudu, Erkurtaran otu Latince Adı: Teucrium Chamaedrys, Teucrium Flavum (sarı çiçekli kısa mahmut), Teucrium montanum (yabani kısa mahmut), teucrium polium (tüylü kısa mahmut), teucrium divaricatum (kırmızı çiçekli kısa mahmut) 10 – 50 cm. boyunda, yaz aylarında türüne göre değişik renkli çiçekler […]

Kırmızı Kantaron (Küçük Kantaron) Otu Özellikleri ve Faydaları

Kırmızı Kantaron (Küçük Kantaron) Otu Özellikleri ve Faydaları ÖZELLİKLERİ Latince Adı: Erythraea Centaurium. 30 – 50 cm boyunda, yaz aylarında kırmızı pembe renkli çiçekler açan, rutubetli çayırlar ve ormanlarda rastlanan otsu bir bitkidir. Avrupa ve Türkiye’de rastlanabilir. Yaz aylarında toplanan bitki, küçük demetler halinde kurutulur. Kuru kırmızı kantaron kullanılacağı zaman suyla kaynatılır. Şeker, zamk, reçine, […]

Kırlangıç Otu (Temreotu) ‘nun Özellikleri ve Faydaları

Kırlangıç Otu (Temreotu) ‘nun Özellikleri ve Faydaları ÖZELLİKLERİ Latince Adı: Chelidonium Majus. 50 cm. yüksekliğinde, Nisan – Mayıs aylarında sıra renkli çiçekler açan, yine sarı renkli bir sütü olan, sulak ve gölgelik yerleri seven, otsu bir bitkidir. Avrupa ve Karadeniz bölgesinde rutubetli yerlerde yetişir. Taze halde iken tüm bitkiden ve sütünden ilaç yapılabilir. Toprak üstü […]

Kırkbaş (Aslankulağı, Aslanyağı) Otunun Özellikleri ve Faydaları

Kırkbaş (Aslankulağı, Aslanyağı) Otunun Özellikleri ve Faydaları ÖZELLİKLERİ Latince adı: Leontice Leontopelatum. Nisan- Mayıs aylarında sarı renkli çiçekler açan, 2-3 cm.’lik uzun meyveleri olan, 50 -100 cm yüksekliğinde, otsu bir bitkidir. Kıbrıs, Suriye, Yunanistan, Türkiye’de Ege ve Akdeniz kıyıları ile Güneydoğu Anadolu’da bulunan bir bitkidir. Toprak altı yumrulardan sıkılmak suretiyle elde edilen usare kullanılmaktadır. FAYDALARI […]

Burçak Tarlası Türküsünün Hikayesi

Tokatlı bir genç askerlik vazifesini yapmak için İstanbul’a gider. İzin gününde bir bayanla karşılaşır. Hanım kız güzel ve alımlıdır. Çok geçmeden Tokatlı genci fark eder. Gönül bu ya, birbirlerine aşık olurlar. Birbirlerini tanımak isterler. Kız zenginliğinden bahseder ama üstünde durmaz. Tokatlı genç de altta kalmamak için zengin olduğunu söyler. Çok geçmeden kızın babasının rızasıyla evlenirler. […]

Bediüzzaman Said Nursi

Bediüzzaman Said Nursi, 1878 senesinde Bitlis vilayetine bağlı Hizan ilçesi Nurs köyünde doğdu. Çocukluğunda çevresindeki alimlerden iyi bir eğitim aldı. Kendisinde görülen yüksek zeka ve hafıza nedeniyle önceleri “Molla Said-i Meşhur” diye tanındı. İlerleyen senelerde kendisine “Zamanın alimi” anlamına gelen “Bediüzzaman” dendi. Öğrencilik yıllarında temel islami ilimlerle ilgili 90 kadar kitap ezberleyen Said-i Nursi, bu […]

Veli Can Oduncu Ağıtının Hikayesi

Velican henüz bluğ çağına geldiğinde, Türkiye’de sağ ve sol olarak büyük bir ayrım yaşanıyordu. Komünist düzenin Türklere yaptığı baskıyı çok iyi bilen bir ailenin çocuğu olan Velican ülkücülerin safında yer aldı. Bir süre sonra, o zamanın komünist polis örgütü olan Pol-Der üyesi polislerce tutuklandı. Henüz bıyıkları yeni terlemiş 14 yaşında bir genç olan Velican Oduncu, […]

Bırakma Beni Sensiz – Selçuk Doğan

Masamda peynir biraz karpuz Yüreğim gözlerinde kalmış mahpus Odamda sis var azıcıkta pus Gitme,bırakma beni bensiz Tüketmekteyim mezemi rakımı içerken Penceremden ayrılık rüzgarı girerken Üşüyor bedenim kanım çekilirken Gitme,bırakma beni bensiz Hani ben sendim sen ise ben Terketsende vazgeçmem senden İlk sen değilsin bırakıpta giden Gitme,bırakma beni bensiz… Selçuk Doğan  Kaç kişi okudu 64

Doğunun Kadınları – Hilmi Yavuz

biz batan güne sahip çıktığımızda ay, Bitlis’te sarı tütün ya da bir akarsu imgesi gibi yiğit ve bütün bir ağıttı kadınlarımızda onlar hüznü bir çeyiz çileyi ince bir nergis ve gülerken bir dağ silsilesi taşırlar ve birer acıdan ibarettiler kayıtlarımızda kadınlar ki alınlarımızda doğuyu mavi bir nokta ve yazgıları çok uzakta bir nehir yoluna karışırlar […]

Erim Erim Eriyesin Türküsünün Hikayesi

1971 yılında askeri darbe sonucu Süleyman Demirel hükümeti devrilmiş, Nihat Erim başkanlığında bir hükümet kurulmuştu. Bu hükümet sol kesime karşı şiddetli baskı uyguluyordu. Buna Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarının asılması da eklenince Mahzuni’yi çok derinden yaralamış olan bu haksız infazları protesto için, “Erim Erim Eriyesin” türküsünü patlatır. Ne demek o zaman başbakana böyle türkü yakmak. Hemen […]

Yasak Evler Öyküsü

Yasak Evler Öyküsü Uzak yollardan gelen kafilenin önündeki vadi, ufka kadar uzanıyordu. Bu vadinin  tek girişi, dev kayaların arasındaki bir boşluktan ibaretti. Ancak tek kişinin sığabileceği bu kapıdan birer birer vadiye giren yolcular, önlerinde sanki sonsuza uzanan bir yol gördüler. Kapıdan geçen her yolcu, yolun başında durmuş bir ilancı ile karşılaşıyordu. İlancı, insanın içine işleyen […]

Yangın Olur Biz Yangına Gideriz Türküsünün Hikayesi

Tarihte İstanbul’da birçok yangınlar yaşanmıştır. Bu yangınlar şehrin ahşap evlerden oluşan beldelerini adeta kül haline getirmiştir. Yangın en büyük afetler olarak yaşanmaya başlanmıştır. Yangınlar birçok insanın canını yakmaya başlamıştır. Yangınların bu durumu sosyal afetlerin de yaşanmasına neden olmuştur. Yangınlar halkın psikolojisini iyice bozmuştur. Özellikle tarihi eserlerin zarar görmesi şehrin güvenliğini sorgulanır bir hale getirmiştir. Bu […]

Büyük Annenin Hatıra Defteri Öyküsü

Büyük Annenin Hatıra Defteri Öyküsü O kasabanın “nine”siydi. Fırtına önünde iki büklüm olmuş küçük bir meşe ağacını andıran bedenine rağmen zindeliğini muhafaza eder, asla başkasına yük olmak istemezdi. Söylenenlere göre, nine, altın arama günlerinde amcasıyla birlikte çok uzaklardan gelmişti kasabaya. Bu uzun yolculuk sırasında amcası hırsızlar tarafından öldürülmüş, o da bu kasabaya yerleşip öğretmenlik yapmaya […]

Emanet Halkaları – Abdurrahim Karakoç

Şu sıra yağcılık rağbete bindi Ülkü yalakaya, yağa emanet. Dağdaki haydutlar şehre indi Yüzbin yiğit bir korkağa emanet. Ecevit köpürdü, Mesut fal açtı Baykal dede gerginliğe yol açtı Kışlalarda çiçek çiçek sol açtı Mülk ölüye, ölü sağa emanet. Hoca cenahından tevil yağıyor Üçyüz mavra bir fincana sığıyor İnkar ısınıyor, ikrar soğuyor Oyuncular oyuncağa emanet. Çiller […]

Askere Mektup – Abdurrahim Karakoç

Sen Namazdağı’nda nöbettesin yüzbaşım İte-uğursuza Satılmışa karşı. Direniyorsun bir çınar misali Rüzgara kışa karşı İçe ve dışa karşı… Bugün Bayram sabahıdır yüzbaşım Günlerden 9 Şubat Keser dağların dondurucu ayazı Ya takiptesin, ya siperde Kılınamıyor, biliyorum Namazdağı’nda Bayram namazı… Düşmanın mermisi seni yıkmaz yüzbaşım Kirli ağızlardan dökülen Kiralık kalemlerden süzülüp akan Kahpece sözler yıkar. Aldırma yüzbaşım, […]

Hasret Türküsü – Bedirhan Gökçe

Gelde bitsin hasret yedi yıl oldu Bahar geldi geçti, zemheri oldu Dizde takat kalmadı, dilim lal oldu Teller kopuk, mızrap kırık, sözüm dar Yüz yüze gelmeden ölmek de mi var Özüne sözüne kurban olduğum Yoluna izine yüzüm sürdüğüm Gündüz düşlediğim, gece gördüğüm Yollar uzak, mevsim soğuk, hava kar Yüz yüze gelmeden ölmek de mi var […]