Başka Çare Yok

Hoca önemli bir işini halletmek için çevre köylerden birine gitmek üzere yola çıkar. O günün akşamı eğlence düzenleyebilecek olan geçler Hoca’nın da eğlencede bulunmasını isterler ve köyün yolunun başında Hoca’nın önünü keserek, gitmemesi için rica ederler. Hoca: – “Ne olur çocuklar beni yolumdan döndürmeyin çok önemli bir işim var, erkenden yola çıkmak zorundayım karanlığa kalmamam […]

Ağaçtan Öteye Yol

Hani ille Hoca’nın mestlerini çalmak isteyen o yumrucuklar yok mu? Onlar gene seferberliğe geçmişlerdi. Kumpaslarını kurdular. Hoca’yı tongaya düşürmek için yüksek bir ağacın dibinde toplandılar. Hoca’nın pek yakında oradan geçeceğini biliyorlardı. Nitekim biraz sonra Hoca göründü. Çocuklarda kendi aralarında sözüm ona tartışmaya daldılar. Onların böyle sıcağı sıcağına tartıştığını merak eden Hoca yanlarına gelerek durumun ne […]

Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?

Hoca’nın hırsızlarla da başı dertten kurtulmazdı. Akşehir’in hırsızları Hoca’dan da yoksul olsalar gerek ki zavallıcığının iki göz evcağızı, kaç kez soyulup soğana çevrilmişti. Ama hele bir gece hırsızlar ahıra girip de Karakaçan’ı çaldıkları zaman Hoca’nın içi iyice yandı. Arkalarından koştuysa da hırsızları tutamadı. Bütün gece gözüne uyku girmedi. Eşeğinin acı acı anırdığını duyar gibi oluyordu. […]

Acemi Bülbül

Hoca bir gün komşu köye giderken bir bağın önünden geçiyordu. Yola bakan bir kayısı ağacının dallarında patırdanan sapsarı, bencikli kayısıların nefis kokusu burnuna geldi, ağzı sulandırdı. Hoca dayanamayıp ağaca bindi, ergin, ballı, mis kokulu meyveleri başladı atıştırmaya. Öyle bir ağız tadıyla yiyordu ki mal sahibinin geldiğini bile göremedi. Birden, “Hey, ne işin var lan orada? […]

Zalimin Zulmü

Zalimin Zulmü Fıkrası  Zalimliği ile ünlü bir ağa, Akşehir’in köylerini gezmeye çıkmış, Bir kaç gür gezdikten sonra dönerken Hoca’yla karşılaşır. Hoca ağaya sorar? ” Ağam geziniz nasıl geçti, iyi eğlenebildiniz mi?” Ağa, “Gezdim çok eğlenceli geçti, cuma günü bir zelzele oldu, caminin kubbesi çöktü. Yirmi, yirmibeş kişi altında kaldı. Cumartesi bir yangın oldu, bir kaç […]

Ağa Sözünü Tutar Fıkrası

Ağa Sözünü Tutar Fıkrası Hoca gezisi sırasında uğradığı bir şehirde adamın biri ile tanışır. Adam, – “Hocam, sizi çok beğendim ne olur bu akşam bize buyurun, da bir lokma tuz ekmek yiyelim.” der. Hocada bu teklifi kabul eder ve sanır ki adam alçak gönüllülüğünden dolayı vereceği ziyafeti, tuz ekmek diye adlandırıyor. Davet günü sofraya otururlar. […]

Hoca Düğüne Davet Edilmeyince

Nasrettin Hoca’ya biri: – Yukarı Mahallede düğün var, üstelik sofrada çeşit çeşit yemekler var, yalnız davetli olmayanları içeri almıyorlar, benim bir davetiyem olsaydı durmaz giderdim. demiş. Hoca düğüne davet edilmeyince bir çare düşünmüş. Ee Hoca bu, kaçırır mı şöleni! Hemen boş bir zarf almış eline, içine de boş bir kâğıt yerleştirip gitmiş düğün evine. Sormuşlar, […]

Ben Gene İnsaflı Söyledim

Nasrettin Hoca, ayın kaçı olduğunu şaşırmamak için her gün çömleğinin içine bir taş atarmış. Gene böyle çömleğine taş attığı bir sıra Hoca’nın kızı görmüş ve bahçeden topladığı bir avuç taşı çömleğin içine atmış. Hoca’ya biri gelip bir gün. – Hoca efendi bugün ayın kaçı olduğunu biliyor musunuz? diye sorunca, Hoca: – Biraz bekle şimdi hesap […]

Yeni Mest

Yeni Mest fıkrası Hoca ile şakalaşmaya doyamayan köy çocukları bu kez de o namazda iken cami kapısının önüne bıraktığı mestlerini çalıp saklamışlardı. Bunun çocukların hüneri olduğunu bilen Hoca, “Çabuk bulup getirin mestlerimi, Yoksa!..”  diye hışımla gürledi. Çocuklar kıkırdaştılar. Hoca bu kez kaşlarını iyice çatarak, “Çabuk bulup getirin o mestleri diyorum size!” diye bağırdı. “Yoksa!…” Çocuklar […]

Eşeğin Yanıtı

Eşeğin Yanıtı Hoca’nın bir komşusu bir sabah kapıya vurarak, “Hocam eşeğini bana biraz ödünç verir misin?” diye rica etti. “Tarlaya kadar gidip geleceğim.” Hoca “Hele sen burda dur; ben gidip eşeğe danışayım,” dedi. İçeri girdi, biraz sonra dışarı çıkarak, “Kusura kalma, komşu,” dedi. “Bizim Karakaçan’a sordum, razı olmuyor.” Atlatıldığını anlayan komşu bozularak, “O nedenmiş?” diye […]

Nasrettin Hoca’nın yaşı

Nasrettin Hoca’ nın yakın arkadaşı Hocanın yaşını merak eder ve sorar: – Hocam kaç yaşındasın? Nasrettin Hoca cevap verir : – 45 yaşındayım. Aradan uzun yıllar geçer sorar arkadaşını yine sorar: – Hocam kaç yaşına geldin? – 45 yaşındayım der yine hoca. Arkadaşı şaşırır ve sorar: – Hocam bu nasıl olur? Yıllar önce de 45 […]

Kazan Doğurdu

Nasrettin Hoca yemek pişirmek için komşusundan bir gün kazan ister. Aradan 3-5 gün geçtikten sonra kazanı komşusuna geri götürür. Komşusu bakar ki kazanın içerisinde küçük bir kazan daha var. – Hocam bu küçük kazanda nedir? diye sorar. Nasrettin Hoca: – Komşu senin kazan doğurdu der. Adam bu işe pek akıl erdiremezse bile işine geldiği için […]

Nasrettin Hoca ve kıyamet

Nasrettin hoca’nın arkadaşları hocaya bir şaka yapmaya karar vermişler. Hoca’ nın yanına gidip, hocam “duyduk ki yarın kıyamet kopacakmış. gel senin şu kuzuyu keselim. Bir güzeli yiyelim” demişler. Hoca söylenene inanmamış ama yinede tamam demiş. “Yarın göl kenarında buluşalım. Orada keser yeriz.” Ertesi gün olmuş. Hoca ve arkadaşları göl kenarında buluşmuşlar. Hoca demiş ki ” […]