Yasak Evler Öyküsü

Yasak Evler Öyküsü Uzak yollardan gelen kafilenin önündeki vadi, ufka kadar uzanıyordu. Bu vadinin  tek girişi, dev kayaların arasındaki bir boşluktan ibaretti. Ancak tek kişinin sığabileceği bu kapıdan birer birer vadiye giren yolcular, önlerinde sanki sonsuza uzanan bir yol gördüler. Kapıdan geçen her yolcu, yolun başında durmuş bir ilancı ile karşılaşıyordu. İlancı, insanın içine işleyen […]

Büyük Annenin Hatıra Defteri Öyküsü

Büyük Annenin Hatıra Defteri Öyküsü O kasabanın “nine”siydi. Fırtına önünde iki büklüm olmuş küçük bir meşe ağacını andıran bedenine rağmen zindeliğini muhafaza eder, asla başkasına yük olmak istemezdi. Söylenenlere göre, nine, altın arama günlerinde amcasıyla birlikte çok uzaklardan gelmişti kasabaya. Bu uzun yolculuk sırasında amcası hırsızlar tarafından öldürülmüş, o da bu kasabaya yerleşip öğretmenlik yapmaya […]

Verme Sanatı

Beldelerden birinde, her beldede bir örneğine rastlanan zengin ama cimri bir adam vardı. Herkesin kendisini cimri diye bilmesinden rahatsız olan adam, bir gün o beldenin bilge kişisine gidip dert yanma ihtiyacı hissetti. – “Niye herkes benden nefret ediyor, anlamıyorum.” dedi cimri. “Halbuki, öldükten sonra malımın bir kısmını hayır hasenat işlerine bırakacağım diye söz vermiştim. Bunu […]

Allah’la Ortak Olan Adam

Çok seneler önce, Amerika’da yaşayan gayretli ve hevesli bir delikanlı, yaşadığı küçük kasabadan ayrılıp, zengin olmak için New York’a gitmeye karar vermişti. Evinden ayrılmadan önce aile dostları olan eski bir kaptanla vedalaşmaya gitti. “Hayatını kazanmak için New York’ta ne yapacaksın?” diye soran kır saçlı kaptana, delikanlı: “Sabun ve mum yapmaktan başka elimden birşey gelmez” diye […]

Bereket Öyküsü

Bereket Adamın biri yaşadığı devre göre küçümsenmeyecek bir gelire sahip olmasına rağmen, yine de geçim sıkıntısı çekiyormuş. Her zaman yedi altın alan adamcağız, ne yapıp ettiyse gelirini önce sekiz, sonra dokuz, derken on altına çıkarmayı başarmış. Ama nafile… Altınlar arttıkça, adamın geçim derdi azalacağına daha da çoğalıyormuş. Zavallı adam ümitsizlik içinde kıvranırken, aklına o civarda […]

Çatlak Kova

Eski Çin’de bir sucu, boynuna astığı bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova, her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün bu şekilde devam etmiş. Sucu her seferinde […]

Karga İle Sürahi

Bir zamanlar çok susamış bir karga vardı. Su Bulabilmek için uzun bir yol aldı ve hayli yoruldu. Ansızın, yerde büyükçe bir sürahi gördü. Alçaldı ve sürahinin dibinde bir miktar su olduğunu gördü. Fakat, gagası suya yetişmedi. “Bu suya ulaşmam şart ” diye gak’ladı. “Daha uzağa uçamayacak kadar yorgunum. Ne yapmam lazım? Buldum! Sürahiyi yana çevirmeliyim.” […]

Kısa Cevap

Binlerce yıl önce, Yunan halkı, ayrı şehir devletleri halinde yaşıyordu. Yunanistan’ın kuzey kesimini oluşturan Makedonya’nın kralı Filip ise, bütün Yunanistan’ı kendi liderliğinde toplamak istiyordu. Bu yüzden, büyük bir ordu topladı ve kendi krallığını kabul edesiye kadar diğer şehir devletleriyle savaştı. Bir tek Isparta ona karşı direndi. Ispartalılar, Yunanistan’ın Lakonya adı verilen güney kısmında yaşıyorlardı. Bu […]

Bütün Kötülüklerin Anası: İçki

Yıllar önce yaşayanlar arasında çok dindar bir adam vardı. Hep ibadet eder, bu maksatla insanlardan uzak yaşardı. Bir gün bir kadın ona musallat oldu. Bir hizmetçisini yollayarak: “Bir konuda şahitlik yapmak üzere bana bir uğrayıver” diye kendisine haber yolladı. Adam kabul ederek kadının evine girdi. O eve girince kadın bütün kapıları kapattırarak onu odasına aldı. […]

Yunuslarla Yüzmek…

Küçük bir çocukken bile, yunusların narin, bir şekilde hiç çaba göstermeden suyun üstünden kaymaları beni çok etkilerdi. Onları izlemek bende her zaman bir büyü hissi yaratmıştır! Annemden, benim kadar genç bir çalışana ihtiyaç duyup duymadıklarını öğrenmesi için Kaliforniya, San Diego’daki Su Dünyası’ını aramasını istediğimde, on yaşlarındaydım. Yardımcı eğitmen olarak kabul edilebileceğimi düşünüyordum. Elbette, bize söylenen, […]

Aynı Sizin Gibi Öyküsü

Liseye başladığımda başımdan iki önemli olay geçmişti. Bunlardan ilki, Charlie adında genç bir adama aşık olmamdı. O, liseyi bitirmek üzereydi, futbolcuydu ve mükemmeldi! Bu adamın evlenmek ve çocuk sahibi olmak istediğim adam olduğunu anlamıştım. Fakat maalesef ortada ciddi bir sorun vardı; Charlie benim varlığımdan bile habersizdi. Üstelik planlarımı da bilmiyordu! İkinci önemli şey ise ellerimden […]

Beşikteki Bebek Nasıl Konuştu?

Beşikteki Bebek Nasıl Konuştu? Cüreyc, kendini ibadete vermiş bir kuldu. Bir manastıra çekilmiş orada ibadetle meşgul oluyordu. Derken bir gün annesi yanına geldi. Cüreyc o sırada namaz kılıyordu. Annesi: “Ey Cüreyc! yanıma gel, seninle konuşacağım! ben annenim ” diye seslendi. Cüreyc: “Allahım! annem ve namazım! Hangisini tercih edeyim?” diye düşündü. Namazına devama karar verdi. Annesi […]

Küçük Bir An

Bana vaktiyle kocaman bir paket getirmişlerdi. Açtım. İçinden muazzam bir radyo çıktı. Bir de mektup: -“Philips şirketinin İtalya temsilcisi Nossant, hayatını kurtardığı için Bay Pitigrilli’ye teşekkürleriyle birlikte bu radyoyu da takdim etmekten memnuniyet duyuyor.” Bu Nossant’ı tanıma arzusu hissettim. Milano’da oturuyordu. Dünyanın en sevimli insanlarından biriydi. Nasıl olup da hayatını kurtardığımı sorduğumda, bana şu ilginç […]

Martha’nın Sırrı

Ben, mutfağa her girdiğinde huzursuz oluyordu. Buna neden olan, Martha’nın fırının üzerindeki rafa koyduğu kaptı. Martha sürekli olarak el sürmemesini istemesiydi, o kabı farketmezdi bile belki de. Kabın içinde annesinin çok özel bir “baharat”ı olduğunu söylemiş ve biterse bir daha bulamayacağından ve biri kabı oradan indirmeye kalkarsa kazara elinden düşürüp, hepsini ziyan edeceğinden kaygılandığını dile […]

Öteki Kadın Öyküsü

21 yıllık evlilikten sonra, eşimle ilişkimde yakınlık ve aşk kıvılcımını canlı tutmanın bir yolunu buldum; Bir başka kadınla flört etmeye başladım. Bu, aslında karımın fikriydi. Bir gün bana “Biliyor musun? Sen onu seviyorsun. ” dedi ve beni çok şaşırttı. “Yaşam çok kısa. Sevdiğin insanlarla birlikte olman gerek.” “Ama ben seni seviyorum.” diyerek itiraz ettim sözlerine. […]

İlmi Siyaset

Hoca medresede talebelerine dini bilgiler veriyor. Bu bilgi alışverişinin süresi oldukça uzun. Dersler aralıksız beş sene sürdükten sonra; Hoca talebelerine – Artık ilim sahibi oldunuz. Şimdi bir beş sene daha ilminizin siyaseti konularında çalışmalara başlayacağız. Talebeler kabul eder, başlarlar ikinci bölüm çalışmalarına. Yalnız bir tanesi, aldığım ilim bana yeter, beş sene daha bekleyemem diyerek, ayrılır […]

Zararı Yoktur

Arada sırada insanlara kibarlık göstermenin kimseye bir zararı yoktur. Kocanıza onu sevdiğinizi söylemenin kimseye bir zararı yoktur. Oğlunuzun beslenme çantasına, onu çok sevdiğinizi belirten bir not yazmanızın kimseye bir zararı yoktur. Tekerlekli sandalyedeki bir kadına kapıyı açmanızın kimseye zararı yoktur. Postacı için posta kutusunun yanına bir kutu kurabiye bırakmanın kimseye zararı yoktur. Market kasasındaki kuyrukta […]

Yürekten Söylenen Sözler

“Mezar taşının üzerine dökülen en acı gözyaşlarının nedeni, söylenmemiş sözler ya da tamamlanmamış işlerdir.” Harriet Beecher Stowe Pek çon insan o “iki” sözcüğü işitmek ister. Arada sırada işittiklerinde ise, zamanlama çok iyidir. Connie ile, gönüllü olarak çalıştığım hastaneye yattığı gün tanıştım. Connie sedyeden yatağına yatırılırken, eşi Bill yanındaydı. Connie kansere karşı verdiği savaşın son evresinde […]

Hz. İbrahim ve Sâre’nin Öyküsü

Hz. İbrahim zalim birinin diyarına (Mısır’a) beraberinde Sâre de olduğu halde gelmişti. Sâre güzel bir kadındı. Sâre’ye: “Bu zalim adam, senin karım olduğunu bilirse, senin için bana zulmeder. Eğer sana soracak olursa, kız kardeşim olduğunu söyle! Çünkü sen, zaten İslam yönünden kardeşimsin, din kardeşiyiz. Ben yeryüzünde senden ve benden başka bir Müslüman bilmiyorum” dedi. Onlar […]

Hatıra Pulu Öyküsü

Hatıra Pulu Öyküsü Babamı gerçekten çok severdim. Kendisini ailesine adamış harika bir adamdı. Özellikle Cumartesi günleri beraberce oturur, sohbet eder, bir yandan kahve içip bir yandan beraberce bulmaca çözerdik. Babam ben otuzbir yaşındayken aramızdan ayrıldı. Ölümünden bir kaç yıl sonra, bir Babalar Gününde, posta idaresi bir pul çıkardı. Pulun üzerinde bulmaca, bir çift okuma gözlüğü […]