Çatlak Kova

Eski Çin’de bir sucu, boynuna astığı bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova, her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün bu şekilde devam etmiş. Sucu her seferinde […]

Karga İle Sürahi

Bir zamanlar çok susamış bir karga vardı. Su Bulabilmek için uzun bir yol aldı ve hayli yoruldu. Ansızın, yerde büyükçe bir sürahi gördü. Alçaldı ve sürahinin dibinde bir miktar su olduğunu gördü. Fakat, gagası suya yetişmedi. “Bu suya ulaşmam şart ” diye gak’ladı. “Daha uzağa uçamayacak kadar yorgunum. Ne yapmam lazım? Buldum! Sürahiyi yana çevirmeliyim.” […]

Kısa Cevap

Binlerce yıl önce, Yunan halkı, ayrı şehir devletleri halinde yaşıyordu. Yunanistan’ın kuzey kesimini oluşturan Makedonya’nın kralı Filip ise, bütün Yunanistan’ı kendi liderliğinde toplamak istiyordu. Bu yüzden, büyük bir ordu topladı ve kendi krallığını kabul edesiye kadar diğer şehir devletleriyle savaştı. Bir tek Isparta ona karşı direndi. Ispartalılar, Yunanistan’ın Lakonya adı verilen güney kısmında yaşıyorlardı. Bu […]

Küçük Bir An

Bana vaktiyle kocaman bir paket getirmişlerdi. Açtım. İçinden muazzam bir radyo çıktı. Bir de mektup: -“Philips şirketinin İtalya temsilcisi Nossant, hayatını kurtardığı için Bay Pitigrilli’ye teşekkürleriyle birlikte bu radyoyu da takdim etmekten memnuniyet duyuyor.” Bu Nossant’ı tanıma arzusu hissettim. Milano’da oturuyordu. Dünyanın en sevimli insanlarından biriydi. Nasıl olup da hayatını kurtardığımı sorduğumda, bana şu ilginç […]

Hatıra Pulu

Babamı gerçekten çok severdim. Kendisini ailesine adamış harika bir adamdı. Özellikle Cumartesi günleri beraberce oturur, sohbet eder, bir yandan kahve içip bir yandan beraberce bulmaca çözerdik. Babam ben otuzbir yaşındayken aramızdan ayrıldı. Ölümünden bir kaç yıl sonra, bir Babalar Gününde, posta idaresi bir pul çıkardı. Pulun üzerinde bulmaca, bir çift okuma gözlüğü ve kahve resmi […]

Küçük Civata

Dev bir transatlantikte iki levhayı birbirine bağlayan küçük bir civata vardı. Bu civata bir zaman sonra koca gemide kendisinin önemsiz ve değersiz bir ayrıntı olduğunu düşünmeye başladı. Bu düşünceyle gelen can sıkıntısı, onu gevşeyip kopup gitmeyi planlama noktasına kadar getirdi. Civatadaki sıkıntılı ruh hali kısa bir süre sonra diğer civatalara da sıçramış, hepsi de “sıkıldık […]

Altın Pencereli Ev

Çok seneler önce küçük bir çocuk her akşam bir tepeye çıkar, vadinin öbür ucunda yükselen tepenin zirvesindeki evin altın pencerelerine bakardı. Bu pencereler, batan güneşin ışınlarının altında, karanlık basıncaya kadar pırıl pırıl yanarlardı. Çocuk, bu altın pencereli evi yakından görmek için yanıp tutuşmaktaydı. Bir gün, altın pencereli eve gitmek için babasından izin aldı. Koşa koşa […]

Sis

İlk defa Londra’ya gelmiş bir adam, sabah otelinden çıkarak şehri dolaşmaya karar verdi. Henüz yola çıkmıştı ki, etrafı kalın bir sis tabakası ile çevrildi. Adam nasıl olsa birazdan geçer diyerek yoluna devam ettiyse de, sis kalkmak şöyle dursun daha da yoğunlaştı. Bir süre sonra etrafı beyaz bir karanlık kapladı. Geri dönmeye karar verdiğinde adam burnunun […]

Ümitli Kurbağa

Bir kurbağa sürüsü ormanda yürürken, içlerinden ikisi bir çukura düştü. Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplandılar. Çukur bir hayli derindi ve arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması mümkün gözükmüyordu. Yukarıdaki kurbağalar, boşuna uğraşmamalarını söylediler arkadaşlarına: “Çukur çok derin. Dışarı çıkmanız imkansız.” Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp çukurdan çıkmak için mücadeleye devam ettiler. Yukarıdakiler ise hala […]

Boyacı

Küçükken babamın anlattığı bir hikayeyi hatırlayıverdim: Bahar zamanı imiş. Dağıstan’da bir yolcu, köyden köye giderken bir dağ eteğine varmış. Bakmış ki, kırmızı, mavi, sarı, mor, pembe, beyaz çiçekler bir tepenin yamacını kaplamış. Hafif rüzgarlar ile dalga dalga köpüren bu renk ve ışık tufanı, yolcuyu bir yıldırım gibi çarpmış. Neler olmuş o anda, kimbilir neler olmuş; […]

Herkesin Görevi

Bir araba vapuru iskeleye yaklaşıyordu. Bütün yolcular inmek üzere kapıya doğru yürüdüler. Yalnız, sarhoş bir adam sızmış uyuyordu. Belki yirmi insan sarhoşun önünden adamın haline gülerek geçti. Nihayet kibar tavırlı bir ihtiyar ona doğru yaklaştı ve uyuyanın kulağına tatlı bir sesle: ” Geldik” diye seslendi. Bu sesi işiten insanlar hayretle dönüp baktılar. Hepsinin yüzünde, yapmaları […]

Texas’ın malsahibi

Amerikan tarihinin en garip şakası, 1881 sonlarının bir gecesi başlamıştı. O gece, altmış yaşında bir yabanöküzü avcısı olan Hiram Jhonson, son beş dolarını kumarda kaybetmişti. Sonradan hayal kırıklığını belli etmemeye çalıştıysa da, kimseyi aldatamadı. On yıldan beri, Missouri ovasını terkedip çiftlik çubuk sahibi olmak üzere para biriktirmiş; fakat hepsini kumarda heder etmişti. Onun üzgün halini […]