Ben – Abdurrahim Karakoç

Ben: Karlı dağların deli rüzgarı.. Ben: Tozlu yolların demirbaşıyım. Ben: Suyu kurumuş sevgi pınarı.. Ben: Toprak bekçisi, mezar taşıyım. Ben: Hep yıllar yılı kanayan çıban.. Ben: Fikir sürüsün yitiren çoban. Ben: Hayal peşine çarıksız taban… Ben: Gurbet ağzında bulgur aşıyım. Ben: Çürük bir gemi aşk denizinde.. Ben: Yağmur damlası dostun izinde. Ben: Yanıp kül oldum […]

Hasbihal (Abdurrahim Karakoç)

Alnından öptüğüm dumanlı dağlar Yiğitlerim başınızdan geçti mi? Akar sularınız köpür, çağlar Susayanlar doya doya içti mi? Kara bulut gökten yağmur elerken Seher yeli koyakları yalarken Sarp kayada yavru geyik melerken Kartalınız kanat vurup uçtu mu? Ha diyende beşyüz atlı binince Her zirvede bir top ışık yanınca Karanlıklar aydınlığa dönünce Boz ayılar kovuklara kaçtı mı? […]

Karıştı

Rüzgar gibi geldi geçti seneler Taze bayat birbirine karıştı. Ülkenin kanını emdi keneler Sanat – sirkat birbirine karıştı. Siyasi mahfiller döndü hangara En beyaza rakip oldu en kara Hem büyüdü, hem küçüldü Ankara Dikmen- Balgat birbirine karıştı. Canavar kaplanlar süslü kürk oldu Kırdığımız antikalar kırk oldu Açık oturumlar açık sirk oldu Hıyar- ahlat birbirine karıştı. […]

Görünmeyenlerin Resmi

Her zerrede bir umman var Yüzdüm, yüzdüm tükenmiyor. Akıl aşka düğüm çalar Çözdüm, çözdüm tükenmiyor. Neşe hayal, elem rüya Ölüm dedik son uykuya Karış, karış mezar dünya Kazdım kazdım tükenmiyor. Toprak cıvık, hava katı Gemsiz koşar gönül atı Hasret mazi, umut ati Gezdim, gezdim tükenmiyor. Zulüm dolmuş hak küpüne Kanmam şekline, tipine Öfkeyi sabır ipine […]

Vay Halimize!

Bir nursuz cilalı kadına çattık Hakkı’nın hakkına tecavüz etti. Zambak bahçesinde oduna çattık Uzağa- yakına tecavüz etti. Saçları yeşildi-gözü karaydı Bir hırsı makamdı- biri paraydı Diktiği, yattığı mekan saraydı Yoksullar parkına tecavüz etti. Görkemli kuleler yaptı samandan Buz üretti-kar yağdırdı hamamdan Aylar-günler hırsızladı zamandan Saatin çarkına tecavüz etti. Çiftliğinde öküz sebil-adam yok Bostanında sivri sivri […]

Göreceksin

Ekmek hakkımızsa aslan ağzından Alacağız, göreceksin, az kaldı… Saadeti hareketin özünden Bulacağız, göreceksin, az kaldı. Boşa yüklenmedik biz bu davayı, Bulacağız pek çok derde devayı; Her yerde, her sazda bizim havayı, Çalacağız, göreceksin, az kaldı. Akıp gitmek olmaz hayal seline; Gerçekler yakışır bozkurt eline. Rahmet denizine, huzur gölüne, Dalacağız, göreceksin, az kaldı. “Türk – İslam […]

Geceden Sabaha Doğru

Bölücülük dağıtan çay Kurur erinde, gecinde Kardan köprü, buzdan saray Erir erinde, gecinde. Öfkeleri direk, direk Ellerinde kazma, kürek Türk Milleti tek bir yürek Vurur erinde, gecinde. Genç ihtiyar, dadaş, efe Leke kondurmaz şerefe Yaydan çıkan ok hedefe Varır erinde, gecinde. Elif, Osman, Zeynep, Tahir Damlalardan olur nehir Uyanır cümle köy, şehir Yürür erinde, gecinde. […]

Suları Islatamadım

Savaştayım elli yıldır Ömrüm geçti boşalt, doldur Anlamadım, bu ne haldir Bir gün silah çatamadım Suları ıslatamadım. Ekin ektim başak yılan Kuşandığım kuşak yılan Yorgan akrep, döşek yılan Bir gün rahat yatamadım. Suları ıslatamadım. Ne payem oldu, ne sayem En doğruya varmak gayem Düşüncemdir tek sermayem Alan yoktur, satamadım Suları ıslatamadım. Yolum yokuş, izim ayrı […]

Selam

Allah’ın izniyle milli devleti Kuracak sizsiniz, selam sizlere! Mukaddes vatandan zulmü zilleti Sürecek sizsiniz selam sizlere! Kutsal seren sayıp Tanrıdağı’nı, Dikecek bozkurtlar Türk bayrağını, Turan birliğinin altın çağını, Görecek sizsiniz, selam sizlere! Sizdedir cesaret, iman, intizam. Batıla, taklite yoktur iltizam. Herkese adalet, aleme nizam, Verecek sizsiniz, selam sizlere! Soyunuz neciptir, davanız gerçek; Aydınlık yarınlar geldi- […]

Kan Yazısı

Bir sabah ezanı, bir beyaz sıcak, Sünnet sancağında iman yazısı… Bir serdar buyruğu- kurşun ve bıçak; Millet oymağında destan yazısı Bir ülkü yağmuru-çiçek çiçek düş, Birliğe çağrıdır, benliğe dönüş, Dumanay, Özcivelez, Tığlı ve Günüş: Gurbet ocağında kurban yazısı. Bir bozkurt yüreği-yaralı, yarım; Ve kandan bir yazı “ölsem de hürüm” Haritada Kerkük, Türkistan, Kırım, Hasret durağında […]

Şüphe Girdabı

Beklediğim bahar – beklediğim yaz Yakın mı – uzak mı? Bilmiş değilim. Ondaki bu işve – ondaki bu naz Sevgi mi – tuzak mı? Bilmiş değilim. Ne ayrılık vakti – ne vuslat günü Çözen yok hasretin son düğümünü Tomurcuk tomurcuk tebessümünü Lale mi – zambak mı? Bilmiş değilim. Umut çerçevemde yaralar göz göz Bir tarafı […]

Dedem Korkut’a Dilekçe

Uyan Dedem Korkut uykudan uyan Zahirle zamirin haline bir bak Görsen ne Türk dersin ne de müslüman Tuğrul’la Timur’un haline bir bak Makam cahilleri alim ediyor Çığırdan çıkartıp zalim ediyor Vatandaş yoklukla talim ediyor İşçinin memurun haline bir bak Temel kaçkarlarda atışa çıktı Şansına nataşa katuşa çıktı Ereğli Karabük satışa çıktı Çeliğin demirin haline bir […]