Sicil Örneği – Abdurrahim Karakoç

Cifeye konar da çiçeğe konmaz; Arısı başkadır bizdeki solun. Tükürsen kızarmaz, kessen kanmaz; Derisi başkadır bizdeki solun. İşbirlikçi baş’lar döner, dolaşır; Yoldaşlık İsveç’ten, Çin’e ulaşır. Uluk sovak gibi kokar, bulaşır; Kurusu başkadır bizdeki solun. Çetenin tek kozu maçanın as’ı; Onun da günbegün iner havası… Yarısı Mao’nun mürid-i has’ı Yarısı başkadır bizdeki solun. Lideri aklını ekmeğe […]

Can Kurban – Abdurrahim Karakoç

Bizim kapı dost kapısı Girene canımız kurban Selam: muhabbet tapusu Verene canımız kurban. Nefisten soyunduk tül tül Gitti beden, kaldı gönül Özümüz bağ, sözümüz gül Derene canımız kurban. Uzadıkça hasret demi Şefkat atı çiğner gem’i Yaramıza sabır em’i Sürene canımız kurban. Hayat kilim, çile nakış Dokuyoruz iniş, yokuş Marifet manaya bakış Görene canımız kurban. Kin […]

Bebeğe Çağrı – Abdurrahim Karakoç

Soyguncu soysun da, vurguncu vursun Sen ana karnında boşa uyursun Doksan günde çık gel, dokuz ay dursun Doğmaya gayret et, doğmaya bebek Sonra geç kalırsın yağmaya bebek. Üçkağıtçı düzen geçip gitmeden Her ocakta üç – beş baykuş ötmeden Çabuk “Devlet malı deniz” bitmeden Doğmaya gayret et, doğmaya bebek Sonra geç kalırsın yağmaya bebek. Makam armağandır, […]

Emanet Halkaları – Abdurrahim Karakoç

Şu sıra yağcılık rağbete bindi Ülkü yalakaya, yağa emanet. Dağdaki haydutlar şehre indi Yüzbin yiğit bir korkağa emanet. Ecevit köpürdü, Mesut fal açtı Baykal dede gerginliğe yol açtı Kışlalarda çiçek çiçek sol açtı Mülk ölüye, ölü sağa emanet. Hoca cenahından tevil yağıyor Üçyüz mavra bir fincana sığıyor İnkar ısınıyor, ikrar soğuyor Oyuncular oyuncağa emanet. Çiller […]

Askere Mektup – Abdurrahim Karakoç

Sen Namazdağı’nda nöbettesin yüzbaşım İte-uğursuza Satılmışa karşı. Direniyorsun bir çınar misali Rüzgara kışa karşı İçe ve dışa karşı… Bugün Bayram sabahıdır yüzbaşım Günlerden 9 Şubat Keser dağların dondurucu ayazı Ya takiptesin, ya siperde Kılınamıyor, biliyorum Namazdağı’nda Bayram namazı… Düşmanın mermisi seni yıkmaz yüzbaşım Kirli ağızlardan dökülen Kiralık kalemlerden süzülüp akan Kahpece sözler yıkar. Aldırma yüzbaşım, […]

Ben – Abdurrahim Karakoç

Ben: Karlı dağların deli rüzgarı.. Ben: Tozlu yolların demirbaşıyım. Ben: Suyu kurumuş sevgi pınarı.. Ben: Toprak bekçisi, mezar taşıyım. Ben: Hep yıllar yılı kanayan çıban.. Ben: Fikir sürüsün yitiren çoban. Ben: Hayal peşine çarıksız taban… Ben: Gurbet ağzında bulgur aşıyım. Ben: Çürük bir gemi aşk denizinde.. Ben: Yağmur damlası dostun izinde. Ben: Yanıp kül oldum […]

Hasbihal (Abdurrahim Karakoç)

Alnından öptüğüm dumanlı dağlar Yiğitlerim başınızdan geçti mi? Akar sularınız köpür, çağlar Susayanlar doya doya içti mi? Kara bulut gökten yağmur elerken Seher yeli koyakları yalarken Sarp kayada yavru geyik melerken Kartalınız kanat vurup uçtu mu? Ha diyende beşyüz atlı binince Her zirvede bir top ışık yanınca Karanlıklar aydınlığa dönünce Boz ayılar kovuklara kaçtı mı? […]

Karıştı – Abdurrahim Karakoç

Rüzgar gibi geldi geçti seneler Taze bayat birbirine karıştı. Ülkenin kanını emdi keneler Sanat – sirkat birbirine karıştı. Siyasi mahfiller döndü hangara En beyaza rakip oldu en kara Hem büyüdü, hem küçüldü Ankara Dikmen- Balgat birbirine karıştı. Canavar kaplanlar süslü kürk oldu Kırdığımız antikalar kırk oldu Açık oturumlar açık sirk oldu Hıyar- ahlat birbirine karıştı. […]

Görünmeyenlerin Resmi – Abdurrahim Karakoç

Her zerrede bir umman var Yüzdüm, yüzdüm tükenmiyor. Akıl aşka düğüm çalar Çözdüm, çözdüm tükenmiyor. Neşe hayal, elem rüya Ölüm dedik son uykuya Karış, karış mezar dünya Kazdım kazdım tükenmiyor. Toprak cıvık, hava katı Gemsiz koşar gönül atı Hasret mazi, umut ati Gezdim, gezdim tükenmiyor. Zulüm dolmuş hak küpüne Kanmam şekline, tipine Öfkeyi sabır ipine […]

Vay Halimize! – Abdurrahim Karakoç

Bir nursuz cilalı kadına çattık Hakkı’nın hakkına tecavüz etti. Zambak bahçesinde oduna çattık Uzağa- yakına tecavüz etti. Saçları yeşildi-gözü karaydı Bir hırsı makamdı- biri paraydı Diktiği, yattığı mekan saraydı Yoksullar parkına tecavüz etti. Görkemli kuleler yaptı samandan Buz üretti-kar yağdırdı hamamdan Aylar-günler hırsızladı zamandan Saatin çarkına tecavüz etti. Çiftliğinde öküz sebil-adam yok Bostanında sivri sivri […]

Göreceksin – Abdurrahim Karakoç

Ekmek hakkımızsa aslan ağzından Alacağız, göreceksin, az kaldı… Saadeti hareketin özünden Bulacağız, göreceksin, az kaldı. Boşa yüklenmedik biz bu davayı, Bulacağız pek çok derde devayı; Her yerde, her sazda bizim havayı, Çalacağız, göreceksin, az kaldı. Akıp gitmek olmaz hayal seline; Gerçekler yakışır bozkurt eline. Rahmet denizine, huzur gölüne, Dalacağız, göreceksin, az kaldı. “Türk – İslam […]

Geceden Sabaha Doğru – Abdurrahim Karakoç

Bölücülük dağıtan çay Kurur erinde, gecinde Kardan köprü, buzdan saray Erir erinde, gecinde. Öfkeleri direk, direk Ellerinde kazma, kürek Türk Milleti tek bir yürek Vurur erinde, gecinde. Genç ihtiyar, dadaş, efe Leke kondurmaz şerefe Yaydan çıkan ok hedefe Varır erinde, gecinde. Elif, Osman, Zeynep, Tahir Damlalardan olur nehir Uyanır cümle köy, şehir Yürür erinde, gecinde. […]

Suları Islatamadım – Abdurrahim Karakoç

Savaştayım elli yıldır Ömrüm geçti boşalt, doldur Anlamadım, bu ne haldir Bir gün silah çatamadım Suları ıslatamadım. Ekin ektim başak yılan Kuşandığım kuşak yılan Yorgan akrep, döşek yılan Bir gün rahat yatamadım. Suları ıslatamadım. Ne payem oldu, ne sayem En doğruya varmak gayem Düşüncemdir tek sermayem Alan yoktur, satamadım Suları ıslatamadım. Yolum yokuş, izim ayrı […]

Selam – Abdurrahim Karakoç

Allah’ın izniyle milli devleti Kuracak sizsiniz, selam sizlere! Mukaddes vatandan zulmü zilleti Sürecek sizsiniz selam sizlere! Kutsal seren sayıp Tanrıdağı’nı, Dikecek bozkurtlar Türk bayrağını, Turan birliğinin altın çağını, Görecek sizsiniz, selam sizlere! Sizdedir cesaret, iman, intizam. Batıla, taklite yoktur iltizam. Herkese adalet, aleme nizam, Verecek sizsiniz, selam sizlere! Soyunuz neciptir, davanız gerçek; Aydınlık yarınlar geldi- […]

Kan Yazısı – Abdurrahim Karakoç

Bir sabah ezanı, bir beyaz sıcak, Sünnet sancağında iman yazısı… Bir serdar buyruğu- kurşun ve bıçak; Millet oymağında destan yazısı Bir ülkü yağmuru-çiçek çiçek düş, Birliğe çağrıdır, benliğe dönüş, Dumanay, Özcivelez, Tığlı ve Günüş: Gurbet ocağında kurban yazısı. Bir bozkurt yüreği-yaralı, yarım; Ve kandan bir yazı “ölsem de hürüm” Haritada Kerkük, Türkistan, Kırım, Hasret durağında […]

Şüphe Girdabı – Abdurrahim Karakoç

Beklediğim bahar – beklediğim yaz Yakın mı – uzak mı? Bilmiş değilim. Ondaki bu işve – ondaki bu naz Sevgi mi – tuzak mı? Bilmiş değilim. Ne ayrılık vakti – ne vuslat günü Çözen yok hasretin son düğümünü Tomurcuk tomurcuk tebessümünü Lale mi – zambak mı? Bilmiş değilim. Umut çerçevemde yaralar göz göz Bir tarafı […]

Dedem Korkut’a Dilekçe – Abdurrahim Karakoç

Uyan Dedem Korkut uykudan uyan Zahirle zamirin haline bir bak Görsen ne Türk dersin ne de müslüman Tuğrul’la Timur’un haline bir bak Makam cahilleri alim ediyor Çığırdan çıkartıp zalim ediyor Vatandaş yoklukla talim ediyor İşçinin memurun haline bir bak Temel kaçkarlarda atışa çıktı Şansına nataşa katuşa çıktı Ereğli Karabük satışa çıktı Çeliğin demirin haline bir […]

Hikaye Gibi Bir Şey – Abdurrahim Karakoç

Günlerden bir gün.. Bedenim yorgun, zihnim daha yorgun.. Şehrin merkezi noktalarında soygun ve vurgun.. Devlet vatandaşına bigane, vatandaş devletine kırgın Vurmuş bigünah fidanları kıyım, zulüm ve insafsız sürgün.. Düşeni kaldıran hani? Ağlayanı güldüren hani? Açları doyuran, boşları dolduran hani hani? Bir yanda kölelerin tiranlara minneti, Bir başka yanda yaşatılan cahiliye sünneti, Sürüler halinde insanların koşuştuğu […]

İncitme – Abdurrahim Karakoç

Gölgesinde otur amma Yaprak senden incinmesin. Temizlen de git mezara Toprak senden incinmesin. Yollar uzun, yollar ince Yol kısalır aşk gelince Yat kurban ol İsmail’ce Bıçak senden incinmesin. Burdayım de ararlarsa Doğru söyle sorarlarsa Tabutuna sararlarsa Bayrak senden incinmesin. İl göçsün göçtüğün vakit Yol yansın geçtiğin vakit Suyundan içtiğin vakit Kaynak senden incinmesin. Toz konmasın […]

Oy!.. – Abdurrahim Karakoç

Seni çok sevenler (?) çok örseledi Oy güzel vatanım, oy Anadolu.. Açların çalıştı, tokların yedi Oy güzel vatanım, oy Anadolu.. Yanan hep sen oldun, yakılan sensin Ruhuna çiviler çakılan sensin Şekilden şekile sokulan sensin Oy güzel vatanım, oy Anadolu.. Sınırlar çizildi rüyalarına Yasaklar konuldu dualarına Hangi sesler hakim semalarına Oy güzel vatanım, oy Anadolu.. Ahlat’ın, […]