Anne – Arif Nihat Asya

Anne Ben oldum. Elinin ermediği Dilinin dönmediği Çağlarda, yavrum Kolun kanadın Ben oldum Dilin dudağın Ben oldum. Belki kıskanırlar diye Gördüklerini Sakladım gözlerden Gülücüklerini… Tülün duvağın Ben oldum! Artık isterlerse […]

Ağıt – Arif Nihat Asya

Ağıt Ağlayın, parmakları nur Sularından kınalı kızlarım Ağlasın Meraga göklerinden Meraga’ya bakıp yıldızlarım Yollara Kürşadlar uzanmış ölü Ağlasın Akülke, ağlasın Sütgölü Yiğitlerim uyur gurbet ellerde Kimi Semerkant’ta bekler beni Kimi […]

İnanmak – Arif Nihat Asya

Bardaktan seni içmek Seni teneffüs etmek havada… Dolaşmak, dolaşmak, sana dönmek; Seni bulmak yuvada… Yolumuzda aylar, yıllar Basamak basamak… Basamakların çıkamadığı yere Kanadlarınla çıkmak… Boşaltmak takvimden günleri. Günlerin üstünden yollara […]

Kerkük – Arif Nihat Asya

Yılların ötesinden gelen Kanadları yorgun kuşum.. “Büyük Kar” da ablam doğmuş “Küçük Kar” da ben doğmuşum. Masallara karışmış Eski, eski, eski günlerde Parmakla gösterilmişiz Nişanlarda, düğünlerde: O, ipek çilesiymiş yumuşak; […]

Pınarbaşı – Arif Nihat Asya

Birgün çık Pınarbaşı’na; Beyaz köpüklere eğil… Alnının çizgilerini Suyla yıka bulutla sil; Yaprakların fısıltısı Bırakmayacak peşini; Rüzgarlar kendiliğinden Üfleyecek ateşini. Gölge dağlar, ışık dağlar… Ki kanadsız çıkılamaz… Kanadlar söylesin, dinle; […]

Destan – Arif Nihat Asya

O zaferler getiren atların Nalları altındanmış; Gidişleri akına, Gelişleri akındanmış. Yolları eline dolayan; Beldeler ülkeler avlayan Süvarileri vamış ki, Oğuz, Bilge, Süleyman’mış. Bize bin yıllık armağan Şu parıltı kılıçlarından Ve […]