Hızla Akan Mızrak – Cahit Zarifoğlu

Sabahtır Alkışlar gecenin Sıcak damları sükun yapılarıyla Aydınlatır bir ucundan Kahvaltı sofrasında çay tasını Düzgün uysal ışıklı bir de ağız Gizlice götürür hücreyi bütüne Ve akla her gelen telgraf telinde Öpüşür iki güvercin İncelmiş ve yumuşamış gagalarıyla Bu geçen mızrak Kalın kararlı Atanın değer biçilmez atıyla Kuşkusuz yolunda gerek Mızrak geçer ışığı Geçer geceyi dolduran […]

Bir Sahil Yoklaması – Cahit Zarifoğlu

Bir kaç balıkçı belirdi Başları kollarının üzerine eğilmiş Dinler gibi oltalarıyla balık dilini Martı kendiyle halkalanır: haydi ana sen karadan ben kumsaldan Sen bulgur çuvalından peynir ceresinden nice yufka ekmeği külekten kış yemişini şireyi tahta sandıktan aç misafir sofralarını nişe kokularıyla Çamaşırı bakır leğenlerde dengele taş mutfaklarda arınırken odun ateşiyle ısınan sağlam sularda Ben birden […]

Sultan – Cahit Zarifoğlu

Seçkin bir kimse değilim ismimin baş harfleri acz tutuyor Bağışlamanı dilerim Sana zorsa bırak yanayım Kolaysa esirgeme Hayat bir boş rüyaymış Geçen ibadetler özürlü Eski günahlar dipdiri Seçkin bir kimse değilim İsmimin baş harflerinde kimliğim Bağışlanmamı dilerim Sana zorsa bırak yanayım Kolaysa esirgeme Hayat boş geçti Geri kalan korkulu Her adımım dolu olsa İşe yaramaz […]

Kuşlar Hazır – Cahit Zarifoğlu

Öncü havalanmak üzre Şehri gelen bir mevsime bırakıyorlar O vapur hâlâ hınca hınç Kimbilir her biri hangi dünyaya sağır Çok geçmez aradan Kadınlar kapı önlerinde Ellerinde meşalelerle Aydınlatırlar gelip geçen erkek suratları Yorgun bir sarıyla ben de Geçeceğim önlerinden Aklımdan çıkmıyorsun dedim Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya Telefonlar yan hücrede çalışıyor Bense kurşunî bir dere Ağaçlar […]

Sevmek de Yorulur – Cahit Zarifoğlu

Bir adam bir kadın var içimde iyice anladım Bana bunu sessizce anlatıyorlardı Bir yerde onların yönlerinden alımlı bir zarf katlanmıştı uzaktaki bulvarların geceye vurdukları çağırmasız kır günlerini zararsız akrepleri uzunlamasına yaşayıp yatay bir çocukla kalkan bir sürü alışkanlıklar taşıyan insanlığımızın gülüşü yalnızlar çarşısında çağrılmış gümüş seslerini aynadaki yüzlerin başkası sevsin diye en seçkin yerine bir […]

Orası Neresi Burası Bir Adam – Cahit Zarifoğlu

Korkuyu kapışır taşlar karanlık kendine çekince perdeyi göz hüzünle odayı kapar el uyur ve akvaryumda balık resmi çekilmiş nehir Böyle bir çiçek vardı Rüyamdaki geçit büyüyüp büyüyüp Büyüyüp büyüyüp büyüyüp Espası bir tek gece Ezip el tutan Alnını bütün bir duvara dayıyan ve sesleri bir orman büyüklüğünde güneşe yol yapan çocuk güreşip bütün gelişleriyle gecikmiş […]

Sen Kuş Olur Gidersin Bir Trenle -Cahit Zarifoğlu

Uzun bir geçmişimiz var Hiç yorulmadan En azından bir kere Eğlenceli beşik ha biz varız ha biz maskeli balo Saygıya durup üstün bir gecede Bir sır payı katlayıp Sade bir kahveden Keyifsiz bir detayın hükmüyle ha biz yokuz ha biz seferde Ya bu kez ölenleri görmeliysek Ya sen kuş olup gitmeliysen bir trenle Parka dolalım […]